TÜRK DA VİNCİ’Sİ İLHAN KOMAN

Leonardo da Vinci’den Türk da Vinci’sine

Floransa ressamlar, heykeltraşlar, şairler, düşünürler kenti. Her sokakta bir sanatçının müzesiyle, eviyle karşılaşıyor ve onlara bir merhaba demek, onların yaşadıkları çağı solumak için buralara uğruyorsunuz. Dante’nin evi, Leonardo da Vinci’nin müzesi… hangi köşeyi dönsek müzeler, sanat evleri, heykellerle karşılaşıyoruz. İtalya’da dünya; tarihle, kültürle, sanatla, sanatçıyla dönüyor. Ve tüm bunları görmeye dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi geliyor. İtalya kültür ve sanat turizmiyle yaşıyor.

Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci’nin yapıtlarının, icatlarının sergilendiği müzeyi gezdikçe Da Vinci’ye hayranlığımız kaç kat daha arttı.

Dünyaca ünlü bilim adamı, sanatçı, mucit! Ülkemizde onu bilmeyen, adını duymayan yoktur. Bizim Da Vinci’yi bildiğimiz kadar olmasa da İtalya’da Türk da Vinci’si de çok tanınıyor. Bu sanatçımız İlhan Koman… Sanatı ve bilimi bir araya getirdiği için ona Türk da Vinci’si  deniyor.

İlhan Koman’ın Doğduğu Evin Müzeye Dönüştürülememesinin Öyküsü

İlhan Koman’ın 2005 yılının Mayıs ve Haziran aylarında üç farklı mekânda -Fransız Kültür Merkezi, Yapı Kredi Bankası Sanat Galerisi, İsveç Konsolosluğu- ilk retrospektif sergisinin açılacağını gazetede okuduğumda bu sergiye içimde bir sızı duyarak gitmem gerektiğini düşündüm. Bu sergi haberi, beni bir yıl öncesine götürdü. Belleğimin karanlık bir köşesine sakladığım bir anı, karanlıklardan çıkarak kafamda şekillenmeye başladı. Kendimi arkadaşım Füsun ile Edirne’nin sokaklarında İlhan Koman’ın evini ararken buluverdim.

İlhan Koman (1921-1986)

İlhan Koman (1921, Edirne -1986, Stockholm)

Bir iki kişiye İlhan Koman’ın doğduğu evi sorduk, yapılan tariflere göre evi bulmaya çalışırken İlhan Koman hakkında bildiklerimizi birbirimize anlatıyorduk. Füsun da benim gibi, onun yapıtı olan, Akdeniz Heykeli’ni çok beğeniyormuş.

1958 yılına kadar İGSA (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi)’da öğretim üyeliği yapan İlhan Koman’ın eşi ve çocuklarıyla Stockholm’de bir yük gemisinde ömrünün sonuna kadar yaşamış olması, geminin içinde bir heykel atölyesi oluşturması, dünyanın pek çok ülkesinde bulunan ve sergilenen heykellerini bu atölyede yapması, çocuklarını gemi evinde büyütüp yetiştirmesi; Füsun’a da bana da çok ilginç ve hoş geliyordu.

İlhan Koman'ın evi ve atölyesi Hulda gemisi

İlhan Koman’ın evi ve atölyesi olan Hulda gemisi

Bir gemide uzun yıllar yaşaması özgür ruhlu ve sıra dışı biri olduğunun göstergesiydi bize göre.

Füsun’a İsveç’teki ‘kara kafa’ olayını biliyor musun? dediğimde “Bilmez miyim, Avrupalıların kendilerinden olmayanları aşağılamalarını ne güzel anlatıyor, ” dedi.

Ben, Aslan Mengüç’ün ‘İlhan Koman’la Son Konuşmalar’ adlı yazısından öğrenmiştim bu olayı.

İsveç’te eski parlamento binasını onarmışlar, binanın açılmasına az bir zaman kalmış. Yalnız binanın içindeki büyük oturum salonunda devletin rölyeften yapılmış amblemini yapmayı unutmuşlar. Görevliler bu sorunu nasıl çözümleyeceklerini araştırmaya başlamışlar. Bir ay gibi kısa bir zamanda amblemin yapılması gerekiyormuş.

İlhan Koman’ı tanıyan kişiler, bu işi sadece İlhan Koman yapabilir demişler. İsveçli yetkililer İlhan Koman’a amblemin bu kadar kısa zamanda yapılıp yapılamayacağını sormuşlar. İlhan Koman, bir ayda amblemin geçici bir örneğinin yapılabileceğini söylemiş. İşi İlhan Koman’a vermişler. İlhan Koman da bir iki öğrencisiyle gece gündüz çalışıp İsveç Devleti’nin amblemini yapmış. Parlamento binası zamanında açılmış onun sayesinde.

Heykeltraş İlhan Koman

Heykeltıraş İlhan Koman

İlhan Koman, İsveç’teki yabancıların küçümsenip ‘kara kafa’ diye adlandırılmasını içine sindirememiş olduğundan bir kâğıda ‘Sizin devletin alâmet-i fârikasını da bir kara kafalı yaptı,” diye yazıp kabartmanın içine yerleştirmiş.

İlhan Koman'ın Doğduğu Ev /Edirne

İlhan Koman’ın Doğduğu Ev /Edirne

Biz bunları konuşa konuşa İlhan Koman’ın doğduğu evi bulduk. Heyecanlıydık, İlhan Koman’ın doğduğu müze evinde onun önemli yapıtlarını göreceğimizi düşünüyorduk. Zili çaldık, kapının açılmasını uzunca bir süre bekledik, nihayet kapı açıldı. Kapıyı açan görevli bize ne istediğimizi sordu. Biz de İlhan Koman’ın evini gezmek istediğimizi söyledik. Adam büyük bir şaşkınlıkla: “Allah Allah! Siz İlhan Koman’ı nereden tanıyorsunuz? Burada mı oturuyorsunuz yoksa başka bir şehirden mi geldiniz? Niçin evi gezeceksiniz? gibi bir sürü soru sordu.

Bu kadar soru karşısında şaşırma sırası bizdeydi, onun bu soruları niçin sorduğunu anlayamadığımızı, İlhan Koman’ın dünyaca ünlü, önemli bir heykeltıraş olduğunu, onun doğduğu evi görmemizin şaşılacak bir yanı olmadığını söyledik görevliye.

Görevli, bizi isteksizce içeriye aldı. İçeriye girince bir de ne görelim!

Boş bir salon ve o salona açılan boş odalar. Evin ortasında öylece kalakaldık. Üzerimizdeki şoku atınca üst kata çıkan merdivenlere yürüdük hiç konuşmadan. Üst katta da boynu bükük boş odalar karşıladı bizi. Hayal kırıklığımız çok büyüktü!

İlhan Koman, Türkiye’de İGSA’da pek çok heykeltıraş yetiştirmiş bir hocaydı. 1947-50’de Fransa’da çalışmalar yapmış, ilk sergisini Paris’te açmış, 1967’de Stockholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okuluna öğretim üyesi olarak kabul edilmiş, yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescil edilmiş bir sanatçıydı.

İtalyanlar, İlhan Koman’ı Leonardo da Vinci’ye benzetiyor, ona Türk Da Vincisi diyorlardı. Bunun nedeni de sanat yapıtlarını üretirken bilimsel kökenli projelere, teknolojik araştırmalara önem vermesi ve bazı eserlerinin sırrının hâlâ çözülememesiymiş. İlhan Koman için sanatçı ve bilim adamı diyebiliriz ya da bilimsel sanatçı.

Anıt Kabir Doğu Kanadı İlhan Koman

Anıtkabir Doğu Kanadı Rölyeflerinin Bir Bölümü
İlhan Koman

Anıtkabir’in büyük rölyeflerinden doğu kanadını da o yapmış; ayrıca hem Türkiye’de hem de İsveç’te çeşitli ödüller almış.

Dünyaca ünlü sanatçımızın 1921 yılında doğduğu Edirne’deki evinde onu tanıtan, hatırlatan herhangi bir eserinin olmaması üzücüydü doğrusu! Biz neler göreceğimizi hayal etmiş, neyle karşılaşmıştık. Burada İlhan Koman’ın eserlerinden bazılarının reprodüksiyonlarının olmasından vazgeçtik, en azından onun eserlerinin fotoğrafları asılıp her birinin yanına yapıtla ilgili bilgi verilebilir, İlhan Koman’ın yaşam öyküsü, sanatı anlatılabilir, onunla ilgili filmler hazırlanıp evi ziyaret edenlere izlettirilebilirdi.

Füsun’la anlayamadığımız nokta, İlhan Koman’ın akrabalarının ya da öğrencilerinin bu evle neden ilgilenmediğiydi. O kişilere oldukça kızdık; sonraları işin doğrusunu öğrenince kızgınlığımız geçti, onlara hak verdik.

İlhan Koman’ın kızkardeşi Gönül Dilan, ağabeyinin ölümünden sonra ailesinden kalan bu evi Kültür Bakanlığına, müze yapılması koşuluyla, az bir ücret karşılığında vermiş. Ayrıca Gönül Hanım, İlhan Koman Müzesi’nde sergilenmesi için İlhan Koman’ın bazı eserlerini ve özel eşyalarını da bırakmış. Daha sonra evin müzeye dönüştürülmediğini ve İlhan Koman’ın yapıtlarının ve eşyalarının zarar gördüğünü gören Gönül Dilan, İlhan Koman Evi’ndeki eserleri geri almış. Bu eserler, Edirne’deki ll. Bayezid Külliyesi’nin içindeki Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunmaktaymış.

Sayın Gönül Dilan kimbilir ne kadar sıkıldı, üzüldü bu duruma; biz de onun üzüntüsünü içimizde duyduk. İlhan Koman Evi’ne gereken ilginin verileceğini umuyoruz; çünkü bir kent sanatçılarıyla, edebiyatçılarıyla değerlidir. Doğduğu, yaşadığı kentte değer bulan sanatçılar, kentlerinin kültür ve sanat yönünden gelişmesine katkıda bulunurlar. Onların evlerinin müzeye dönüştürülmesi kente farklı bir kimlik katacaktır. Müzeler bir ulusun nüfus kâğıdıdır, demişti bir arkeolog dostum. Ne kadar doğru bir söz, lütfen nüfus kâğıtlarımızı kaybetmeyelim.

İlhan Koman’ın doğduğu evin yaşayan, gerçek bir müzeye dönüştürülmesi Edirne’ye ve Edirne halkına sanat ve kültür adına çok şey katacaktır.

İşte 2005 yılının Mayıs ayında İlhan Koman’ın retrospektif sergisinin açılacağını öğrenmem bana bir zaman yolculuğu yaptırdı beni Edirne’ye götürdü. İçimden bir şey koptu. Bu sergiye gidip İlhan Koman’ın yapıtlarının dialarını çekip onunla ilgili yazı yazmalıyım, öğrencilerime İlhan Koman’ı tanıtıp yapıtlarının dialarını göstermeliyim, diye düşündüm.

Fotoğraf makinemi aldım, serginin ilk ayağı olan Fransız Kültür Merkezi’ne gittim. İlhan Koman’ın Paris’te yaptığı çalışmalar burada sergileniyordu: Küçük boyutlarda heykelcikler, bazı yapıtlarının fotoğrafları, kimi Koman kimi de onun hakkında başkaları tarafından Fransızca yazılmış yazılar, sanat eleştirileri…

r003-002-ab

İlhan Koman'ın küçük heykelcikleri

İlhan Koman’ın küçük heykelcikleri

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

r003-005

r003-006-b

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman  Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

Çoğu cam muhafazalar içine yerleştirilmiş olan küçük heykelciklerin dialarını çektim, o minik heykellerin hemen hepsinde bir devinim vardı.


r001-097Fransız Kültür Merkezi’nden sonra Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’ne gittim.

Akdeniz Heykeli

Akdeniz Heykeli

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

r001-086-b

r001-076-b
r001-080Burada onun form çalışmalarını içeren büyük bir koleksiyon sergileniyordu. Bu koleksiyonla onun araştırmalarının evrimini izleyebiliyordunuz. Onun çizim ve prototiplerinden oluşan eserler zincirini merakla izleyenlerden biriydim. Mekanik eserlerin her biri hareket halindeydi, kimi belli zamanda inip kalkıyor, kimi içe veya dışa kıvrılıyordu.

İlhan Koman eserleri

İlhan Koman eserleri

r001-088-a

r001-090-b

r005-038-ab

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

Ağaçtan ve metalden öyle formlar yapmış ki o yapıtlara hayran olmamak elde değildi.

Yapı Kredi’nin ikinci katındaki Sermet Çifter Salonu’nda da ‘Bir Usta Bir Dünya’ sergisinde “Sanat, insanın bilinmeyene doğru çıktığı bir serüvendir, sanatçı devamlı kendini yenileyebilmelidir,” diyen

İlhan Koman Atölyesi

İlhan Koman Atölyesi

İlhan Koman

İlhan Koman atölyesinde

İlhan Koman'ın teknesi Hulda

İlhan Koman’ın teknesi Hulda

İlhan Koman’ın atölyesi, arkadaşları, çalışma teknikleri ve Hulda adlı teknesiyle ilgili fotoğraflar ve yazılar yer alıyordu.

Sergiyi gezip yapıtların fotoğraflarını çektikten sonra Yapı Kredi’den çıkıp İstanbul Tünel’deki İsveç Konsolosluğu’nda aldım soluğu. İsveç Konsolosluğu’nun bahçesinde İlhan Koman’ın demir döneminden altı eseri sergilenmekteydi. Bu eserler kırk yıl önce İsveç’in kamusal alanlarında sergilenmişler, kırk yıl sonra Türkiye’de ilk kez sergileniyorlardı.

İlhan Koman Umacı

İlhan Koman
Umacı

Umacı

Umacı

İsveç'te İlhan Koman'ın yapıtı Umacı'yla ilgili bir gazete yazısı

İlhan Koman’ın yapıtı Umacı’yla ilgili bir gazete yazısı (İsveç)

İsveç’in meydanlarından birinde sergilenen İlhan Koman’ın demirden yaptığı ‘Umacı‚ adını verdiği yapıtı, İsveçliler tarafından çok konuşulmuş. Sanat eleştirmenlerini birbirine düşürmüş. Kimi eleştirmenler Umacı’yı çok etkileyici bulup gerçek bir sanat eseri diye tanımlarken kimileri onu hurda yığını olarak nitelemiş.

r005-018-ab

İlhan Koman'ın yapıtları

İlhan Koman’ın demir yapıtları

Heykellerimi birer cenin olarak adlandırırım, çünkü her parça yeni fikirler üretmeyi ve farklı bilgilere duyulan ihtiyacı gidermeyi amaçlar; aynı türün daha gelişmiş örnekleri üretmede nasıl kullanılabilir, bunu ortaya koyar. Ama tabii ki sadece eski çalışmalarımın üzerinde yoğunlaşarak yeni heykeller yapmıyorum. Hatta söyleyebilirim ki genellikle hayatta karşılaştığım birtakım garipliklerin üzerine gitmeyi çok seviyorum ve yaşadıklarım eserlerimi fazlasıyla etkiliyor. Sıradanlığa özellikle de değiştirilemez ya da tartışılamaz gibi görünen tabulara meydan okumak bana büyük haz veriyor. Bana göre işte bu böyledir diyerek peşin hüküm vermek dar görüşlü olmaktan başka bir şey değildir.” diyen İlhan Koman’ın yapıtları 2005 yılındaki ilk retrospektif sergisinden sonra İstanbul Modern’de Modern Türk heykelinin on beş sanatçısının yapıtlarının ilk kez bir araya getirildiği “Bellek ve Ölçek” adlı sergide de 10 Şubat- 30 Nisan 2006’da yerini aldı.

Ve 2007 yılının Eylül ayında Santralistanbul’da açılan ‘Modern ve Ötesi‚ adlı sergide İlhan Koman’ın eserlerini yeniden görmek beni çok mutlu etti.

İlhan Koman’ın evinin son durumunu merak ettiğimden (Ekim. 2007) internete girdim, İlhan Koman’ın doğduğu evin Neo-klasik üslupta bir konak olduğunu, Rum mimarlar ve ressamlar tarafından 1908’de yapıldığını, bu sıralarda da “Konak müze olsun mu?” sorusunun sorulduğunu öğrendim.

Siz, bu soruya ne yanıt verirdiniz? Efendim, ne diyorsunuz? Evet, olsun dediğinizi duyuyorum. Yoksa yanlış mı duydum? Hayır, hayır yanlış duymuş olamam! Sizlerin, İlhan Koman’ın evi müze olmalı! diye avaz avaz bağırdığınızı çok iyi biliyorum, bunu taa içimde duyumsuyorum. Ben de sizlerle aynı fikirdeyim İlhan Koman’ın evi müze olmalı!

Bir müze kent olan Edirne’de İlhan Koman Müzesi’nin açılması, Edirne’ye ve Edirne halkına çok yakışacak çok…

Yakışacaktı! Ama yakışamadı! Yıl 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 araştırmalarıma göre İlhan Koman’ın evi müze olmak için hâlâ bekliyor… Daha ne kadar bekleyecek? Bu kadar beklemek yetmedi mi?

İlhan Koman’ın doğduğu ev ne zaman müze olur bunu bilemiyorum; ama 2014 yılında Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi’nde İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi açılmış. Müze ilk kurulduğunda adı: Çağdaş Resim ve Heykel Müzesi’ymiş, daha sonra adı değişip İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi olmuş. Müzede İlhan Koman’ın eserlerinin yanı sıra pek çok sanatçının da eserleri sergileniyormuş. Trakya Üniversitesi’nin bu çalışması beni çok sevindirdi.

Floransa’da Leonardo da Vinci’yle yakınlaşmak bana İlhan Koman’ı çağrıştırdı. Sanatçılarımıza gereken değerin verilmediğini, onların yeteri kadar tanınmadığını ve tanıtılmadığını düşünüyorum bunun için de İtalya’da sanata verilen değeri kıskandım. Heykel, resim, mimari… sanatın her dalını kıskandım, modern sanat müzesini kıskandım! Açık hava müzelerini, tarihi alanlarını kıskandım! Milyonlarca kişinin bu müzeleri çılgınlar gibi gezmesini kıskandım!!! Aslında kıskanç biri değilimdir…

7 thoughts on “TÜRK DA VİNCİ’Sİ İLHAN KOMAN

      • Öğrenince Mutluyum’a yazdığım bir konuyu araştırırken blogunuz çıktı karşıma. Bir dost yüzü görmek gülümsetse de Koman hakkındaki kaynak azlığının böyle hoş tesadüflere yol açması içimi burdu. Derdimiz bir.. üzüntümüz bir.. O ev başka bir ülkede olsaydı belediye çoktan olaya el koyup ölümünün ardından müzelestirmişti bile. Neredeyse teknesini görmeye İsveç’e gitmeyi düşünürken onun da yollara çıktığını ve 2010 yılında Türkiye’ye geldiğini öğrendim. Ama saatlerce iz sürmeme rağmen en son 2015 tarihli bir yazı bulabildim Bodrum’da görüldüğüne dair. Bir bilgiye bile ulaşamamak ne acı..

        Liked by 1 kişi

  1. Evet, ne güzel dile getirmişsiniz. Ben de Hulda ile ilgili bir yazı yazmıştım, ne yazık ki devamını getiremedim, yazı öyle duruyordu. Sizin gibi gençlerin İlhan Koman’la ilgilenmesi beni çok mutlu etti, iyi ki varsınız. 2015’ten sonra onun gemi evi Hulda’dan haber alamamak, ülkemizde sanata ve sanatçıya gereken ilginin gösterilmemesi beni de çok üzüyor. Dediğiniz gibi derdimiz bir… üzüntümüz bir… Sayenizde Hulda’ya geri döndüm, Bodrum Belediyesi’ne bir ileti gönderdim, beni Hulda ile ilgili bilgilendirmelerini istedim. Bakalım sonuç ne olacak?Kitapsız ve kalemsiz kalmamanız dileğiyle…

    Liked by 1 kişi

    • Yanıtınızı yeni gördüm Sevil Hanım, kusura bakmayın fark etmemişim.
      Belediye’ye yolladığınız ileti beni de heyecanlandırdı. Umarım yarım kalan yazınıza güzel bir son verir Belediye’den size gelecek yanıt. Bizlerle paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyorum.
      45 yaşındayım Sayın Okay. Elimden geldiğince tüm değerlere değer vermeye çalışıyorum. Becerebildiğimce de bildiklerimi daha gençlere aktarmaya çalışıyorum. Öğrenince Mutluyum’u başlatma amacım da bu olmuştu zaten. Sosyal duyarsızlığımıza karşı kendi kendime yürüttüğüm bir sosyal duyarlılık projesi bir nevi.
      Sevgiler Marmaris’e!
      Hulda’nın izinde birilerinin olduğunun Belediye’ye bildirilmesi günümü aydınlattı. Ben de yapabilirmişim bunu. Sağ olun.

      Liked by 1 kişi

      • Merhaba, ben de çoğu zaman bazı yazıları göremeyebiliyorum, olağan şeyler… Belediye iletime ne yanıt verecek bilemiyorum, bekliyorum. Yanıt gelirse yazımı bitirip sizinle paylaşacağım. Anladığıma göre siz iyi bir öğretmensiniz ve öğrencileriniz çok şanslı… Sizin gibi öğretmenlerin olduğunu bilmek beni nasıl mutlandırıyor anlatamam. Hulda ve daha pek çok konu bizi yakınlaştırdı. Bu da çok
        hoş! Sizin ve sizin gibi gençlerin İlhan Koman ve toplum tarafından bilinmeyen pek çok sanatçıyı takip etmesi çok güzel! Bu demektir ki sizin öğrencileriniz de sizin ilgilendiklerinizle ilgilenecekler. Başarılar…

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s