ROMA’DA CARAVAGGİO SERGİSİ

Roma’da üçüncü günümüzdü, bütün gün müzeleri, tarihi alanları, meydanları dolaştıktan sonra dinlenecek bir yer arıyorduk ki Venedik Meydanı’nda asılı kocaman bir pankarttan Caravaggio Sergisi olduğunu öğrendik.

Palazzo di Venezia (Venedik Sarayı-Ulusal Müze)

Palazzo di Venezia (Venedik Sarayı-Ulusal Müze)

Sergi, Ulusal Müze Venedik Sarayı’ndaydı. Palazzo di Venezia’ya (Venedik Sarayı) girdik,  sergiye giriş biletlerini satan bayan, serginin büyük bölümünün bulunduğu üst katın kapandığını, sadece giriş bölümünü gezebileceğimizi, serginin tamamını görebilmemiz için ertesi gün gelmemizin iyi olacağını söyledi.

Görevli aslında doğru söylüyordu da biz ertesi gün Roma’dan ayrılıp Floransa’ya gidecektik. Ne olursa olsun bu sergiye girmeliydik. Biletlerimizi aldık.

Bu, mayıs ayında başlamış olan özel bir sergiydi. Dünyanın pek çok ülkesinde bulunan

Caravaggio'nun Portresi

Ressam Ottavio Leoni tarafından çizilmiş Caravaggio’nun portresi ( Michelangelo Merisi da Caravaggio)

Caravaggio ve Caravaggio’dan etkilenen sanatçıların yapıtları sergileniyordu. Temmuz sonunda sergi sona erecek, her yapıt ait olduğu ülkeye uçacaktı. Bir daha böyle bir sergiye nerede rastlayacaktık? Gerçi üst kata çıkamayacaktık, bunu kabullendik. Alt salonda görebildiğimizi görürüz dedik, dedik de giriş katında da pek fazla tablo yoktu. Salonu şöyle bir dolaştık pek tatmin olmadık. Üst katın merdiven girişine yöneldik, bir görevli yolumuzu kesti:

“Yukarı çıkış yok, sergi kapandı. „ dedi. İster istemez ‘tamam’ dedik, bilerek girmiştik ne de olsa.

My captured pictureGörevlinin yanından ayrılıp resimlere yöneldik, bu arada galerinin bahçesine açılan otomatik, cam bir kapı gördük. Bahçeye açılan kapı dedim, aslında bahçeden galeriye giriş kapısıydı bu! Üst kattaki sergiyi gezenler bahçeye çıkıp bu kapıdan alt salona giriyorlardı. Tüm bunlar kafamızın içinde dolaşırken üst kattaki sergiden çıkmış iki kişinin cam kapının önüne geldiğini ve kapının otomatik olarak açıldığını gördük, kapının açılmasıyla iki kişi içeri girdi, içerdeki iki kişi de kendilerini dışarı attı. Birbirimizle konuşmadan ve hiçbir şey düşünmeden yaptık bunu.

Kendimizi içinde bulduğumuz bahçe çok düzenliydi. Burada fazla oyalanmadan serginin çıkış levhalarının ters yönünde ilerleyerek binaya girdik. Loş bir ışıkla aydınlatılmış dik merdivenleri tırmanmaya başladık. Biz yukarı tırmanırken aşağı inen birkaç kişi “Bu da ne? „ dercesine bize baktı. Onlara aldırmamaya çalışsak da okuldan gizlice kaçan çocukların heyecanını duymuyor değildik. Yabancı bir ülkede, kapanmış bir sergiye gizlice girecektik.

Merdiven bitince kapalı bir kapının önünde kalakaldık. Bir anlık duraksamadan sonra zili çaldık. Kapıyı güler yüzlü bir hanım açtı. Bir şey sormadı, bu da işimize geldi. Girdiğimiz yerde gözümüze çarpan ilk şey bilgisayar ekranındaki Michelangelo Merisi Caravaggio’yla ilgili yazılar oldu. Sonra büyük bir salona girdik. Büyük mü? Ne büyüğü, hangar gibi bir salondu!..

Aaa, hani kapalıydı burası??? Bir yığın insan var sergiyi dolaşan. Meğer serginin kapanma saatinden önce sergiye girmiş olanların sergiyi rahatça dolaşmalarına izin veriliyormuş. Yani sergi 19.00’da kapanıyor diye herkes o saatte dışarı çıkartılmıyormuş. Bizde böyle bir uygulama yok.

Salonlar, salonlar… iç içe, muhteşem, göz alıcı salonlar… Ne de olsa bir sarayın içindeyiz, üstüne üstlük bir de ulusal müze… Bir yandan sergileme mekânının olağanüstü süslemeleri, tarihi değeri; öte yandan çok önemli bir ressamın ve çağcıllarının harika tabloları. Yapıtlar devasa boyutlarda! Bir o kadar da çarpıcı, olağanüstüler! Heyecanımız dorukta! Gözlerimizle beynimiz arasında binlerce ileti gidip geliyor! Her eserin önünde dakikalarca kalıyoruz.

Medusa-Caravaggio

Medusa-Caravaggio

Zamanımız olsa belki de saatlerce kalacağız. Müthiş, müthiş yapıtlar!!!

Diş Çekimi- Caravaggio 140cmx195cm  Uffizi Galerisi-Floransa

Diş Çekimi- Caravaggio
140cmx195cm
Uffizi Galerisi-Floransa

Müzisyenler/Konser Caravaggio 87.9cmx115.9cm Metropolitan Sanat Müzesi New York

Müzisyenler/Konser Caravaggio 87.9cmx115.9cm Metropolitan Sanat Müzesi New York

Lute Player-Caravaggio

Lavta Çalan Müzisyen-Caravaggio

Saint Jerome /Caravaggio 112cmx157cm/ Galleria Borghese Roma

Saint Jerome /Caravaggio 112cmx157cm/ Galleria Borghese Roma

O ışık nasıl kullanılmış??? Nasıl gerçek!!!

Bir ışık kaynağı; bulunduğu mekânı, karanlığı ancak bu kadar gerçek aydınlatabilir ve anlatabilir. Sanki dört yüz yıl öncesinde o mekânda, o insanlarla, eşyalarla birlikteyiz. Hepsi bizim bir parçamız gibi! İnsan bir üfleyişle o mumu söndürebileceğini veya perdeyi kapatarak güneş ışığının içeri girmesini engelleyebileceğini zannediyor.

O mumu üflediğiniz anda her şey karanlığa gömülecek, yüz yıllar öncesinden gelenlerle birlikte o karanlıkta yitip gideceksiniz onların çektiği acılarla.

Judith ve Holofernes/ Caravaggio/ 145cmx195cm/ Ulusal Antik Sanat Galerisi Roma

Judith ve Holofernes/ Caravaggio/ 145cmx195cm/ Ulusal Antik Sanat Galerisi Roma

Judith ve Holofernes-Detay

Judith ve Holofernes-Detay

O ışık; acıları, derin kederi, çirkinliği, vahşiliği; sonsuz güzelliği, masumluğu nasıl aydınlatıyor?

Kin-şefkat, umut-umutsuzluk, sevgi-nefret, acı-sevinç… onlarca zıt duyguyu o ışık kaynağı nasıl belirginleştiriyor?

Gerçek ne? Hangi zaman? Şimdi mi? Geçmiş mi? Şimdi ve geçmiş iç içe… Kim gerçeğin ne olduğunu bilebilir ki?

Tablolardaki ışığa vuruldum, belleğimin bir bölümüne o aydınlık yerleşti… insanın içini acıtan, acıyla yüz yüze getiren aydınlık.

Caravaggio’nun doğal resimleri. Tablolara oldukça sert bir doğallık hakim.

Madonna ve Çıplak Çocuk/ Caravaggio/ 260cmx150cm/ Sant'Agostino Roma

Madonna ve Çıplak Çocuk/ Caravaggio/ 260cmx150cm/ Sant’Agostino Roma

Dinsel konular yoğun bir biçimde işlenmekle birlikte

Meyve sepeti ile çocuk

Meyve sepeti ile çocuk

Narciso(Narsist)-Nergis/ Caravaggio/ 112cmx92cm/ Ulusal Antik Sanat Galerisi Roma

Narciso(Narsist)-Nergis/ Caravaggio/ 112cmx92cm/ Ulusal Antik Sanat Galerisi Roma

Falcı/ Caravaggio/ 99cmx131cm/ Louvre Müzesi Paris

Falcı/ Caravaggio/ 99cmx131cm/ Louvre Müzesi Paris

din dışı konulu ve natürmort resimleri de var. Tüm resimlerde ışık ve gölge, siyah fon üzerine öylesine güçlü işlenmiş ki…

Caravaggio’nun resimleri de kişiliği gibi karşıtlıklar üzerine kurulmuş. Sert; sert olduğu kadar da duygusal, kırılgan biriymiş Caravaggio. Yaşamı tartışmalar, kavgalar, adli kovuşturmalarla geçmiş. Kısa; fakat fırtınalı bir yaşam.

1571’de doğan Caravaggio, Milano’da Peter Simone Peterzano’nun yanında yetişmiş. 1588’de Roma’ya gidip Cavalier D’Arpino ile çalışmış. İsmini doğduğu kasabadan alan Caravaggio, Barok sanat akımının ilk büyük sanatçısı. 1606’da polisle başı derde girince soluğu Napoli’de almış. Napoli’de İtalyan ressam Caracciolo, Caravaggio’ya çömezlik yapmış.

Giovanni Battista Caracciolo'nun bir resmi

Giovanni Battista Caracciolo’nun bir resmi

Saint Peter'ın Kurtuluşu/ Caracciolo

Saint Peter’ın Kurtuluşu/ Caracciolo

Caracciolo( 1578-1635), Caravaggio’dan çok etkilenmiş, büyük  dinsel kompozisyonlar yapmış gölge ve ışık yönünden çok uyumlu olan. Ayrıca Caracciolo, Caravaggioluk’un yayılmasına büyük katkıda bulunmuş.

Nedir bu Caravaggioluk? Ansiklopedilerin söylediğine göre: “Caravaggio’nun yapıtlarından kaynaklanan, gerçekçi betimlemelerle ve güçlü ışık-gölge karşıtlıklarıyla belirginleşen resim akımı. ”

Caravaggio’dan yalnız Caracciolo etkilenmemiş; İspanyol, Fransız, Hollandalı, İtalyan pek çok sanatçı onun etkisi altında kalmış.

Artemissa/ Rembrandt/ 142cmx152cm/ Prado Müzesi Madrit

Artemissa/ Rembrandt/ 142cmx152cm/ Prado Müzesi Madrit

Dr. Nicolaes Tulp'ın Anatomi Dersi/ Rembrandt Harmenszoon van Rijn/ 170cmx216cm/ Mauritshuis Müzesi Hollanda

Dr. Nicolaes Tulp’ın Anatomi Dersi/ Rembrandt Harmenszoon van Rijn/ 170cmx216cm/ Mauritshuis Müzesi Hollanda

Bu sanatçılar arasında Rembrant(1606-1669) bile var.

Kırk yaşına gelmeden ölen, fırtınalı bir yaşam süren Caravaggio, günümüzde modern resmin atalarından biri sayılmakta.

Caravaggio Sergisi’nde zaman kavramını yitirdik, her resmin içine girdik, o yaşamların bir parçası olduk.

İhtişamlı bir sergi alanı, ünlü ressamlar; harika, nefes kesen tablolar; ışık-gölge oyunları bizi büyüledi!

Önünde durulan her tablo, biz izleyicileri şaşırtıyor, üzüyor, heyecanın doruğuna çıkarıyor, insanı omuzlarından sıkıca kavrayıp sarsıyor, sarsıyordu.

Diğer yandan da “Bir daha nasıl başka bir sergiye giderim?” düşüncesi sarıyordu insanı. Bu serginin üzerine başka bir sergi düşünemiyorduk.

Loş ışıklı salonlardaki inanılmaz büyüklükteki, gizemli resimlerin dünyasından ayrılmanın olanağı yoktu. En son biz girmiştik sergiye, kala kala birkaç sergi görevlisiyle kaldık sergi alanında. Tüm salonları bir daha, bir daha gezme arzusunu duyuyorduk. Ama bunun olanağı yoktu! Çıkışı takip ettik, merdivenleri inip bahçeye vardık. Caravaggio’nun resimlerinin fonu gibi kararmıştı hava ve Venedik Sarayı’nın bahçesindeki tarihi lambalar aydınlatıyordu karanlığı. Caravaggio’nun karşıtlığı bu bahçede de kendini hissettiriyordu. Bu an gerçekti, şimdiydi. Peki o tablolar? Onlar neydi? Onlar belki de daha gerçekti. Yüz yıllar öncesinde yaşanmış gerçeklikler.

Son bir kez karanlıkla aydınlığın çatışmasına göz atıp cam kapıya yaklaştık. ‘Açıl susam açıl’ dememize fırsat kalmadan kapı, bu sefer bizim için açıldı. Salona girdik, salonun kapısında bizi üst kata çıkarmayan görevliyle göz göze geldik, ona bir hoşça kal selamı verip dışarı çıktık. Roma’nın en işlek caddelerinden birindeydik ve karanlık çökmüştü, oysa biz buraya girerken hava aydınlıktı.

Bir rüya mı görmüştük, yoksa yüz yıllar öncesine yolculuk mu yapmıştık? Hayaller ve gerçekler ülkesinden çıktığımız doğruydu. Düşle gerçek arası bir boyuttaydık hoş ve kekremsi tatlar aldığımız.

Otobüs durağına ayaklarımız yere basmadan vardık, Roma Kamping’e giden otobüse bindik. Kamping’e vardığımızda saat onu geçiyordu. Karavanımıza merhaba deyip düşler alemindeki yolculuğumuzu sürdürdük. Bu yolculuk uzun süreceğe benziyordu.