FLORANSA MİCHELANGELO KAMPİNG’DEN VENEDİK ALBA D’ORO KAMPİNG’E

Floransa’daki Michelangelo Kamping’de üç gün kaldık, üç gün sabahın erken saatlerinde kampingden çıkıp kentin merkezine yürüyerek gittik.

Floransa, Signoria Meydanı

Floransa, Signoria Meydanı

Floransa Vecchio Sarayı Tavan Freskleri

Floransa Vecchio Sarayı Tavan Freskleri

Floransa Neptün Çeşmesi'ndeki Atlar

Floransa Neptün Çeşmesi’ndeki Atlar

Rönesansın doğum yeri olan Floransa’yı tanımaya çalıştık, sanatla tarihle iç içe yaşadık. Gün boyu o müze senin bu meydan benim dolaşmaktan aşırı yorulduk, yorgunluğumuzu Michelangelo Kamping’de bizi bıkmadan usanmadan bekleyen karavanımızda giderdik.

Floransa

Floransa

Michelangelo Kamping Floransa

Michelangelo Kamping Floransa

Michelangelo Kamping; kentin en güzel manzarasına hakim yüksek bir tepede bulunan Michelangelo Meydanı’na beş, kentin kalbine on beş dakikalık yürüme mesafesinde, yeşillikler içinde bir yamaca kurulmuş olduğundan karavanların durduğu, çadırların kurulduğu yerler eğimli olsa da tuvaletleri, duşları, marketi, barı, karavan bakım yerleri, restoranı, işlerini severek en iyi şekilde yapan çalışanlarıyla güzel bir kampingdi. Kampingdeki komşularımız farklı ülkelerden gelmiş karavancı ve kampçılardı, herkesin amacı aynıydı; tarihin, sanatın, kültürün kaynaştığı Floransa’yı keşfetmek…

Ülkemizde önemsenmeyen kampçılık ve karavancılık İtalya’da ne kadar önemli! Kampingler vızır vızır işliyor, kültür elçilerinin onu gidiyor yirmisi geliyor. Kampingde sürekli bir devinim var, gidenlerin yeri anında doluyor; Floransa’nın müzeleri, tarihi alanları, kafeleri, restoranları hiç boş kalmıyor.

Floransa Venedik arası

Floransa Venedik arası

Floransa’dan istemeden ayrılıp Venedik’e gitmek için yollara düştük. Yol boyunca ormanlar bize eşlik etti. Hele Bologna’nın yeşilliği görülmeye değerdi. Avrupa’da kurulan en eski üniversite Bologna Üniversitesi; Dante, Erasmus, Kopernik ve daha pek çok ünlü bu üniversitenin öğrencileriymiş.

My captured picture

Floransa-Venedik arasındaki yerleşim yerlerinden biri

Bologna İtalya’nın kuzeyinde orta çağ mimarisiyle ünlü bir kent. Floransa Bologna arası yüz kilometreden biraz fazlaydı, bizim yolumuzsa daha uzundu, Bologna’dan sonra yüz elli kilometre daha yol yapmamız gerekiyordu Venedik’e varmak için.

Venedik’e varınca ilk işimiz Superfast’in bürosuna gitmek oldu. Yunanistan’ın Patras Limanı’ndan İtalya’nın Bari Limanı’na Süperfast’in gemisiyle geçmiştik, dönüşümüz yine Bari’den olacaktı. Hazır İtalya’nın kuzeyine çıkmışken bir daha güneye inmeyelim, Venedik’ten Rimini’ye oradan da Ancona’ya gidip Adriyatik’in öte yanındaki Yunanistan’ın İgoumenitsa Limanı’na geçelim diye düşündük. Haritaya göre böyle bir rota hem yolumuzu kısaltacaktı hem de Rimini’yi, Ancona’yı ve Yunanistan’ın farklı bölgelerini görecektik.

Yeni yerler görmek, gezdiğimiz ülkeleri yakından tanımak güzeldi. Bir ülke sayılı günlerle ne kadar tanınabilir ki? Karavanla yolculuk yapmak bizim için bir avantajdı. İstediğimiz yerde durup kalabiliyorduk. Bulunduğumuz yerlerde yaşayanlarla sohbet edip iletişim kurabiliyor, belli bir zaman için de olsa onların soluduğu havayı soluyabiliyorduk. Venedik’te Süperfast’in bürosunda biletlerimizi değiştirip Mestre’de bulunan Alba D’oro Kamping’e gittik.  Yeşillikler içinde, lagünün yanı başında çok güzel bir kampingdi. Kampingde teknesi olanlar teknelerini kanala bağlamışlardı.

Alba D’oro Kamping’de önce karavanımızı bakım yerine götürüp bakım yaptık sonra da uygun bir yere yerleştirdik. Kampingde yok yoktu; yüzme havuzu, sağlık tesisleri, restoran, bar, market… Karavan ve çadır yerlerinin dışında küçük prefabrik evler ve bungolovlar da vardı turistlerin rahatça kalabilecekleri.

Venedik Alba D'oro Kamping

Venedik-Mestre Alba D’oro Kamping

Alba D'oro Kamping/Mestre Venedik

Alba D’oro Kamping (Camping Alba D’oro) /Mestre Venedik

Alba D'oro Kamping'den Venedik'e giderken

Alba D’oro Kamping’den Venedik’e giderken

Venedik‘te Albo D’oro Kamping’de üç gün kaldık. Kampingin hemen yanında karavan market vardı. Bu markette karavanla ilgili her türlü donanım bulabiliyordu karavancılar. Türkiye’de bulamadığınız, yurt dışından gelmesini haftalarca beklediğiniz küçük-büyük her türlü aksesuar bu markette vardı, üstelik çok da ucuzdu. Karavana gerekli olan bazı parçalar aldık bu marketten. Kampingin yakınında bulunan karavan yapım yerlerine gittik. Buralarda yapılan karavanlardan onlarcasını dolaştık, hepsi birbirinden güzeldi.

Alba D’oro Kamping, Venedik’in dışındaydı; ancak Venedik’e gitmek sorun değildi, Kampingin önünden saat başı kalkan otobüslerle on beş dakikada Venedik’in merkezine ulaşılabiliyordu.