ALINTILAR, ÖZLÜ SÖZLER (2)

Benim kitaplığımı temizleme işlemim uzun süreceğe benziyor. Kâğıtlar ortaya çıktıkça alıntılar ve özlü sözleri tekrar okuyup yazıyor, sizlerle paylaşıyorum.

“Ben bir resim okuruyum ve korkusuzum.” Üstün Akmen

“Köleleri Hristiyanlaştırmaya çalışırken misyonerler kendi ilahilerinin Afrikalılaştırıldığını görmüşler.”

“Yaşama Sanatı’nın uçurumun yanı başından geçen daracık bir yol gibi olduğunu düşündüm. Aşağıya baktıkça başımı döndüren bir uçurum.” Üstün Akmen/ Bay Kuş

“Kepçe Fikret’in tabağına boşaldı. Kıymalarla kızarmış ekmek parçaları çorbanın üzerinde dolanıyordu. Eğildi, yanaklarını şişirdi, üflemeye başladı. Bir iki ekmek parçası tabağın kenarına gidince içindeki on iki yaş sevinci gözlerine vuruverdi Fikret’in. Annesi;

-Yapmasana oğlum, sıçratacaksın, diye araya girene kadar da sürdürdü. Alışmıştı artık. Büyükler hangi sevinçlerini başı boş bırakırlardı ki zaten.” Şükran Kurdakul/ Öyküler

“Beyin sonsuzluktur; öğrendikçe, okudukça, yazdıkça, düşündükçe gelişir, genişler. Genişleyip açıldıkça önünüze yeni yollar açar, siz buralarda dolaştıkça onu büyütürsünüz.

Tıpkı çiçeklerin sulanıp büyümesi gibi, düşündükçe büyüyen, yaşayan bir olgudur. Capcanlı, devinim halinde dur durak bilmeden gelişen bir organdır beyin.” Sevil Okay

“Sinema bir hayat dilimi değil, bir pasta dilimidir.” Alfred Hitchcock

“Aşk, kışın açan bir güneşe benzer ya da yazın sıcağında ansızın dökülüveren tatlı sağanağa. Ne kadar delice bir güzelliğe, yaşamı soluk soluğa yaşarken bir tutkuya sahip olsa da geçicidir.”

“When I was a child my mother said to me:

“If you become a soldier, you’ll be a general. If you become a monk, you’ll end up as the pope. Instead I became a painter and wound up as Picasso.          Pablo Picasso

 “İnsanlar başarısızlığa uğramaz, denemekten vazgeçer.”

Büyük babam Fırat için şöyle derdi:

“Gündüzleri sevgilinin gözlerine yansıyan ışıktır, geceleriyse sevgilinin çözülmüş siyah saçları.”

Babam ise:

“Düşmana kaptırılmaması gereken bereketli bir sudur Fırat.”

“Yale’de bir hocam vardı, Mr. Weiss. O, arkeologların vatanının olmadığını söylerdi. “Nerede çalışıyorsan evin orasıdır,” derdi. On yıl önce Irak’taydım, orası vatanımdı. Şimdi buradayım burası vatanım.” Patasana/ Ahmet Ümit

“Dünya kültürünün bir belleği vardır.” Unesco

“Zaten kader bir memurun sabit geliri gibiydi. Fiyatlar yükselip alçalsa bile maaş, yani kader değişmezdi.” İhsan Oktay Anar/ Yedinci Gün

Ölüm ve ölümsüzlük birbirinden ayrılamayacak aşıklar gibi bir çift oluştururlar.”

“İnsan çocukluğundan başlayarak ölümsüzlüğü düşler.”

“Ölümsüzlüğe bel bağlanır; ama ölüm hesaba katılmaz.” Milan Kundera/ Ölümsüzlük

“Ceza eğitmez, evcilleştirir.” Nietzsche  

“Kitapsız yaşamak; kör, sağır, dilsiz yaşamaktır.” Seneca

“Bir kitabı kapağına göre değerlendirmeyin.” 

“Demokrasi, toplum üyesi her bireyin insan, sadece insan sayıldığı bir hükümet biçimidir.” William Godwin

“Son ağaç öldüğünde, son ırmak zehirlendiğinde ve son balık tutulduğunda parayı yiyemeyeceğimizi anlayacağız.” Kızılderili Atasözü

“Ne iş yaptığı belli olmayanların çok meşhur olduğu 21. yüzyılda, gerçekten iyi bir iş yapıp da gölgede kalabilmek için artık hünerli olmak gerekiyordu.” Buket Uzuner/ Su

“Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür.

Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür.” Yusuf Has Hacib/ Kutadgu Bilig

“Ben yazarken taşları kaldırıyorum ve

Altlarında ne olduğunu gösteriyorum.

Zaman zaman taşların altından

Canavar çıkıyorsa benim suçum değil.” Jose Saramago

“İstanbul’un ışıkları çocukları için daima açık kalır.” David Boratav/ Beyoğlu Fısıltıları

“Anılar, masal ağaçlarına benzer.” Şükran Kurdakul/ Öyküler

“Nefis bir çorbanın üstünde yüzen sinek ölüsü gibidir yazım yanlışı.”

                                    Feyza Hepçilingirler/ Yıldızların Suya Döküldüğü

“Neden yüzyıllardır insanlar bıkmadan usanmadan şiirler söyler; öyküler, romanlar yazarlar? Edebiyat bir anlamda insanın ölümlü oluşuna başkaldırısı değil midir?

Günce; yaşanan zamana izini düşürmek, boşuna yaşamamış olduğuna kendisini ve başkalarını inandırmak için yazılır. Bir de yaşananın izini zamana düşürmek, kayda geçirmek için.

Öğrenci üniversiteyi bitirdiğinde Türkçenin içinde evindeymiş gibi rahat hareket edebilecek konuma ulaşmış olmalıdır.”      Feyza Hepçilingirler