KARAVAN TUTKUSU ( Kibele’nin Gözleri 5)

Raziye ile başta mesleğimiz olmak üzere pek çok ortak noktamız vardı. Bizi birbirimize yaklaştıran en önemli etkenlerden biriydi doğa. Çadırımızla doğanın bir parçası olabiliyorduk, bu bizi çok mutlu ediyordu. İkimizin de hayali; bir karavan almaktı. Kamp eşyalarımızın çoğu karavanda durur, arabamızın arkasına karavanı taktığımız gibi istediğimiz anda ülkemizin cennet köşelerinden birinde buluverirdik kendimizi.

r-o-arslan

Orhan Arslan-Raziye Arslan Folklor Çalıştırdıkları Öğrencileri ile (Raziye-Orhan Arslan fotoğraf albümünden)

Biz karavan hayali kurarken, şöyle yaparız böyle ederiz derken. Kalbim bir azizlik etti, 1994 yılında kalp krizi geçirdim.

orhan-arslan

Orhan Arslan (Orhan Arslan fotoğraf albümünden)

Doktorum:“Anjiyo yapılması gerekiyor, Afyon’da da yapılabilir; ama Ankara’ya gidersen iyi olur,” dedi. Doktorumun tavsiyesine uyup Ankara’daki Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine yattım. Anjiyo yapıldı, bir damarım tıkalıymış, damarı balonla açtılar.

O gece uyku tutmadı, hiç uyuyamadım. Zaman geçmek bilmiyordu, baş ucumdaki komodinin üzerinde duran Hürriyet gazetesini aldım, gazetenin her tarafını okudum, okumadığım tek ilanlar kalmış hâlâ sabah olmamıştı. İlanları da okumaya başladım. Satılık evler, arabalar, arsalar derken o ilanı gördüm.

dsc04661-karavan-ab

Fotoğraf Sevil Okay

Satılık karavan! Çok temiz çekme karavan satılık!

Bir anda kalbim hızla atmaya başladı. Bu ilan bana bir şey mi demek istiyordu? Karavan Maltepe / Ankara’daydı. Eee, ben de Ankara’daydım. Onu mutlaka görmeliydim, mutlaka! İlanı kesip ilaçlarımın arasına koydum. Ertesi gün doktor geldi, kontrollerim yapıldı. Doktora:

-Aşağıda çay içmek istiyorum, izin verir misiniz? diye sordum, doktorun yanıtı

-Tabii, oldu.

-Yalnız pijamalarla gezmeye alışık değilim, giysilerimi giyebilir miyim?

-Olur.

Sargılarımı açmışlar, üzerimdeki ağırlıkları-kum torbalarını almışlardı. Bir görevli yarım saat sonra giysilerimi getirdi. Giyindim.

Niyetim çay içmek değil, hastaneden kaçmaktı. Aslında öğleden sonra taburcu olacaktım, lâkin benim öğleden sonrayı bekleyecek halim yoktu. Satılık karavanı hemen görmeliydim. Karavanı görme heyecanıyla yola koyuldum. Yüksek İhtisas- İbni Sina Hastanesi’nden Maltepe’ye yürüdüm. Karavanın hatırına bir saat yürümüşümdür, taksi tutmak aklıma bile gelmedi. Karavanı gördüm, sahibiyle tanıştım. Karavanı çok beğendim, fakat yanımda onu alacak para yoktu. Bunu karavanın sahibi Orhan Bey’e söyledim. O da:

«Karavanı beğendin, ben bu karavanı sana satacağım, acele etmene gerek yok, ne zaman istersen gel al,» dedi.

Karavanı, gerçekten çok beğenmiştim, karavan hayaliyle hastaneyi buldum. Öğleden sonra taburcu oldum, akşam Afyon’daydım. Ertesi gün bankaya gidip para çektim, bir arkadaşımı yanıma alarak Ankara’ya döndüm. Kar yağıyordu, hava çok soğuktu. Gece yola çıkacaktık, Orhan Bey bize mani oldu. Havanın kötü olduğunu yola sabah çıkmamızın doğru olacağını söyledi. Arkadaşımla öğretmenevine gittik, eşine telefon eden arkadaşım annesinin rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığını öğrenince o gece apar topar Afyon’a döndü.Tek başıma kalmıştım. Ertesi gün kötü hava koşullarına aldırmadan karavanı arabamın arkasına taktım, zorlu bir yolculuk yaparak Afyon’a getirdim.

O karavanı uzun yıllar en iyi şekilde kullandık. Çekme karavanımızı arabamızın arkasına taktığımız gibi yollara düşüyorduk. Pek çok geziye gittik, keyifli tatiller yaptık.

 

Frigya ve Friglerle ilgili fotoğraflar; Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki Friglerin Gizemli Uygarlığı adlı sergide çekilmiştir.

Kaynakça:

Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergisi-Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi

Frigler-Vikipedi

Frigyalılar- Anadolu Uygarlıkları

Midas-Vikipedi

Kibele-kübele: Vikipedi

William Martin Leake- Wikipedia

National Geographic

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

Kübele(oyun)-İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçıları- Günışığı Dergisi(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Dergisi S: 4)