İPSALA’DAN PATRA’YA, PATRA’DAN BARİ’YE

Karavanımızla Yunanistan’dan İtalya’ya gitmek için yola çıktık, Yunanistan’ın Patra Limanı’ndan Süperfest’in feribotuna binip İtalya’nın Bari Limanı’na geçeceğiz. Bir yıl önce ailecek Yunanistan’ı dolaşmış, pek çok karavan kampında kalmıştık. 2001 yılında arkadaşlarımız Mualla ve Yavuz‘la İpsala’dan Yunanistan’a girdik, İpsala Patras arası bin kilometreden fazlaydı. Yolda hiç durmadan gidersek 13-14 saatte Patras’a varabilirdik.
SAMSUNGBiz geçtiğimiz kentleri geze dolaşa Patras’ın yolunu tuttuk, akşam üzeri Lamia’ya yakın bir yerde bulunan DSC07222interstation camping -ab-İnterstation Kamping’de kalmaya karar verdik. Kamping binasına girdik, yönetici olarak karşımıza on iki-on üç yaşlarında tombul yanaklı bir çocuk çıktı. Babası Atina’ya gitmiş, o babasının yerine bakıyormuş. Çocuk deyip geçmemek lâzım, işi o kadar büyük bir ciddiyetle, bilinçli olarak yapıyordu ki… Onun işine bu kadar önem vermesi çok hoşumuza gitti.

Kampın yöneticisi kalacağımız yeri gösterdi. Karavanımızı, çocuk yöneticinin gösterdiği yere park ettik, yerleşmeye başladık, masa ve sandalyelerimizi dışarı çıkardık. Yollarda çok yorulmuştuk, bir şeyler yiyip sonra kampingi dolaşırız diye konuşurken ortalık bir anda karıştı. Avaz avaz bağırarak koşan bir kadın ve elinde kalın bir kemerle küfürler ederek kadını kovalayan bir adam gördük. Kadının üstü başı paralanmıştı. Adam, kadını yakalasa parça parça edecek gibiydi. Daha önce Yunanistan’da böyle bir olayla karşılaşmamıştık. İnsanların birbirine bağırdığını bile duymamıştık.  Mithat:

“Adam kadını dövmüş, hâlâ da kovalıyor, niye kimse bir şey yapmıyor? Ona dur demek gerekir, diye ileri atıldı, Yavuz da arkasından. Biz onları tuttuk:

“Size ne oluyor? Bakın kampta yüzlerce kişi var, hiç kimsenin kılı kıpırdamadı, sadece seyrediyorlar,” derken arkamızdan birinin koşarak geldiğini duyduk, arkaya dönmemizle koşan kişinin karavanımızın önünde bayılması bir oldu. Bu, genç bir kızdı! Kızı yerden kaldırıp ayıltmaya çalışırken çevremizdeki karavanlarda oturan iki-üç yaşlı hanım yanımıza geldi. Bizim çok huzursuz olduğumuzu görüp bizi sakinleştirmeye çalıştılar.

Onların anlattıklarından anladığımız kadarıyla kaçan kadınla onu dövmek için kovalayan adam, sürekli kavga ediyorlarmış, kavganın sonunda da tekrar barışıyorlarmış, onun için kimse onların işine karışmak istemiyormuş. Yalnız bugünkü olay her zamankinden daha şiddetliymiş. Ayıltmaya çalıştığımız kızcağız da onların kızıymış. Kız o kadar korkmuştu ki onu zor ayılttık, ayılınca içecek bir şeyler verdik. Bize teşekkür etti ve yaşlı hanımlardan biri onu kendi karavanına götürdü. Yarım saat sonra kavgalı çiftin sakinleşip karavanlarına girdiklerini gördük.

Onlar sakinleşmişlerdi; ancak bizim sinirlerimiz çok bozulmuştu. Deniz kenarına indik, kamping ve bulunduğu yer çok çok güzeldi! Ne yazık ki, biz bu güzelliğin tadını çıkaramadık! Hiçbir şeyi görecek gözümüz yoktu. Sabah erkenden oradan ayrılıp Patras’ın yolunu tuttuk.

SAMSUNGKorinthos Körfezi boyunca gördüğümüz yerler olağanüstü güzellikteydi! Pek çok yerde mola verip harika manzaraları seyrettik.

Patras'a giderken

Patras’a giderken

Patras'a giderken

Patras’a giderken

Patras'a giderken

Patras’a giderken

 

Patras Limanı

Yunanistan Patras Limanı

Patras, Batı Yunanistan’ın en önemli kentlerinden biri, Yunanistan’ın İtalya ve Batı Avrupa’ya çıkış noktası olan büyük bir liman. Patras’a varınca Süperfast’in bürosuna gidip biletlerimizi onaylattık, Süperfast’in Patras’taki bürosu limana çok yakındı. Biletlerimizi alıp feribota bindik. articleHeadsüperfast feribot-b

Parta-port_01-süperfast-abFeribot çok lükstü; birbirinden şık salonları, diskosu, casinosu, kamaraları, kafeleri, restoranları, havuzu, havuzun etrafına sıralanmış rahat şezlongları vardı. Karavanımızı güvertedeki yerine yerleştirdik, gemiciler karavanımızı demir halkalara bağladılar. My captured pictureKaravanımızı garantiye aldıktan sonra kitaplarımızı alıp havuz kenarındaki şezlonglara yerleştik. Hava güzeldi; fakat hiçbirimizde yüzme isteği yoktu. Yorulduğumuzu şezlonglara uzanınca anladık.

Ohh! Dünya varmış deyip birbirimize gülümserken birinin büyük bir gürültüyle havuza atladığını duyduk ve anında üstümüze sıçrayan suların etkisiyle şezlonglarımızdan fırlayıp ne olduğunu anlamak için havuza baktık, o anda bir başkasının da suya atladığını görüp şezlonglarımızı geriye çektiysek de geç kalmıştık, ikinci kez ıslanmaktan kurtulamadık. Onlarca kişi aynı anda bağırmaya başladı suya büyük bir gürültüyle atlayan adamlara. Adamlar oralı olmadılar. Biz de epeyce söylendikten sonra şezlonglarımıza uzanıp kendimizi güneşin sıcak kollarına bıraktık. Kitaplarımıza göz attık; lâkin okumanın olanağı yoktu. Kafalarını kazıtmış, omuzlarına ve pazularına dövmeler yaptırmış, Portekizli olduklarını öğrendiğimiz iki iri yarı adam havuzda çılgınlar gibi şakalaşıyor, bağrışıyor, itişip kakışıyor, havuzun etrafını ıslatmaya devam ediyorlardı. Çevreden gelen şikayetlere aldırmıyor, bildiklerini okuyorlardı. Ayılar! dedik, sonra ayılara haksızlık ettiğimizi anladık. Onlar, sadece başkalarını düşünmeyen, görgüsüz insanlardı.

My captured pictureGemiyi, özellikle kaptan köşkünü dolaştıktan sonra karavanımıza gittik, karavanımızın hemen yanı başında duşlar ve tuvaletler vardı. Hepsi çok lüks ve temizdi, kapıyı açar açmaz klasik müzik çalmaya başlıyordu. Duşa giren dakikalarca duştan çıkmıyordu. Feribotta rahat bir uyku çektik, sabah erkenden kalktık, hava çok güzeldi. Kahvaltımızı güvertede yapmaya karar verdik; masamızı, koltuklarımızı karavanımızın önüne yerleştirdik, kahvaltıyı hazırladık, çayımız da demlendi, kupalarımıza çaylarımızı koyup masamıza oturduk. Her şey harikaydı! Koltuklarımıza yaslanıp başımızı gökyüzüne kaldırdık, havayı kokluyorduk ki… Geminin üst güvertesinden yüzlerce kişinin bizi izlediğini görüp şaşırdık. Herkes bize bakıyordu. Onlara gülümseyip selam verdik. Kahvaltımıza ve sohbetimize büyük bir keyifle devam ettik.

Yavuz İnce, Mualla Varlıoğlu, Sevil Okay

Yavuz İnce, Mualla Varlıoğlu, Sevil Okay


Kahvaltımız biterken Bari’ye yanaşıyordu gemimiz, tam bir liman kentiydi Bari!

Bari Limanı

İtalya Bari Limanı

Yunanistan’ı geride bırakmıştık, artık İtalya’daydık. Bari’yi pek sevmedik, biraz dolandıktan sonra Napoli’ye gitmeye karar verdik. Bari’nin hoşumuza gitmemesi karavancı dostlarımızın anlattığı hırsızlık olaylarının etkisinde kalmamızdan olabilir.

Bari

Bari

Bari’de bir İtalyan’a Napoli’ye giden yolu sorduk. Adam bize yolu tarif edeceğine, yolun karşısındaki büyük binayı gösterip orada bir işi olduğunu, işini on dakikada halledip bizimle geleceğini söyledi. Beni burada bekleyin, dedi. Biz ona, tamam, dedik. Adam binaya girdi, biz de birbirimize bakıp ne duruyoruz, buradan bir an önce gidelim deyip bastık gaza. Adamı gözümüz tutmamıştı. Zaten kafamız İtalya’yla ilgili anlatılan olumsuz birçok olayla doluydu. Tabelalar bizi Napoli yoluna çıkardı, yolda Bari’deki adamla ilgili bir sürü öykü uydurup birbirimize anlatarak çok eğlendik.

Fotoğraflar: Mithat Okay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s