SERAMİK SANATÇISI CANDEĞER FURTUN

Seramik sanatçısı hocam Reyhan Gürses, bir başka seramik sanatçısını yazıp yazmayacağımı sordu. Ben çok net yanıtladım: “Hayır, başka bir seramik sanatçısını yazmayacağım.” Ama o anda gözlerinde Candeğer Furtun adını gördüm sanki. Ona bir başka seramik sanatçısı derken Candeğer Furtun’u mu kasdettin diye sordum. Evet, dedi. Neyse aradan on- on beş gün geçti, belleğim beni Candeğer Furtun’la ilgili düşüncelere yöneltti. Beyine tohum attınız mı siz düşünmeseniz bile o arka planda bazı konuları düşünüp atılan tohumları büyütüp geliştiriyor. Reyhan Gürses beynime Candeğer Furtun ile ilgili tohumları attı, beynim onları geliştirdi. Bana da araştırıp yazmak kaldı.

Ve Bertolt Brecht’in bir şiiri geldi aklıma.

“Yaşıyorsan hâlâ, deme hiçbir zaman:asla!

    Kesin değildir, kesin olan

   Bu olanlar sürüp gitmez böyle.

    Gün bitmeden var olacak olmaz dediklerin.”(Cesaret Ana) Bertolt Brecht

Bu şiirde söylenenler benim durumuma çok uydu. Hiçbir şey için kesin diye bir şey olmadığını pek güzel anladım.

Candeğer Furtun ile ilgili araştırmalar yaptım, bazı eserlerinin fotoğraflarını buldum internetten, hiç aklımda olmayan bir sanatçıyla ilgili yaptığım araştırmaları düzenleyip sizlere sunacağım. Reyhan Gürses gibi pek çok seramik sanatçısını etkilemiş Candeğer Furtun. 1936 doğumlu bir sanatçı, onu araştırdıkça hakkında yeni bilgiler ediniyorum. Ve iyi ki Reyhan Gürses söyledi de onu yazmaya karar verdim, diyorum. Gerçi ben onunla ilgili pek çok bilgiyi yeni öğreniyorum, onu yazanların yazılarından faydalanacağım, seramik sanatıyla ilgilenenler onu yakından tanıyabilir, ancak ilgilenmeyenler de onu tanıyacak, bu beni mutlandırıyor. Aslında fotoğraflarına baktığımız zaman sıradan bir kadın görüyoruz; eserlerine bakınca seramik sanatına yeni bir bakış açısı getirdiğini ve sıra dışı eserlere imza attığını fark ediyoruz. Fark edince de onu daha yakından tanımak istiyoruz. Kendisini  ilk seramik sanatçısı Füreya Koral’ın mirasçısı olarak görüyormuş, acaba öyle gördüğü için mi  Füreya Koral yaşarken onun ellerinin kalıbını alıp- pek çok sanat eseri oluşturan o elleri -sanat eserine dönüştürmüş Candeğer Furtun?

ilk kadın seramik san. füreyanın elleri c.f. 13

İlk Seramik Sanatçımız Füreya Koral’ın, Candeğer Furtun Tarafından Kalıbı Alınarak Yapılan Elleri

Belki de insan bedenini bir bütün halinde değil de parça parça uzuvlar şeklinde ele aldığı için  Füreya Koral’ın ellerini yapmıştır. Parçalanmış şekilleri neden yaptığını da anlatıyor Mahmut Nüvit Doksatlı’ya. İnsan biricikliğinin yitmesi, insan gövdesinin kaybolması, tıptaki ilerlemeler(bedenin çoğu bölümünün değişmesi-tıpta gövdeyi didik didik etmeleri, araştırmaları)hep onu parçaya itmiş ve anlatmak istediklerini sadece ellerle veya elin bir hareketiyle, bacaklarla anlatabileceğini düşünmüş.

Felsefede özelden genele ya da tek tek olgulardan genel önermelere geçmeye tümevarım deniyor.

Candeğer Furtun da sanki parçadan bütüne giderek eserlerinde tümevarım uyguluyor.

Eller, bacaklar, kollar yapıyor.  İnsanın parçalardan bütüne ulaşacağını, ne söylemek istiyorsa gövdenin değişik parçalarıyla söyleyebileceğini düşünüyor.

Candeğer Furtun kendini Füreya Koral’ın mirasçısı olarak görmekte haklı; çünkü çağdaş seramik tarihinin Füreya’dan sonra en önemli ismi olarak kabul ediliyor önemli sanatçılar tarafından.

c.furtun9

Candeğer Furtu

İşlevsel seramikten figüre uzanan çalışmalarıyla tanınan Seramik Sanatçısı Candeğer Furtun 1954-1957 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde, 1957-1959 yılları arasında da seramik bölümünde öğrenim görmüş. Aslında üniversiteye girmeden önce resim ve seramikle ilgilenmiyormuş , resim ve seramik ilgi alanında değilmiş. Asıl ilgi alanı felsefe ve psikolojiymiş. Kendisinin söylediğine göre “Ben kimim? Niçin buradayım? Ölüm nedir?  gibi sorular genç yaşından beri kafasını kurcalıyormuş. Her sanatçıyı etkileyen birtakım olaylar vardır, Furtun çok küçük yaşında(5) yeğenini kaybediyor, bu onu çok etkiliyor bunu da “vardı  yok oldu” diyerek anlatıyor( Mahmut Nüvit Doksatlı ile yaptığı mülakatta ve Nergis Abiyeva’nın yazdığı yazıda). İnsan onun için önemli… Çok küçük yaşlardan beri insana ilgi duyduğunu söylüyor. Akademi’deki bitirme kompozisyonunun da bir insan figürü, soyut bir çömlekçi olduğunu söylüyor Doksatlı’ya. 1970-1980 yılları arasında da anne-babasını ve yakınlarını üst üste kaybettiğini, esas o zaman var oluş, yok oluşla ilgili sorulara yanıt aradığını, ülkenin durumunun da kendisini çok etkilediğini anlatıyor.

Felsefenin sorduğu soruları sorarak seramikle düşündüklerini somut hale getirebilmiş ve kendisini izleyenlere düşündüklerini aktarabilmiş. Önce Akademinin resim bölümüne giren Furtun bu bölümde okurken modlaj derslerinde Hüseyin Hoca’sıyla çalıştığını, resimdense seramiğin kendisini daha mutlu ettiğini söyleyip 1957 yılında akademinin seramik bölümüne geçiyor ve 1959’da seramik bölümünden mezun oluyor.  Resim ve seramik bölümünde öğrenim görmesinin yanı sıra 1959-1960 yıllarında  İ.Ü. Kimya Fakültesi’nde kil araştırmaları yapmış bir sanatçı. 1960’larda Türkiye’de seramik yapım malzemelerinin ve değirmenlerin olmadığını, killeri tuğla fabrikalarından edindiklerini söylüyor kendisiyle yapılan mülakat ve röportajlarda. Toprakla öylesine haşır neşir ve toprağı öylesine seviyor ki yüzünü gözünü sarıp tavanda taş öğüttüğünü, boyalarını  kendisinin nasıl yaptığını anlatıyor. Kimya fakültesinde boşuna araştırma yapmamış, yaptığı çalışmaları yaşamına katmış. Kendi kilini kendisi yoğuran, kendi boyasını yapan usta bir sanatçı o.

1960-1961’de Eczacıbaşı Seramik Fabrikası’nda pek çok çalışmaya imza atan Candeğer Furtun 1961 yılında ABD’ye gider, Rochester Teknoloji Enstitüsünde öğrenim görür; 1963 yılında da Amerikan El Sanatları Okulu Seramik Bölümünde lisansüstü çalışmasını tamamlar. Aynı yıl Worcester El Sanatları Merkezi’nde ders verir.

B & W

Seramik Sanatçısı Candeğer Furtun

1965 yılından beri İstanbul’da bulunan özel atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.

c.furtun 7

Candeğer Furtun’un Elleri

Candeğer Furtun’un seramikle ilgili Nergis Abiyev ve M.Nüvit Doksatlı’ya şöyle diyor:  “Elini toprağa süren bir insanın kolay kolay topraktan ayrılabileceğini düşünmüyorum. Toprak hem çok yumuşak hem de çok inatçı, kişilikli bir malzeme.Düşüncelerimi olabildiğince toprakla gerçekleştirmeye çalışıyorum.”

c.furtun eseri 5

Candeğer Hanım gibi İstanbullu bir Seramik Sanatçısı olan Reyhan Gürses, Furtun ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Candeğer Furtun” benim için bir idoldür. Kendisiyle tanışma fırsatı bulduğum sanatçının eserlerine hayranlık duymamak elde değildi. Candeğer Hanım 1936 yılında doğmuş, yaşına ve yaşadığı döneme rağmen bence pek çok gençten daha genç bir vizyona sahip. O, bana ve seramiğe gönül veren pek çok kişiye öncülük etmiş bir sanatçıdır.

c,furtun 6

Candeğer Furtun’un Bir Eseri

Bir başka seramikçi Sevim Çizer de Candeğer Furtun’dan etkilenmesini şöyle anlatıyor: “Seramik başlangıçta bilgi sahibi olduğum bir alan değildi, doğal olarak zaman içinde bilgilendikçe ilgim de arttı. Ancak seramiği öğrenmeye başladıktan sonra şüphesiz beni etkileyen sanatçılar oldu. O dönemlerde  Candeğer Furtun’un İstanbul’da bir sergisi olmuştu, ben müthiş etkilenmiştim.

c.furtun8--ceramic-art

Candeğer Furtun’un Bir Eseri

Seramik çamurunu plastik malzeme olarak kullanırken son derece rahat, doğal, yumuşak ve inanılmaz bir hüner ile biçimlendirmesi ve adeta ruhunu çamura aktarması beni çok etkilemişti.”

3e67d52e3e05ba39b7958a78d8521716

178c95ea1840593014dd86b8f2059138--ceramic-art

Candeğer Furtun Eserleri

c.furtun 10f8ea9626e0a6f3545beb6d82faa66e84c.furtun 11

Candeğer Furtun pek çok sergiye katılmış. 2017 yılında en son katıldığı sergi 15.İstanbul Bienali’ymiş.

c.furtun --ceramic-art-more

Candeğer Furtun Eserleri

Candeğer Furtun'un Bir Figür adlı eseri

Candeğer Furtun’un Bir Figür Adlı Eseri

candeğer furtun eseri 4candeğer furtun eseri 1

40598458_298797330713070_8822066532255507048_n

Rabia Çapa, Candeğer Furtun tarafından tasarlanan açılış kıyafeti ile

maxresdefault1950’li yıllardan beri seramikle uğraşıyor, iyi ki seramik yapmış ve birçok sanatçımızı etkilemiş. Onlara seramikle nasıl çağdaş olunabileceğini anlatmış.

15. İstanbul Bienali konusu: İyi bir komşu kimdir?

candeger-furtun-12017 yılının Eylül ayında başlayan  15.İstanbul Bienali’nin ilginç konuğu Candeğer Furtun…   İstanbul Modern’de İyi Bir Komşu Bienali’ne dokuz çift bacakla katılmış Candeğer Furtun, yaptığı her eserin yaşamından kaynaklandığını söylüyor. Bunu da şöyle anlatıyor: Maçka Sanat Galerisi’nde oturur, toplantılar yapardık. Bu arada gelenler olurdu. Biz gelenlerin ilk önce bacaklarını görürdük.  Bacaklar da bundan doğdu sanırım.  Dokuz çift bacak yan yana oturuyor. Candeğer Furtun Türkiye’nin ikisi batıda altısı doğuda ve güneyde olmak üzere sekiz komşusu olduğunu söylüyor. İlk bakışta dokuz çift bacağı eşit görüyoruz. Ama yakından bakınca bir çift bacağın-soldan üçüncü- farklı olduğunu fark ediyoruz. Bir bacağın üzerinde seramikten yapılmış bir el var. Elin bacağın üzerinde duruşu kendine güvenen, oldukça sert bir erkeğin oturuşu gibi. O bacaklar trende, otobüste büyük bir rahatlıkla oturan erkekleri hatırlatıyor bizlere…

page_15-istanbul-bienalinin-kuratorlugunu-elmgreen-dragset-ikilisi-ustlenecek_138430394

15. İstanbul Bienali’nin Kuratörleri Michael Elmgreen ve İngar Dragset İkilisi

Daha önce üç kez İstanbul Bienali’ne sanatçı olarak katılan Michael Elmgreen ve Ingar Dragset1995 yılından beri birlikte çalışıyorlar. İkili; yerleştirme, heykel, performans ve tiyatro dâhil pek çok sanat türünde faaliyet gösteriyor. 15. İstanbul Bienali’nin kuratörlüğünü üstlenen “Bir bienal, pekâlâ bir diyalog platformu olabilir ve farklı fikirlerin, bakış açılarının ve toplulukların birlikte var olabileceği bir biçimde yapılabilir” diyen Elmgreen & Dragset ikilisiyle Sanat Tarihçisi Nergis Abiyeva röportaj yapmış. Ve ikili  Bacaklar’ı gördüklerinde akıllarına dünyanın pek çok yerindeki metrolarda erkeklerin oturma tarzlarına ilişkin eleştiriler ve tartışmalar geldiğinden bahsetmiş.

37079f199142ef0d045a2bee62d057e8Bu bacaklar yıllar önce 1992 yılında yapılmış. Yirmi beş yıl olmuş bacaklar yapılalı, farklı yıllarda farklı yerlerde defalarca sergilenmişler. Candeğer Furtun, bu bacakları yaptığında düşüncesinin farklı olduğunu, vücudun parçalanmışlığını,bireyin kayboluşunu ve kimliksizliğini anlattığını söylüyor.

Bacaklar15. İstanbul Bienali’nde:Bienal’i gezip bacakları görmedim, fotoğraflardan gördüklerim, okuduklarım ve izlediğim videolara dayanarak bacakların canlı bir şekilde durduğunu, sanki bir anda ayağa kalkıp hareket edeceklerini düşünüyorum. Komşumuzun en ufak ihtiyacında hemen harekete geçmez miyiz?  Komşular arasında dayanışma, umut ne kadar önemlidir.  Candeğer Furtun da Türkiye ve sekiz komşusunun birlikte huzurla oturup iyi komşuluk yapabileceklerini ve benzerliklerinin olduğunu vurguluyor 15. İstanbul Bienali’nde.

 

İnternet’ten Faydalanılan Yazılar:

15. İstanbul Bienali Candeğer Furtun You Tube

Sanat  işleri/Maçka Sanat Galerisi’n-Mahmut Nüvit Doksatlı’nın Candeğer Furtun’la yaptığı söyleşi – You Tube

Nergis Abiyeva- Art Unlimited-Toprağın Direncinden Varoluşun Sessiz Direnişine Candeğer Furtun

Minesanat.com-Candeğer Furtun

Ariel Sanat-Candeğer Furtun

Tiyatrolar.com.tr -Candeğer Furtun

Vikipedi- Candeğer Furtun

Warhola- 15. İstanbul Bienali Üstüne

Seramik Sanatçısı Sevim Çizer-Sevgi Molya-Mimar

15. İstanbul Bienali-Sanatçı Buluşmaları-Candeğer Furtun-İstanbul Kültür Sanat Vakfı(Video)

15. İstanbul Bienali-Bienal Arşivi

Elmgreen ve Dragset- Ekşi Sözlük

Candeğer Furtun’un eserlerinin resimleri internetten alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s