ALMANYA’DA BİR ORTAÇAĞ KASABASI AHRWEİLER

Köln’den yola çıktık, ilk önce Bonn’a geldik, Köln ile Bonn birbirine çok yakın iki şehir,aralarında 10 ya da 15 kilometre var. Havaalanları bile aynı, Köln-Bonn Havaalanı. Bonn eskiden başşehirmiş. İkinci Dünya Savaşı’nda bütün şehir yerle bir olmuş; ama Bonn’a bakınca sanki savaşta tüm binaları yıkılmış bir şehir gibi değildi, binalar öylesine güzeldi ki hepsi asıllarına uygun olarak yeniden yapılmış. Sanki 2. Dünya Savaşı’nı hiç yaşamamışlar gibi, Bu sadece parayla olacak bir iş değil, vizyonda gerekiyor. Bonn’u geçtik.

Görüntü107-a

Ahrweiler’a Gitmek İçin Roro’ya Bindiğimiz Yerdeki Evler ve Ağaçlar

Görüntü102aGörüntü119-aRhein nehrine gelip bir roro gemisine bindik , karşıya geçip Ahrweiler ‘a geldik Ahrweiler küçük bir kasabaydı;  tam bir ortaçağ kasabasıydı,

Görüntü137

Ahweiler

On üçüncü yüzyılda yapılmış olan kentin surları, kuleleri, kapıları ve hendekleri ile günümüze kadar gelmiş. Biz aracımızı dışarda bir yere park ettik; daracık sokakları olan bir kasabaydı ve araçlar içeri alınmıyordu. Yağmurlu bir hava da olsa keyfimize diyecek yoktu.

Görüntü130

Ahrweiler’ın Şirin Evleri ve Dar Sokakları

Renkli evleri öylesine şirindi ki,,, Tamamı değil, ama her evin yarısı ahşaptı, çok güzel süslenmişti ahşaplarla ve bir çok şarap evi vardı. Zaten ahşap her şeyi daha güzel ve sıcak gösteriyor. Yağmur da yağsa, hava soğuk da olsa her şey güzeldi. Sokaklar oldukça kalabalıktı, bizler de o kalabalığa karıştık, kendimizi farklı hissetmedik ama ben Ahrweiler’a daha sakin bir zamanda gitmek ve daracık sokaklarında kafama göre dolaşmak, şarap evlerine girip oturarak onların ürettiği şarapları tatmak isterim.

Görüntü132

Ahrweiler’da Bir Şarap Evi

Zaten burada 1874 yılından beri şarapcılık yapılıyormuş, 70’den fazla şarap üreticisi bulunuyormuş , şarap evlerinde tadılacak olan şaraplar kendi mahsulleri . İnsanlar karnavala çok değişik kıyafetlerle ve mizansenlerle katılıyorlardı. Daha önce görmediğimiz giysiler üzerlerindeydi, değişiklik hepimizi çok heyecanlandırdı. Bir Ortaçağ kentinde böylesine gösteriler izlemek çok hoştu!

Görüntü131

Ahrweiler’da Karnaval Geçidi

Görüntü123

Ahrweiler-Karnaval

Görüntü124

Ahrweiler

Görüntü126

Ahrweiler

Görüntü129

Ahrweiler, Poposuna  Başka Bir Popo Giyen Bir Kadın

Görüntü125

Ahrweiler

 

Görüntü127

Ahrweiler’ın 13.Yüzyılda Yapılmış Surları ve Karnavala Katılanlar

Görüntü128

Ahrweiler Evleri ve Rengarenk Giysileriyle Karnavala Katılanlar

Biz şarap evlerine giremedik, zira Ahrweiler’da  da karnaval vardı ve geçit töreni gözlerimizin önünde gerçekleşiyordu, herkesin giysileri çok değişik ve ilginçti.

Görüntü134

Ahrweiler Evlerinden Biri

Ahrweiler Sadece günümüzde değil eskiden de çok beğeniliyormuş Keltler, eski Romalılar, Germenler, Fransızlar art arda Ahrweiler’a yerleşip burada yaşamışlar.

Görüntü135

Ahrweiler -Karnaval Geçidinden Sonra Temizlenmeyi Bekleyen Dar Sokaklar

Karnaval geçidinden sonra sokaklar kirlendi, Ahrweiler Belediyesi’nin araçları gelip dar sokakları temizleyecekmiş, günlerce sokaklar kir-pas içinde kalmayacakmış. Bunu öğrenmek bizleri memnun etti. O güzelim kasabaya bu kirlilik yakışmıyordu.

Görüntü133

Ahrweiler

Piskoposlar, Lordlar ve bazı devlet büyükleri Ahrweiler’ı yaşamak için seçmişler. Bu kasaba’nın evlerine, surlarına hiç el değdirilmemiş, yüzlerce yıl önce yapıldığı gibi bırakılmış. Bu kasabaya girince insan kendini rüyada zannediyor. Burası sanki büyülü bir yer. Daha önce de başka bir yazıda yazmıştım, Ortaçağ’da burada yaşamak ister miydim? Hayır! İstemezdim. Oraya gezmek için gitmek en iyisi…

Aradan yıllar geçti; ama Ahrweiler kasabası  belleğimde capcanlı duruyor.  Ahrweiler’ın doğusunda Rhein nehri, batısında Eifel Dağı var. Doğu ile Batı arasındaysa Ahr Vadisi bulunuyor, Ahr Vadisi’nde iyi üzümler yetiştiği için bu yörede şarapçılık ileriymiş. İyi ki Ahrweiler diye bir kasabayı gördüm, bize ders olmalı böyle yerler her şeyi yok etmemeliyiz, yeni bir şeyler yapacağız diye. Eskinin de değeri vardır, İş ki biz ona değer verelim. Bir kent tarihiyle, yeni yapılmış değil eskiden kalmış evleriyle ve müzeleriyle vardır. Biz yeni bir yere niçin gideriz? Otantik yerler görmek, otantik yemekler yemek için değil mi? Özellikle değişik yerler  görmek ve doğanın içinde olmak  en çok istediğimiz şey…  

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s