ŞİİRLER(2)

Altın Çağ

Mutlu bir altın çağ olduysa eskiden,

Niçin bir kez daha olmasın?

Her şey dönüp dolaşıp

Gelmiyor mu eski yerine?

Düşündüğüm, öğütlediğim gibi benim

Paylaşsaydı insanlar

Yararları, mutluluğu ve ahlakı

Cennet olurdu dünya…

Uyanık, temiz sevgiler gelirdi diyorum

Azgın, kör sevgiler yerine

Yalan dolan, bilgisizlik yerine

Gerçek bilgi gelirdi

Ve kardeşlik zorbalığın yerine Tommasso Campanella(1568-1639/ İtalyan Düşünürü)

Sen Özgürlük müsün

Nerden düştü

Neden düştü aklımıza

Bir kış ortasında buluşmak!

Ben sana

Sen bana

Böylesine alışmak!

Yolları kar kaplamıştı oysa ki

Zordu gelişin

Zordu kavuşmak

Nerden düştü

Neden düştü aklımıza,

Bir kış ortasında buluşmak.

İçimize zor açılan

Açılmamış bir gül koymak! Orhon Murat Arıburnu

Şairle “Yüzleşme”

Sizin gördüğünüz gibi beni

ben de sizi görüyorum artık.

Gelin yüzleşelim öyleyse.

Benim karanlıktan sıyrıldığım gibi

siz de adım atın aydınlığa

kurtulun suskunluktan

birlikte soracağımız her soruyla:

Gece mi k

aranlıktır yalnız!

Geceden başka yok mu

karanlık olan?

Kapkara giysiler gibi

dışımızdan mı kuşatır bizi gece!

Ya, bir yasın damarlarımızda biriken tortusu?

Ya, derinlerde bir yerde

demir attıysa kuşku

gün yeni doğsa bile aydınlık olur mu?

İçimize çektiğimiz

sabah serinliği

kapkara bir duman gibi

dolmaz mı ciğerlerimize

hala söküp atamamışsak korkuyu?

Ya… Kemal Özer

TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ( KARYA KEÇİLERİ-7)


Taşlıca’ya yine bizi bir minibüs getirdi. Yürüyüşümüze başladık, hava biraz kapalı gibiydi. Taşlıca tam adı gibi Taşlıca idi. İlk olarak bizi hoş çiçekler karşılasa da taşlar öyle böyle değildi. Yürümek zor oluyordu.

TAŞLICA-ÇİÇEK
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ – ÇİÇEKLER
TAŞLICA- ÇİÇEK
TAŞLICA
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ-TAŞLICA ÖNÜNDEKİ ADA
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ-YÜRÜYÜŞÇÜLER- FATMA YETİŞ-ÖZGÜR ERKUT-MİTHAT OKAY
DOĞAL KAYA SAKSI
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ- RAHİME KALKAN
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ- AYSEL KARAOSMANOĞLU
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜ-YÜRÜYÜŞÇÜLER
TAŞLICA YÜRÜYÜŞÜNDE BÜLENT, KÖPÜK ve BADİ DİNLENİRKEN
DOĞAL KAYA SAKSI

Kaya saksıları çok beğendim. Onları hep bir nesneye benzettim. Saatlerce o taşlı topraklı yoldan yürüyüp Taşlıca’ya geldik, orada bir şeyler yedik, çayımızı içtik. Köyün kahvesi dikkatimizi çekti, her yerde kahveler var ve buralarda köyün tüm dedikodusu yapılıyor. Sakın dedikodunun kadınların işi olduğunu söylemeyin inanın yaşlı adamlar öyle dedikodu yapıyorlar ki ağzınız açık kalıyor.

TAŞLICA
TAŞLICA
TAŞLICA-KAHVE

Taşlıca yürüyüşü zor olduğu kadar keyifli bir yürüyüştü. Öyle güzellikler gördük ki bütün yorgunluğumuzu unutturdu. Taşlıca adası, dantel gibi koylar, çiçekler, doğal kaya saksılar,kayalar hepsi bizleri öylesine mutlu etti ki…

MİNE’NİN ÇİÇEKLERİ

Kuzenim Mine’nin Köln’deki evinin bahçesi, pek büyük değil, ancak büyük olmayan bahçedeki çiçekler, nasıl açmışlar,çok sıhhatliler. Bunun bence nedeni, Mine bahçem küçük demiyor, çiçeklerle çok güzel uğraşıyor. Çiçekleri suluyor, onlarla konuşuyor, topraklarını değiştiriyor, kuruyan yaprakları üzerinde bırakmıyor. Bunları her sabah yapıyor, en az bir buçuk- iki saatini onlara ayırıyor. Bu kadar bakıma çiçekler de çok güzel açıyorlar. Her yerden bir güzellik başını uzatıyor, biz de tüm güzelliklerimizle buradayız, diyorlar sanki. İnsan onlara bakmaya kıyamıyor, ben de fotoğraf makinemle onların geleceğe kalmasını istedim, deklanşöre basıverdim. Bazılarının ismini biliyordum, bazılarını da Mine’ye sordum, o bana Latince isimlerini gönderdi, ben de bazılarını yazdım ve bazı çiçek fotoğraflarını da Mine çekti.

Çiçekler
Değişik Bir Ortanca-Hortensien
Papatya(Margarita)
ÇİÇEKLER

FUGSCHEN
RODEDENDORUN FOTO: MİNE BRİNGMANN

KİE BLATT SCHNİE BALL

Foto: MİNE BRİNGMANN

Rodedendorun. Foto. Mine Bringmann

Vanilya Ağacı

Foto: Mine Bringmann

ALPEN WEİLCHEN FOTO: MİNE BRİNGMANN
ÇİÇEK FOTO: MİNE BRİNGMANN
DİPLEDENİA FOTO: MİNE BRİNGMANN

Köln’ün banliyosundaki evlerin çoğunun önünde öbek halinde lavantalar ekili, üstlerinde Sarıca arıya benzer arılar uçuşmakta, ama bu arılar Sarıca arılar gibi insanı sokmuyorlar ve başka arıları kafalarını kopararak öldürmüyorlar, sadece tozlaşmayı sağlıyorlar. Önce onları görünce Sarıca arı zannettim, ödüm patladı. Gerçeği öğrenince rahatladım.

Tere’nin çiçeğinin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum, onu öğrenmiş oldum.

KRESSE-TERE

MP

PAPATYALAR
GÜLE BENZER BİR ÇİÇEK
ÇİÇEK
BİZİM BİLDİĞİMİZ ORTANCA- HER RENGİ OLUYOR.
ORTANCA
ÇİÇEK

KÖLN’DEKİ BİR NİKAH SALONUNUN BAHÇESİNDEKİ ÇİÇEKLER

Köln’e yakın bir nikah salonu, kuzenimin oğlu Meriç’in nikahındayız. Nikah salonunun bahçesinin ortasına çiçek ekmişler, Her bir çiçek bir diğerinden güzel, bildiğim çiçeklerden değil; ama ben yine de onların fotoğraflarını çekmek istedim .Çok güzeldiler. Hepsi toplu halde bir bütün oluşturmuştu. Bazı çiçekler bizim ülkemizde olsa da ben onların isimlerini bilmiyordum. Benim gözlerim ve gönlüm şenlendi. Sizler de çiçekleri görünce umarım mutlu olursunuz. Çiçekleri fotoğrafladım, öyle güzel bir birliktelik oluşturmuşlardı ki…Bahçenin ortasından bize sanki gülümseyerek bakıyorlardı.

Nikah Salonu Binası
Nikah Salonu

ŞİİRLER(1)

Bir defterimin arasında bazı gazetelerden kesilmiş şiirler buldum. Neredeyse bir saat onları okudum,sonra onları sizlerle paylaşmayı düşündüm. Hem onları yazmış olurum, hem de bu kadar yıl sakladığıma göre sizler de okursunuz.

Sessiz Olgunlaşma

Her şey oluyor ve yerini buluyor

beklemeye mecburuz yalnızca

ve mutluluğun

olgunlaşmasına

yılları ve yolları cömertçe

harcamaya

Ta ki bir gün

tanelerin olgun kokusunu duyasın

ve işe koyulup

tüm hasadı

derin depolarına

doldurasın. Christian Morgenstern

Şiirime Güz Damladı

Yorgunum, çok yorgunum

Gelincik dalına konan kelebek

Senin peşinden koşamam artık

Hayatın ipi kısaldı

Ceviz ağacına salıncak

Kuramam artık. Ali Çapan

Doyum

Tüm yaşamını

inandığı uğraşa veren için

en mutlu sondur bir gün,

‘biz insana inandık

biz yaşama inandık

insanla yaşam terketmedi bizi’

demek.

Hele kazanan halk ise

ölümsüz örnekler verildiyse…

Yaşamın bir bölümünü değil

tümünü vermişlerse…

İnsan ancak böyle insan olur:

Sabah-akşam kavgasını vererek

insan olmanın… Otto Castillo

Yaşadıkça

Yaşamalıyız mutlaka

Büyümesi için peşin çocukların

Binbir keyifle akan suyun,

hatta çiçekteki ağacın hatırına

Bir şey var ki biz dünyadakiler için

boyuna üzülmesi, boyuna dayanması düşüyor

Yaşadıkça altın yüreğinin bu pırıl pırıl dünyayı

bizimle yaşar her şey, sonsuz bir sevinç içinde

Bizimle hiç şüphesiz

alabalıklar, dere otları

Hiçbir şey daha güzel değildir herhalde

Dünyada hiçbir şey bizim ona baktığımız

duyduğumuz kadar yüreğimizde

Mutlaka yaşamalıyız

En çok da rüzgarda bir ağaç gibi hür

En çok keder içinde

En çok yaşamasını istediğimiz İlhan Berk