KUM KAMP-KABATEPE 1 (Akordiyon 6)

Kabatepe kışın en sık gittiğimiz yerlerden biriydi. Mayıs-ekim ayları arasında Kabatepe Orman Kampı’nda kamp yapardık; ancak bizim kampçılığımız beş-altı ayla sınırlı değildi. Ekim-mayıs ayları arasında Kabatepe’ye gitmişsek Kabatepe Orman Kampı kapalı olduğundan, orman kampından dört-beş kilometre mesafede, ormanla denizin buluştuğu bir yerde, Mahir Bey’in işlettiği Kum Kamp vardı. Yıllarca Kum Kamp’ta çadırımızı kurup kamp yaptık. Zaten Sevillerle de tanışmamız  1992 yılında Kum Kamp’ta oldu.

Kum Kamp Kumsalı

Kum Kamp Kumsalı

Kum Kamp’ın  upuzun kumsalları ve pırıl pırıl bir denizi vardı. Kampın arkası çam ormanıydı, ormanların arasındaki düzlüklerde gelincik tarlaları kırmızı kırmızı gülümserdi kendisine bakanlara.

Kabatepe-Gelincik Tarlası ve Kampçılar

Kabatepe-Gelincik Tarlası ve Kampçılar

Kum Kamp

Kum Kamp

Kum Kamp'ta Sevcan

Kum Kamp’ta Sevcan

Burada bir ağacın altına çadırınızı kurabilir, karavanınızı çekebilirdiniz. Çadır veya karavanla tatil yapmak istemeyenler için kiralık bungolovlar vardı. Mahir Bey; Kum Kamp’a gelen tüm müşterilerini  güler yüzle karşılar, onların rahat etmesi için elinden geleni yapardı. Biz de Kum Kamp’ı çok sever sık sık giderdik.

Kabatepe Kum Kamptaki Kum Tepeler

Kabatepe Kum Kamp’taki Kum Tepeler

Kum Kamp’ın kum tepeleri bizi kendine bağlardı. Kumların üzerinde ayak izlerimizden başka bir şey bırakmamaya özen gösterirdik. Bu kum tepelerinin aralarında düzlükler vardı. Gece kampçılar bu düzlüklerde ateş yakıp etrafında oturur, canlı müzik yapanları dinlerlerdi.

Ateş

Ateş başı

Her bir tepe kampçıları birbirinden ayırırdı. Bir gece biz de grubumuzla kum tepelerinin arasındaki düzlüklerden birinde konuşlandık, ateşimizi yaktık, kumların üzerine yayıldık; Nurettin ağabey’in oğulları Aytuğ ve Burak gitar çalıp şarkı söylediler. Ben de akordiyonumla şarkılarımı söyledim. Grubumuzda on yaşından altmış yaşına kadar her yaştan insan vardı. Gecenin ilerleyen saatlerinde kendimizi müziğe kaptırmışken, on beş-on altı yaşlarında iki genç geldi karşımızdaki kum tepesini aşarak. “İyi akşamlar!” dediler, bizler de onlara “İyi akşamlar!” dedik.

Gençler: “Biz iki tepe ötedeyiz, müziğinizi duyduk, bizim grupta da müzik yapan arkadaşlar var, sizleri bizim bulunduğumuz yere davet ediyoruz, hep birlikte eğlenelim.” dediler.

Nurettin ağabey: “Sizlerin yaş ortalamanız kaç?” diye sordu.

Gençlerden biri: “Bizim yaş ortalamamız sanırım yirmi civarı,” deyince Nurettin ağabey: “Sizler buraya gelin, bizim misafirimiz olun,” dedi.

Gençler: “Tamam, biz sizin davetinizi arkadaşlarımıza iletelim, kabul ederlerse geliriz.” deyip gittiler.On beş dakika sonra kum tepelerinin üzerinde bir hareketlenme oldu, yedi-sekiz genç yanımıza geldi, ikisinin ellerinde gitarları vardı, az önce gelen iki genç de gruptaydı.

Gençlere “hoş geldiniz” dedik, gençler “hoş bulduk” dedikten sonra ateşin etrafına oturdular, ateş yüzlerine vuruyordu ve gençlerin yüzlerindeki şaşkınlığı görüyorduk; biz onların neden şaşırdıklarını anlamıştık.

Daha sonra itiraf ettiler, bizim çok genç olduğumuzu düşünmüşler, yanımıza gelince grubumuzun yarıdan fazlasının orta yaşın üzerinde olduğunu görüp hayal kırıklığına uğramışlar. Sohbet koyulaştıkça, müzik derinleştikçe aynı kafada olduğumuzu anlayıp hayal kırıklıklarını ateşe fırlatmışlar. Gecenin sonunda herkes hayatından memnundu.

Kum Kamp'ta Atilla ve Burak

Kum Kamp’ta Atilla ve Burak

Bizlerden Burak ve Aytuğ; onlardan da iki genç öylesine güzel, doğal çalıp söylediler ki bizler de onları büyük bir keyifle dinleyip elimizden geldiğince onlara eşlik ettik. Onların grupla bizim grup arasındaki yaş farkının hiçbir önemi kalmadı. Müzik şöleni oldukça uzun sürmüş olmalı ki kampta kalan gençlerin aileleri çocuklarını merak etmiş, onları aramaya çıkmışlar. Bir anda ayakta dikilen orta yaşlı (kadın-erkek) bir grup belirdi karşımızda. Onlar kendilerini tanıttılar, gençlerin aileleri olduklarını söylediler.

Mithat da onlara: “Buyrun altınıza bir kum çekip oturun ve bize katılın.” dedi; ancak onlar gençlerin kendilerinden büyük insanlarla oturduklarını, konuştuklarını, müzik yaptıklarını görünce çok rahatladılar. Hiçbiri oturmadı. Anne-babalar, en fazla beş dakika yanımızda kaldıktan sonra gittiler.

Bizler için çok güzel bir geceydi; ateş başında müzik dinledik, sohbet ettik. İşin en güzel yanı da her yaştan ve cinsten kişinin birlikte sözü, sohbeti, müziği paylaşmasıydı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s