MARMARİS’İN ARTIK OLMAYAN KAMPİNGLERİ ( Bir Marmaris Aşığı Kâmil Dürüst 2)

Sayın Kâmil Dürüst’ü Marmaris Huzur Evi’nde kurduğu kütüphanede ziyarete gidip söyleşi yaptım. Doğa dostu olan, yıllarca Marmaris’te eşi ve kızlarıyla kamp yapan Kâmil Dürüst’e Marmaris’teki kampingleri uzun zamandır sormak istiyordum. Karavancılık ve kampçılıkla ilgili kitabımda onun da yerini almasını istiyordum.

PENTAX Image

Kâmil Dürüst Kurduğu Kütüphanede 

O her zamanki gibi kurduğu kütüphanede çalışıyordu. Yeni bir sergi hazırlamış; Muğla’da, Bodrum’da izleyiciye sunmuştu. Marmaris’in kamplarıyla ilgili neler anlatacağını çok merak ediyordum.  Sorumu hemen sordum.

DSC04370M.Kamil Dürüst ab

M. Kâmil Dürüst

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Marmaris

-Kâmil amca, sizin ve ailenizin kültür-sanatla ilgilendiğiniz kadar doğayla da ilgilendiğinizi, doğa dostu olduğunuzu, uzun yıllar özellikle Marmaris’te kampçılık yaptığınızı sizinle yaptığımız sohbetlerden biliyorum. Kampçılıkla ve Marmaris’teki kamplarla ilgili neler anlatabilirsiniz?

PENTAX Image

Marmaris

Kâmil Dürüst: -Kampçılık; doğayı sevmek, doğada yaşamak, betona hapsolmamaktır. Kişinin doğayla bütünleşmesidir; doğayı iyisiyle kötüsüyle, çiçeğiyle böceğiyle, sıcağıyla soğuğuyla, güneşiyle yağmuruyla kabullenmektir.

DSC06976 Marmaris-Çiçek a

SAMSUNG CAMERA PICTURES

DSC08339-Marmarıs-Tur. a

Marmaris

Kampçı doğaya zarar vermez, doğayı korur, doğayla uzlaşır. Ayrıca doğayı seven kişiler kültür ve sanatla yakından ilgilidirler. Kültürü, sanatı doğadan ayrı düşünmek yanlıştır.

Marmaris’te kamp yapmak olağanüstüydü! Kızlarım Beste ve Şiir Marmaris’teki kamplarda büyüdüler, doğayı delicesine sevdiler. Kampinglerde çok mutlu bir çocukluk geçirdiler.

DSC07016Marmaris a

Marmaris

Yeşil Marmaris eşsiz koyları, doğal güzellikleri, sevecen insanları, güzel havasıyla kampçıları, karavancıları geçmiş yıllarda kendine çekti. 1975 sonrası pansiyon ve küçük motel turizmi geçerliyken 1980’li yılların başlarında yatak kapasitesinin azlığı nedeniyle sessiz, sakin bir ortamda özgürce konaklamak isteyenler kampinglere yönelmişlerdi. O yıllarda Marmaris’in içinde ve çevresinde birçok kamp alanı yer alıyordu.

DSC04901 Marmaris a

Marmaris

Aktaş mevkiinde Pekuz Kamping, hemen yanında ziraat mühendislerinin ve yakınlarının kamp yaptığı Ziraatçılar Kampı diye bilinen geniş bir kamp alanı bulunmaktaydı.

Marmaris’in Uzunyalı Mevkii’ne doğru gelindiğinde pansiyonların aralarındaki ufak tefek alanlarda çadırlar kurulurdu. Bu bölgedeki en bilinen yerler; Adalıoğlu,  Acar gibi motellerdi. Eski hapishane yakınlarında ise Apollon Kamping bulunmaktaydı. Yaklaşık yüz-yüz elli çadır kurulabilirdi bu kampinge, aynı zamanda bungalovları da vardı. Özel iskelesi, restoranı, huzurlu ortamı ile üniversite gençliğinin, eğitim görevlilerinin tatil için buluşma yeriydi.

Hatipirimi ile Uzunyalı’nın birleşme yerinde de geniş bir alana yayılan As Kamping yer alıyordu. Burası yerli turistler tarafından çok tanınmış olmasa da yabancı turistlerin gözdesiydi.

Bir başka büyük kamping ise Turban kavşağının girişinde hemen sol tarafta yer alan Osman Berk’e ait Berk Kamping’di. 1984’te hizmet vermeye başlayan bu işletmede yüz çadır ve elli karavanın rahatlıkla konaklayabileceği büyük bir alanın yanı sıra bungalovlar bulunurdu. Yaz mevsiminde Almanlar, Hollandalılar Fransızlar ve İtalyanlar tatillerini geçirmek üzere burayı tercih ederlerdi.

PENTAX Image

Marmaris

Kampingleri tercih edenler taze sebze ve meyveyi, deniz ürünlerini yerli üreticilerden temin ederler, diledikleri şekilde pişirir, yer, içer, eğlenirlerdi. Güneşin, denizin, doğayla iç içe bir tatilin tadını çıkarırlardı. Gençler birbirleriyle kaynaşır, herkes birbirine adresini verir, uzun dostlukların ilk adımını atarlardı. Arkadaş grupları, her yıl aynı dönemlerde tatil yapmaya çalışırdı.

İçmeler Koyu’nun hemen başlangıcında mülkü Eşref Karaca’ya ait olan yerde Kara Mehmet Eren’in işletmeciliğini yaptığı Altın Sahil Kamping yer alıyordu. Muhteşem denizi ile birçok dostu buluşturuyordu. Kısa zamanda ünü yayılmıştı. Zamanla el değiştirerek on yıl kadar hizmet verdi.

1986-87 sonrası Marmaris’e talep arttıkça önlenemez bir hızla boş kamp alanları yerlerini irili ufaklı otel, motel ve apartlara bıraktı. Günümüzde Marmaris içinde hemen hemen hiç kamp alanı kalmadı. En yakın kamping yerleri Marmaris’ten yaklaşık yirmi kilometre uzaklıkta Datça yolu üzerindeki Çubucak ve İnbükü Orman Kamplarıyla, Bördübet’teki Amazon Kamping ve Marmaris’ten aşağı yukarı 40-50 kilometre mesafedeki Aktur Kamping’dir.

Yıl 1978… o zaman Marmaris keşfedilmemiş, doğa tahrip edilmemiş, beton binalar her yeri istila etmemişti. Bugün Laguna Otel’in bulunduğu yerdeydi kampımız. Harika bir yerdi!

DSC07038 Marmaris a

Marmaris

Orman denizle birleşir, denizin akıntısı her zaman suyu temizlerdi.  Ay kampımızın tam karşısından doğardı, ayın on dördünde denizi ışıl ışıl parlatırdı. Kampımızda elli çadır, SAMSUNG CAMERA PICTURESyirmi karavan vardı. Kampçıların çoğu yabancıydı, yerli kampçılar da doğayı hisseden, doğaya önem veren bilinçli insanlardı, has kampçıydılar. Profesörler, sanatçılar, öğretmenlerdi kampçıların çoğu.

Untitled_Panorama12g.jpg

Marmaris

Marmaris’e ulaşım zordu, yollar bozuktu, mahrumiyet vardı. Çadırlarıyla, karavanlarıyla gelenler Marmaris’in sakinliğine, doğasına, bozulmamışlığına sevdalıydı. Buradaki mahrumiyet bizler için önemli değildi, sanırım o mahrumiyet bile güzeldi.

Artık orada bir kamping yok, o kampingin yerinde büyük lüks bir otel var, o otel istediği kadar estetik, şık, lüks olsun, hiçbir zaman o ağaçlık, düz arazinin denizle birlikte oluşturduğu güzelliği yakalayamaz. Ne de olsa o beton! Doğallık bozuldu bir kere…”

Kâmil amcanın anlattığı kamp alanları artık yok, onun da dediği gibi her yer lüks otellerle, motellerle, apartlarla, pansiyonlarla doldu; Marmaris kentleşti.

Her geçen gün Marmaris’in çevresindeki orman alanları beton binalarla doluyor. Marmaris’e tepeden baktığınız zaman bunu daha iyi görebiliyorsunuz. Gelişme dedikleri bu mu? Ormanların yok olması betonun çoğalması mı?

6 thoughts on “MARMARİS’İN ARTIK OLMAYAN KAMPİNGLERİ ( Bir Marmaris Aşığı Kâmil Dürüst 2)

  1. Elinize sağlık. Mutlu günlerinize ortak oldum yazınızı okurken.
    Ne güzel isimler Şiir ve Beste 🙂
    Datça da yolunun insanlara korkutucu geldiği zamanlarda daha güzeldi… 😦
    Ilk çiçek resmi, beyaz olan, çok güzelmiş. Ismini biliyor musunuz?

    Liked by 1 kişi

    • Merhaba, Şiir ve Beste Marmaris’in eski kampinglerini anlatan Kâmil amcanın kızları. Kâmil amca ne yazık ki artık aramızda değil, ama ben onu sık sık anıyorum. Datça’nın eski hali sanırım çok daha güzeldi, büyük kentlerden kaçan insanlar ne yazık ki severek geldikleri yerleri de o büyük kentlere benzetiyorlar. O beyaz çiçeği ben de çok beğeniyorum, eylül sonlarında Hisarönü Körfezi’ndeki Kamelya adasında her yer bu çiçeklerle kaplı oluyor, ne yazık ki adını bilmiyorum, öğrenince size mutlaka söylerim.

      Liked by 1 kişi

  2. Kaleminize sağlık! Marmaris’e ilk gittiğimde ’77 ya da ’78 yılıydı. Sekiz, dokuz yaşlarındaydım. O yıllarda henüz doğallığını koruyordu. Yazınızı okurken mis gibi çam kokularıyla bezenmiş o küçük kasabaya giren iki yanı çamlı yolu hatırladım. Ne yazık ki yıkıp, yok etmekte üstümüze yok. Geçen ay Rodos’a gitmek için feribota Marmaris’ten bindik. Tepeden bakınca gördüğüm manzara o yıllara ait manzara değildi. Beton yığını yeşil göbeği delerek iç kısımlara kadar gelmişti. Çok, ama çok üzüldük görüntüye 😦

    Beğen

    • Evet, dediğiniz gibi ne yazık ki eski Marmaris yok. Yıllar öncesinden aklınızda kalanların yok olup gittiğini görünce insan çok üzülüyor. Her şey, her yer betonlasinca ne yapacağız, kimi suclayacagiz acaba? İyi ki varsıniz bunları paylaşabiliyorsunuz. Sevgiler

      Liked by 1 kişi

      • İnsanoğlu yeryüzündeki en acımasız, en yağmacı canlı maalesef:( Betonlaşmanın önüne geçememek çok acı. İstanbul’da kentsel dönüşüm adına şehrin bir kısmı yeniden inşa ediliyor. Akıllı bir yönetim, akıllı yöneticilerle çok akılcı çözümler üretilip, fırsat varken yeşile ağırlık verilmiş projeler yapılabilirdi. Ne yazık ki bugünün projelerinde yeşilin esamesi okunmuyor. Aklıma hep çocukluğumun çizgi filmlerinden Jetgiller’in yaşadıkları gökdelenler geliyor. Biz de ilerleyen zamanda sanırım mini jetlerimizle gökdelenler arası yolculuklar yapacağız 😦 Siz de iyi ki varsınız, bizi güzel anılarınızla donatıyor, yeşilin, mavinin bol olduğu hayallere yönlendiriyorsunuz. Sevgilerimle.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s