KİM DERDİ Kİ SULTANAHMET ESKİ CEZAEVİ LÜKS BİR OTEL OLACAK (Kentlerin Kraliçesi İstanbul 10)

Sultanahmet Cezaevi çok ünlüdür. Ünü pek çok önemli şairimiz ve yazarımızdan kaynaklanıyor. Türk Edebiyatı’nın önemli şair ve yazarları; Nazım Hikmet, Can Yücel, Necip Fazıl, Aziz Nesin, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Vedat Türkali… Sultanahmet Cezaevi’nde yatmış, orada zor yıllar geçirmiş; hiçbir zaman yazmayı bırakmamış, yeni eserler yaratmışlardı. Orada kim bilir ne acılar çektiler, neler düşündüler!

Sultanahmet Cezaevi

Sultanahmet Cezaevi                       Fotoğraf: İnternet’ten

80’li yıllara kadar cezaevi olan bina artık beş yıldızlı lüks bir otel. Sultanahmet Cezaevi’nin adı: Four Seasons. Sultanahmet Cezaevi’nde hapis yatan şairler, yazarlar, düşünürler yıllar yıllar sonra bu cezaevinin pahalı ve lüks bir otel olacağını akıllarının ucuna dahi getirmemişlerdir. Kimin aklına gelirdi Sultanahmet Cezaevi’nde bir kişinin, gecelik oda ücretinin binlerce lira olacağı, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlayacağı. Bu durum benim içimi çok acıtıyor, o lüks Four Seasons otelini ne görmek ne de oraya gitmek istiyorum.

VEDAT TÜRKALÝ ROP. KENT-YAÞAM. FOTOGRAF:GURCAN OZTURK. BIRGUN-IST. EKÝM-2004

Şair, roman yazarı, senarist Vedat Türkali (1919-2016)

Vedat Türkali ‘Sultanahmet Cezaevi’ adlı bir şiir yazmış. Birlikte okuyalım mı?

Sultanahmet Cezaevi

Sabah serinliği gün ağarıyor

Demir taş küf yosun

Sen böyle gecenin ortasında

Olan bitenden habersiz

Uyuyor musun?

Güvercin sesi çocuk sesi tren sesi

Parmaklıklara yakışmayan ne varsa

Duvarlarında

Güneş bütün gün çağıradursun

Elden ne gelir

Yaşamak böyle kanlı akarsa

Maviliğin dibinde böyle gözyaşları

Kirli ağır durgun

Daha bir süre akıp gidecek duvarlarında

DSC01856.-STL ESKİ CEZAEVİ ESERLERİ Ajpg

Sultanahmet Eski Cezaevi Kazılarından Çıkarılan Bir Eserin Parçası

Lüks otelin 17 dönümlük bahçesinden Büyük Bizans Sarayı’nın kalıntıları, Bizans’la birlikte Osmanlı ve Hellenistik döneme ait yüz binlerce eser, 7. ve 10. yüzyıla ait freskler, mozaik döşemeler, hamam kalıntıları, sarnıçlar ve Büyük Saray’ın Halke Kapısı adı verilen giriş kapısı ortaya çıkarılmış. Bu alan arkeolojik park yapılacakmış. Bu arada Four Seasons da 50 odalık bir ek inşaat yapmaya başlamış tarihi alanın üzerine, gerekli yerlerden izin alarak.

DSC01864STL-e.cezaevi hamam ab

Sultanahmet Eski Cezaevi Kazılarında Bulunan Hamam

DSC01852stl ESKİ CEZAEVİ ATarihi alana temel atılmamış, 2,5 metre yüksekliğinde çelik ayaklar üzerine inşa etmeye başlamışlar ek otel inşaatını. Nasıl olduysa Unesco’dan bile olur almışlar! Ama bazı yayın organları ve kuruluşlar durumu mahkemeye götürüp otel inşaatını durdurmuşlar, bu arada kazılar da durmuş. Otel yöneticilerinin söylemlerine göre tarihi alanın ortaya çıkarılmasının finansmanını otel üstlenmiş, milyonlarca dolar harcamış.

DSC01867-Sul. eski cezaevi Osmanlı kabı a

Sultanahmet Eski Cezaevi Kazılarında Bulunan Osmanlı Kabı

Mahkemenin otel inşaatını durdurma kararını Kültür ve Turizm Bakanlığı, Fatih Belediyesi ve inşaatı yapan firma Sultanahmet Turizm A.Ş. Danıştay’da temyiz etmiş. Danıştay, yerel mahkemenin verdiği kararı doğru bulmuş, itirazı geri çevirmiş. Bakalım bundan sonrası ne olacak? diye sorsak da. Ne olduğu belli, Four Seasons Oteli, günümüzde lüks otellerden biri olarak turizme hizmet ediyor. Oda- restoran fiyatları yüksek olduğu halde müşterisi bol.

DSC01859-a.jpgTarih öğretmenim Nuran Hanım; Sultanahmet’te yürürken bastığınız her taşa dikkat edin, yürüdüğünüz yerin altında başka uygarlıklara ait saraylar, hamamlar, dini mekânlar, dehlizler, kanallar olabilir, derdi. Onun anlattıklarını heyecan, korku ve şaşkınlıkla dinlerdik. Yerin altında başka yerleşimlerin olabileceğini aklımız almazdı. Aradan yıllar geçti, Nuran Öğretmenimin anlattıkları bir bir çıktı! Gazetelerden okuduğuma göre Avrupa’nın ilk üniversitesi sayılan ve Bizans imparatorlarının misafir ağırladığı Magnaura Sarayı, yapılan kazılarla toprağın on üç metre altından tüm ihtişamıyla çıkmış, dört katlı saraydan çıkarılan tarihi eserler Büyük Saray Mozaikler Müzesi’ne teslim edilmiş. Özel mülk olan saray, sahibi tarafından 12 milyon avroya satışa çıkarılmış.  Böyle bir şey nasıl olabilir diye düşünebilirsiniz, şayet siz bir bina almışsanız ve o binanın altında daha sonra eski bir yapı bulursanız bulduğunuz eski yapının mülkü de size geçiyormuş kanunen. Yani bulduğunuz daha önceki uygarlıklara ait bir saray da olsa onu istediğiniz gibi satabiliyormuşsunuz. Bunun bir örneği de Magnaura Sarayı. Sultanahmet’teki restoran ve cafelerden birinin altında da Magnaura Sarayının bazı bölümleri var,  restoranda yemek yedikten sonra altında bulunan sarayı da gezebiliyorsunuz.

Magnaura-Sarayi-1

Sultanahmet’te Bir Restoranın Altında Bulunan Magnaura Sarayı’nın Bir Bölümü   Fot. İnternet

Magnaura Sarayı’nın kayıp olan zevk odası ve hamam bölümü de Sultanahmet’teki Başdoğan Halı Sarayı’nın altında tesadüfen bulunmuş. Halı sarayının sahibi Mehmet Başdoğan Kültür Bakanlığı’na başvurup molozların çıkarılması için gereken izni almış ve iki arkeolog gözetiminde kazı çalışmalarına başlamış, yerin sekiz metre altındaki sarayın odalarından kısa sürede 670 kamyon moloz çıkarılmış. Bu kazının tüm masrafını Mehmet Başdoğan karşılamış.

Tarihe karşı sorumluluğumu yerine getirdim, burası tüm insanlığın ortak malı, Magnaura’yı görmek isteyenlere kapım açık, diyen Mehmet Bey gelen ziyaretçileri genellikle kendisi gezdiriyormuş. Uzun zamandır Mehmet Başdoğan’ın müzesini gezmek istiyordum. Belki müze demem yanlış, zira Devlet özel mülkiyete ait bir yerin müze olamayacağını söylemiş Mehmet Başdoğan’a. O da burayı sanat galerisi ve tiyatro oyunlarının oynanacağı bir sahne yapmak istiyormuş. Yıllar önce İstanbul Tiyatro Festivali’nde burada bir oyun sergilenmiş.

Yurdanur-Ergun Öztan-g ab

Yurdanur-Ergün Öztan ( Yurdanur-Ergün Öztan Albümünden)

Mehmet Başdoğan’ın halı sarayına gittik, Mehmet Bey mağazada yoktu. Magnaura’yı onunla dolaşamadık. Ergün’le ışıklandırılmış tarihi mekânı gezerken Bizans Dönemi’nde yaşıyor gibi hissettik kendimizi.

Magnaura’yı gezdikten sonra Arkadia Oteli’nin terasına çıktık, dört ay Aktur Kamping’de karavanımızda yaşamış, İstanbul’dan ayrı kalmıştık. İstanbul’u gezip dolaştıkça onu ne kadar çok özlemiş olduğumuzu anladık. Bugün bizim için tarihi yakından soluduğumuz özel bir gün oldu. Kahvelerimizi yudumlayıp Arkadia’dan görünen muhteşem manzarayı seyrettik.

R001-025 a-Arkadia'dan Sultanahmet ve Marmara Denizi

Arkadia Oteli’nin Terasından Sultanahmet’e Bakış  Foto; Sevil Okay

Sultanahmet benim için çok çok önemlidir; uzun yıllar yaşadığım, Ergün’e âşık olduğum yer! Sultanahmet demek annem, babam, ağabeyim demektir! Sultanahmet sevgidir, aşktır benim için!

R001-022.-Arkadia martısı ajpg

Arkadia’nın Martılarından Biri             Foto: Sevil Okay

DSC04890-Arkadia martılar a

Arkadia’nın Martılarından İkisi                  Foto: Sevil Okay

Arkadia Oteli’nin terasındaki martıları çok sevdik, herkes onları besliyordu, biz de onlara yiyecek verdik, nasıl akıllı bakıyorlardı anlatamam.

R001-028-ab Ayasofya-Sultanahmet Camii

Arkadia’dan Sultanahmet Camii ve Aya Sofya’nın Görünüşü        Foto: Sevil Okay

Sultanahmet Camii ile karşılıklı bakışan, söyleşen Aya Sofya, Aya Sofya’nın gerisindeki Topkapı Sarayı, Arkadia’nın karşısındaki Adalet Sarayı, İbrahim Paşa Sarayı’nın kubbeleri, karşı kıyıda Kadıköy, hayal meyal görünen adalar, sol tarafta Boğaziçi Köprüsü, arkamızda Yedikule, Bakırköy, Yeşilköy sahilleri… İstanbul ayaklarımızın altında, gözlerimiz İstanbul’u içmek istercesine seyrediyor.

R001-026-Arkadia'dan İstanbul'a bakış a

Arkadia’dan İstanbul’a Bakış                       Foto: Sevil Okay

İstanbul dört bir yandan yüksek mi yüksek binalarla kuşatılmış olsa da çok güzel! İstanbul, kendine değer vermeyenlere, onu hor kullananlara rağmen inadına güzel! İnadına çekici!

r001-054-a İstanbul Boğazı motorlarO, gizemli bir şehir! Zaman zaman gizlerini ortaya döküp bizi şaşırtıyor. O hep başrolde; başrolü hak etmek için de elinden geleni yapıyor doğrusu! 8.500 yıl önce tarih sahnesindeki yerini alan İstanbul’da kazılar devam ettikçe İstanbul’un kim bilir daha ne sırları ortaya çıkacak…

turgut-istanbul-martı 035-ag.jpgKültür, sanat kenti, güzeller güzeli İstanbul sen dün olduğu gibi bugün de ‘Kentlerin Kraliçesi’sin!..

One thought on “KİM DERDİ Kİ SULTANAHMET ESKİ CEZAEVİ LÜKS BİR OTEL OLACAK (Kentlerin Kraliçesi İstanbul 10)

  1. Geri bildirim: Lüks Cezaevi | Öğrenince Mutluyum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s