SALVADOR DALİ İSTANBUL’DA

Salvador Dali 1904 yılının Mayıs ayında İspanya’da doğan Katalan sürrealist ressamdır. Eserlerinde gerçeküstü olan bize acaip ve çarpıcı gelen düşsel olarak tasarlanmış bir sürü ilginçlik vardır.Eserlerindeki ilginçlik sıradışı bir ismi ve yaşamından mı gelmektedir acaba?DSC06112-a Picasso gibi onun da oldukça uzun bir adı var.Biz Salvador Dali diyoruz da gerçek adı Salvador Domingo Felipe Jacinto Dali Domenech’tir.

DSC06119-a
Salvador Dali Çocukken
DSC06120-a
Salvador Dali’nin Ailesi

Sıradışı yaşamı, kendisinden önce ölen erkek kardeşinin adının ona verilmesi ile başlamış. Salvador Dali, 1973 yılında bu konuyla ilgili şöyle yazmış; “Doğar doğmaz tapınılan bir ölünün ayak izlerinden yürümeye başladım. Beni severken hâlâ onu seviyorlardı aslında. Belki de benden çok onu. Babamın sevgisinin bu sınırları yaşamımın ilk günlerinden itibaren çok büyük bir yara oldu.”

Ölen kardeşinin isminin ona verilmesi, ölen kardeşine aşırı derecede benzemesi anne-babasını onu ilk çocukları gibi görmesini sağladı anlaşılan. Çocuk için bu korkunç bir şey olmalı, anne-baba çocuğunu sevmez mi hiç? Dali’yi anne-babası sevse bile, o sürekli benden önce doğan kardeşimi seviyorlar beni aslında sevmiyorlar diye düşünmüş. Bu da onu, daha fazla dikkat çekmeye, hele çocukken daha agresif biri olmaya itmiş olabilir. Nitekim kaynaklar Salvador Dali’nin küçükken despot bir çocuk olduğunu söylüyor. Düşünebiliyor musunuz kendinizin sevildiğine inanmıyorsunuz. Bu çocuğu ne kadar kötü hale getirir. Dali de ömrü boyunca ailesinden görmediği sevgiyi aramış durmuş. Ailesinin dikkatini çekebilmek için ne gerekiyorsa yapmış. Kimi zaman histeri krizleri geçirmiş, kimi zaman sanki abartılı bir oyunda oynar gibi teatral hareketler yapmış. Bu da ömrünün her bölümünde sürmüş. Acaba anne-babası gerçekten onu sevmedi mi? Dali bu düşünceye durup dururken mi kapıldı?

Çok değişik bir kişiliği var Dali’nin, baktığımızda sanki çocukluktaki sevgisizlikten kaynaklanıyormuş gibi geliyor. Neyse ki resimlerinde farklılıkları istediği gibi yapmış. Onun resimlerini görünce oldukça şaşırıyoruz. Yazar Zeynep Oral gençken onunla bir röportaj yapmış sanırım Fransa’da. Onun bu röportajını okuduğumu anımsıyorum sisler arasında. Dali o zaman yirmili yaşlarda olan Zeynep Oral’ı çıplak karşılamış. Zeynep Oral buna çok şaşırmış, Dali’nin gerçeküstücü, değişik bir ressam olduğunu biliyormuş; ama kendisini çıplak karşılayacağını hiç ummamış. Dali, sanırım onun şaşkınlığıyla çok eğlenmiştir. Zaten bu kadar farklı biri ve ilginç resimleri olmasa onu yazmaya gerek duymazdım.

Salvador Dali

Dali, ilk resmini 10 yaşında yapar, yaptığı bu resim onun kendi portresidir ve adı ‘Hasta Çocuk’tur. Annesi onun resimlerindeki gücü görür ve onun resim kursuna kursuna gitmesini sağlar. İyi bir ressam olan öğretmeni Juan Nunez’den  kara kalem resim yapmayı öğrenir. Daha sonra  Katalan empresyonist ve realist ressamlarını tanır. Dali’nin resimlerine baktıkça onun çok yetenekli , hayal gücünün olağanüstü olduğunu anlarız, ama bu yetenek eğitimle taçlandığında gerçekten harika oluyor. Dali sanırım, on altı yaşındayken, ben bir dahi olacağım demiş. Bence dahi de olmuş gibi görünüyor.

juan grisindir (15)
ispanyol,kübist ressam Juan Gris(1887-1927)

Bu ressamları tanıdıktan sonra Fransa’da yaşayan ama 1887 yılında Madrit’te doğup 1927’de Fransa’da ölen kubist İspanyol ressam ve heykeltraş Juan Gris’i tanır, Gris bir dönem onun öğretmeni olur.

DSC06113a
Salvador Dali

1920’lerin başında San Fernando Akademisi’ne başlar; ama anarşist hareketlerinden dolayı okuldan atılır. 1923’te Girona’da bir süre tutuklu kalır. Yine aynı yıl kendisi gibi  sürrealist olan yönetmen ve senarist Luis Brunuel ve şair Federico Garcia Lorca ile tanışır. Daha sonra okula kabul edilse de yine atılır, bu sefer bir daha alınmamak üzere(1926). Sonraki yıl Picasso’yla tanışır. Picasso ile tanıştıktan on yıl sonra da yazar Stefan Zweig, Dali’yi Londra’da Sigmund Freud’la tanıştırır.

Fark yaratmayı, farklılıkları , insanları şaşırtmayı seven Dali’nin kadınlarla ilgili düşünceleri de değişikti. Kadınlar onun erotik fantezileri için gerekliydi ve kadınlarla pek ilgilenmiyordu. Ta ki Gala ile tanışana kadar.

DSC06125-aPeki Gala kimdi? Gala, gerçeküstücülük akımının kurucusu 20. yüzyılın önemli şairlerinden Paul Eluard’ın on iki yıllık eşi ve bir Rus avukatın kızıydı. 1926 yılında Gala ile Cadaquez’de tanıştı, Dali ve Gala birbirlerine aşık olup iki ay içinde birlikte yaşamaya başladılar. DSC06135-a Daha sonra da evlendiler, aşağı yukarı birliktelikleri elli yılı buldu. Gala Dali’nin hem modeli, hem arkadaşı, hem esin perisi, hem büyük aşkı daha doğrusu Dali’nin her şeyi, yaşamını yöneten kişi olmuştur. Fotoğraflarından gördüğümüz kadarıyla Gala  güzel bir kadındı. Ancak sadece güzellikle Dali’yi tutmak zor olsa gerek, güzel olduğu kadar akıllı bir kadın da olmalıydı benim düşünceme göre.

DSC06115-a
Port Ligat

Evleri Port Ligat’taydı, bugün de orada Gala ve Dali Vakfı’nın Müzesi bulunmaktadır.

Gala Dali’den on yaş büyüktü, acaba Dali annesine olan sevgisini Gala’da mı buldu? Zira Dali annesini çok severmiş ve annesinin ölümünden yıllar sonra şunları söylemiş: “Hayatımda aldığım en büyük darbeydi. Ona tapardım. Ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilmesine hep güvendiğim bir varlığın kaybını kabullenemiyordum.” Belki Gala da ona annesi gibi davranıyor, onu hoş görüyordu.  Onun aklına her zaman gereksinim duydu sanırım. Dali de Gala da savaşı sevmiyorlardı, önce İspanya İç Savaşı’ndan daha sonra Dünya Savaşı’ndan kaçmak için birlikte dünyayı dolaşmışlar. Apolitik olan Dali hem de Katalan olmasına rağmen İspanya İç Savaşı’nda General Franko’yu desteklemiş; bundan dolayı da çoğu Marksist olan diğer sürrealist sanatçılarla arası bozulmuş.

Salvador Dali ve Gala

Elli yıl bir yaşamı paylaşmak kolay olmasa gerek. Gala 1982 yılında vefat etti. Salvador  Dali 1989 yılına kadar yaşadı; ama Gala’dan sonra resim yaptığı pek söylenmiyor, yazılanlara göre eskisi gibi eser vermemiş. Gala mıydı onu resim yapmaya teşvik eden, yoksa yaşı ilerlediği için mi  pek fazla eser vermemiş? Dışarıdan verilen güç, başkaları tarafından kişinin desteklenmesi önemli; ancak insanın içinde bir şey yoksa dışarıdan ne verilirse verilsin hiçbir şey olmaz. Demek ki Dali’nin hem kendisinde bir yetenek vardı, hem de Gala onu iyi motive ediyordu. Peki beni Salvador Dali’ye iten neydi? Neden onu yazma gereği duydum, hem de doğum gününe yakın bir zamanda–doğum günü -11 Mayıs’mış- gerçi yazı doğum gününe yetişemedi ama; ben bir kere başladım. Yıllar önce Sabancı Müzesi’nde Salvador Dali sergisine gitmiştik arkadaşım Buket’le. DSC06137-aDali’nin  yağlıboya tabloları, çizimleri ve grafiklerinden oluşan eserleri, el yazmaları, fotoğrafları ve çeşitli belgeleri vardı. Belleğin Azmi adlı eserini, Dali 1931 yılında, yağlı boya olarak yapmıştı. Bu resimde erimiş saatler vardı. Zaten resmin diğer adı da ‘Eriyen Saatler’dir. Dali resimleriyle ilgili pek konuşmazmış, resmi; neden yaptığını pek anlatmazmış. Yalnız, ağustos ayında sıcaktan peynirin eridiğini görüp bu cep saatlerini erimiş bir halde çizmiş . Bazı eleştirmenlere göre Dali zamanın geçtiğini, soyut ve göreceli bir kavram olduğunu anlatmak istemiş ve bunu resimle anlatmış. Dali’nin pek çok resminde eriyen saatler var, bu da zamanla ilgili söylemek istediği pek çok şey var diye düşündürüyor beni.

Dali’nin Belleğin Azmi adlı eseri
DSC06148-a
Gala, Dali’nin modelliğini de yapmış

Salvador Dali, Picasso ve Stefan Zweig ile tanışıyor önce. Hatta, Picasso’dan çok etkileniyor, kübist resimler yapıyor. Daha sonra sürrealist bir ressam olarak devam ediyor. Sürrealizm(gerçek üstücülük) kurucuları

220px-AndreBreton
Andre Breton(1896-1966)Fransız yazar, şair, gerçeküstücü kuramcı
p.eluard siirparkı c om
Paul Eluard (1895-1952) Fransız şair, gerçeküstü kuramcısı

Andre Breton ve Paul Eluard’dı. Sürrealistlere göre yaşamdaki her şeyi bilinçaltı oluşturur. Bilinçaltına toplumla ilgili her şeyi(ahlak, din, yasa) atabiliyoruz, Ve bu bizi, biz farkında olmadan yönetiyormuş.  Sürrealist sanatçılar Sigmund Freud’un psikanaliz fikirlerinden de etkilenmişlerdir.

Dali’nin Bir Resmi
PİNTEREST9e3263de1b9746a930663b4e14b5a798
Sigmund Freud(1856-1939) Avusturyalı Nörolog, Psikanaliz Biliminin Kurucusu


Sabancı Müzesi- Dali’nin Meşhur Dudak Şeklindeki Koltuğu
Sabancı Müzesi

Dali; Sigmund Freud ile 1938 yılında ise tanışıyor, onun bir iki portresini yapıyor, Freud’un yazılarını ve yaptığı araştırmaları büyük bir ilgiyle izliyor. timthumb (1)Freud, Dali’yi ‘içten ve fanatik’ diye tanımlamış ve onun için “gözleri büyüleyici bir dünyayı keşfediyordu,” demiş.

Gala-Salvador Dalí Vakfı koleksiyonuna ait olan eserler vakıf dışındaki  en büyük geçici sergiymiş Sabancı Müzesi’ndeki sergi. Bu sergiyi Sabancı Üniversitesi, Sakıp Sabancı Müzesi(SSM), Akbank ve Gala-Salvador Dali Vakfı işbirliğiyle oluşturmuşlar. Salvador Dali’nin bütün eserleri olmasa da oldukça zengin bir retrospektif sergisiydi. Sergide ;yağlı boya tablolar, fotoğraflar, çizimler, grafikler, el yazmaları ve bir sürü belge vardı.
Zaman zaman sergide çektiğim fotoğraflara bakıp Dali’yi yazmalıyım diye düşünürdüm. Sonra dünyamıza Korona diye bir virüs dadandı, tüm dünyayı kapattı, ben de evde kapalı kalınca Dali’nin sergide çektiğim resimlerini tekrar tekrar izledim, bu fotoğraflar beni rahatsız etmeye başladı, araştırmaya başladım, araştırdıkça Dali daha çok ilgimi çekmeye başladı. Dali ve resimleri gündeme geldi. Aslında öyle çok resimleri ve çizimleri var ki hepsini yayımlamak isterim; ama ne yazık ki mümkün değil.

Meryem Ana ve İsa

7 thoughts on “SALVADOR DALİ İSTANBUL’DA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s