YAZILIKAYA ANITI-FRİG VADİSİ (Kibele’nin Gözleri1)

-Çocuklar şu anda bulunduğumuz yer neresi?

Raziye Arslan'ın öğrencileri

Raziye Arslan’ın öğrencileri  (Raziye Arslan’ın fotoğraf albümünden)

-Frig Vadisi öğretmenim!!!

-M.Ö. 750 yılında hangi devlet kurulmuş burada?

raziye-arslan-ogrenciler-b

Raziye Öğretmen’in Öğrencileri(Raziye Arslan fotoğraf albümünden)

-Frigya Krallığı öğretmeniiiiim!

-Aferin size çocuklar! Frigya’nın önemli şehirlerinden Midas’tayız.

-Midas, kral değil miydi öğretmenim? Hani eşek kulakları olan! Kulaklarını herkesten gizleyen eşek kulaklı, dokunduğu her şeyi altına çeviren Kral Midas!!!

Raziye Arslan

Öğretmen Raziye Arslan (Raziye Arslan’ın fotoğraf albümünden)

-Midas, Frigya’nın en meşhur kralıydı. Onun zamanında Frigya en güçlü dönemini yaşamıştır. Frigler, başlangıçta köy düzeyinde bir yaşam biçimini benimsemişler, köy düzeyindeki yaşam biçiminden siyasal örgütlü bir devlet düzenine nasıl geçtikleriyse bugün dahi bilinmiyor, Gordion, krallığın başkenti ve en güçlü politik merkezidir. Frigler için en önemli dini merkez de Midas Kenti’dir.

Önünde durduğumuz kaya-anıta Midas Anıtı ya da üzerindeki yazılardan dolayı Yazılıkaya Anıtı deniyor. Friglerin esrarengiz bir yönü de dilleri ve yazıları! Bilim adamları Frigcenin Makedonların atalarının diline benzediğini, Yunanca ile de benzerlik gösterdiğini söylemektelerse de Frig yazısını hâlâ tam olarak çözebilmiş değiller.

Kral Midas ile uygarlıklarının ve sanatın zirvesine ulaşan Frigler kendilerine özgü ahşap mimari işçiliğini kayalara taşımış; bölgede ve dünyada eşi benzeri olmayan anıtlar, açık hava tapınakları, sunaklar, kaleler, sarnıçlar inşa etmişlerdir.dsc00139-yazilikaya-aniti-abg Bu yapıtların en görkemlisi de Tanrıça Kibele için yapılmış Midas Anıtı’dır.

Genç öğretmen, gözlerini anıttan ayırmadan arkasında duran öğrencilerine sorar:

-Anıtı nasıl buldunuz çocuklar?

-…………..

-Neden susuyorsunuz? Soruma cevap versenize.

-………….

Genç kadın gözlerini zorlukla anıttan ayırarak geriye döner, bir de ne görsün! Hiçbir şey!!!. Çocuklar, çocuklar nerede? diye kendi kendine konuşurken çevresine bakınır. Öğrencileri yoktur, telaşlanır, kaygılanır, ne yöne gideceğini kestiremez. İleride hem de oldukça ileride eşi Orhan Öğretmeni ve öğrencilerini görür. Çocuklar biraz önce etrafımda duruyorlardı. Hangi ara oraya gittiler? Friglerle ilgili fazla bilgi verdim, canları sıkıldı, çareyi kaçmakta buldular diye düşünür, çocukların emin ellerde olduğunu bilmek onu rahatlatmıştır.

Tüf-kaya üzerine oyulmuş, yüksekliği 17, genişliği 16.5 metre olan dikdörtgen şeklindeki anıta döner yüzünü, anıtın yüzeyi bir tapınağın cephesi nasıl işlenirse öyle işlenmiştir bin yıllar önce. Tam 400 metre kare olan bu yüzeyin çekim alanına girmiştir, onun görkemini tüm duyularıyla hisseder. Güneş ışıkları, kayayı pembe bir renge boyamış; genç öğretmenin yüzü, kaya-anıtın ihtişamından duyduğu heyecan ve kayadan yansıyan güneş ışıklarıyla pembeleşmiştir. Öğretmen kendi kendine konuşur:

dsc03646-gunes-a

-Ne güzel! Kaya-anıt güneşin doğduğu yere bakıyor, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla uyanıyor, harika gün doğumunu seyrediyor, herkesten önce güneşi o selamlıyor, gün boyu onun bakırdan altına, altından gümüşe dönüşen tüm renklerini giyiyor… William M. Leake, acaba günün hangi saatinde buldu bu anıtı?

William Martin Leake

William Martin Leake(1777-1860) Mermer Büst/Heykeltraş William Behnes/Fitzwilliam Museum Cambridge

Ne ilginç! Leake bir İngiliz askeri, bir albay. 1800 yılında İstanbul’dan Mısır’a askeri bir görevle gidiyormuş; tabii yalnız değilmiş, o askeri bir birliğin üyesiymiş. Birlik, Eskişehir Seyitgazi’den geçerken yöre sakinlerinden yakınlarda anıtlar ve tarihi eserler olduğunu öğrenmiş.

Hangi dilde anlaştı W. M. Leake ve arkadaşları, Seyitgazi halkıyla? Osmanlı Devleti adına Mısır’a gidiyorlarsa belki de Türkçe biliyorlardı ya da Seyitgazililer arasında İngilizce bilen vardı. Tarifle anıtın bulunduğu yere gidebildiklerine göre İngilizce veya Türkçe anlaşabilmişler demek ki. İşin güzel yanı Albay Leake’in tarihi coğrafya ve eski çağ tarihi tutkunu olması. Kim bilir nasıl heyecanlandı anıtı bulduğunda Albay Leake!

dsc00134-frigya-haritasi-a

Frigyalıların Yaşadıkları Bölge     (Fotoğraf İnternet’ten Alınmıştır-Bilgibirikimi.net’ten)

Frigyalılar Tanrıça Kibele adına yaptıkları anıtları, çoğunlukla yerleşim alanlarının dışına, ormanlık, ıssız ve gizemli doğanın ortasındaki kayalık alanlara yaparlarmış. Aslında onlara göre gökyüzünün altındaki uçsuz bucaksız doğa bütünüyle tanrıçanın tapınağıymış.

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele’ye ait birçok betim doğanın ortasındaki kayalara oyulmuş. Bu kabartmaların büyük bölümünde tanrıça dikdörtgen bir yapının kısa kenarındaki kapı eşiğini anımsatan mimari bir yapı içinde görülüyor, sembolik kapının yapılma amacı, her an tanrıçanın varlığını hissettirmekmiş. Friglere göre kapı bir gün açılacak ve tanrıça kayaların derinliklerinden görünecekmiş…

Böyle bir şey olabilir mi? Bilmiyorum! Bu Frigyalıların inancıymış! Belki Tanrıça Kibele ile karşılaşan olmuştur. Kim bilebilir ki?..

journal-of-a-tour-in-asia-minor1800’lü yıllarda bu yöre ormanlıkmış, bundan W. M. Leake 1824 yılında yazdığı gezi anılarını anlattığı “Journal of a Tour in Asia Minor” adlı kitabında da bahsetmiş. Yazılıkaya’nın yoğun ormanın içinde olduğunu yazmış. Gerçi o, bu anıtı Kral Midas’ın mezarı sanmış ilk gördüğünde, çünkü anıt üzerindeki eski Frig dilinde ve Yunan alfabesine benzeyen harflerle yazılmış yazıtta Midas adını okumuş, daha o zaman bu anıtın Friglere ait olduğunu saptamış. M.Ö. 750’lerde ortaya çıkan bir uygarlık iki bin beş yüz yıl göz önünde nasıl da saklanabilmiş! Yörede yaşayanların binlerce yıl hiç ilgisini çekmemiş mi buradaki yapıtlar? Neyse ki tarihe meraklı Albay Leake’le Midas Anıtı’nın yolları çakışmış! Albay Leake’in kitabı birçok Avrupalı arkeoloğu, bilim adamını, araştırmacıyı 20. yüzyılın ortalarına kadar Dağlık Frigya Bölgesi’ne çekmiş.

Bazı araştırmacılar; buradaki yoğun ormanlardan Midas Anıtı’nın zorlukla bulunabildiğini hatta bazı bilim adamlarının, anıtı bulamadıklarını yazmışlar 1880’li yıllarda. 19. yüzyılın sonlarında 20. yüzyılın başlarındaysa anıtın çevresinde ormanın lâfı edilmez olmuş.

 

untitled-55

Fotoğraf Sevil Okay

Ne oldu o yoğun ormanlara? Durup dururken yok olmadılar herhalde! Ne üzücüdür ki Türkiye her geçen gün çölleşiyor, sularımız azalıyor, denizlerimiz kirleniyor, topraklarımızın verimi azalıyor.

Frigya ve Friglerle ilgili fotoğraflar; Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki Friglerin Gizemli Uygarlığı adlı sergide çekilmiştir.

Kaynakça:

Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergisi-Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi

Frigler-Vikipedi

Frigyalılar- Anadolu Uygarlıkları

Midas-Vikipedi

Kibele-kübele: Vikipedi

William Martin Leake- Wikipedia

National Geographic

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

Kübele(oyun)-İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçıları- Günışığı Dergisi(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Dergisi S: 4)