BİR DOSTU YİTİRMEK

Nedir ölüm? Doğduğumuzdan beri ona doğru hızla koşuyoruz; bunun hem farkındayız hem de değiliz. Yaşam ve ölüm yapışık kardeşler gibi… Birbirlerinden ayrılamıyorlar… Yaşarken ölüme yürüsek de genelde pek ölümü düşünmeyiz. Taa ki bir yakınımızı kaybedene kadar, onun ne kadar acımasız, korkunç olduğunu bir anda anlayıveririz. İki yıldır pek çok sevdiğimizi kaybettik. Hepsine öyle üzüldüm ki…

Bir iki gün önce çok uzaklarda yaşayan bir dostumu yitirdim. Uzaklarda yaşıyordu, belki uzun yıllar görüşemedik; ama onun oralarda yaşıyor olduğunu bilmek ne güzeldi! Sonra yitip gittiğinin haberini alınca sanki dün birlikteymişiz, çay içip uzun uzun sohbet etmişiz de ayrılmışız gibi hissettim ve onun bizleri bırakıp gitmesi beni çok çok üzdü. Birden boğazıma bir yumru oturdu, gözlerimden çağlayan gibi yaşlar akmaya başladı.

Artık sevgili dostum yok… Ama onun çok güzel bir yere gittiğine inanıyorum. İnsanın bir yakınını kaybetmesi çok acı. Pek çok kişi olan gidene oluyor, kalan yaşamını gayet güzel sürdürüyor, der. Evet kalanlar yaşamını sürdürüyor; ancak ne acılarla o yaşam sürüyor, bu ne yazık ki bilinmiyor. Gidenin ardından yaşamını sürdürmeye çalışan kişi o acıyla yaşamayı öğreniyor, yaşamı hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor.

Evet dostum, sen artık yoksun, bundan sonra seni bizler yaşatacağız; sen bizim anılarımızda yaşayacaksın.

STML SEVDALISI AVNİ KARAŞIKLI

1990’lı yıllarda Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yapanlar, öğrenci olanlar Avni Karaşıklı’yı aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hatırlayacaklardır. Onun nasıl özveriyle, sevgiyle mezun olduğu okul için çalıştığını görüp onu örnek almış pek çok öğrenci vardır.

DSC03214-eski öğrenciler-Avni Karaşıklı-g

Avni Karaşıklı(sağ başta) Arkadaşlarıyla 2008 Yılı Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Köfte Gününde

1950-51 mezunu olduğu aklımda kalmış, mezun olmasının üzerinden 40 yıl geçmiş olmasına rağmen o, STML’de sanki hâlâ öğrenciymiş-on altı, on yedi yaşındaymış- gibi okulu ve o okulda okuyan öğrenciler için çalışırdı. Kimi zaman elinde bir çekiç ya da keserle çivi çakarken, kimi zaman bir süpürgeyle sınıf temizlerken ya da biz öğretmenler ve öğrencilerimiz için kendi elleriyle yaptığı kek ve kurabiyeleri ikram ederken onu görebilirdiniz. Öylesine sevgi yüklüydü ki okulu için yaptığı işleri de sevgiyle, isteyerek yapardı. İstanbul’un ortasında geçmişte pek çok uygarlığın merkezi olan Sultanahmet’te bulunan okulumuzda yokluk içinde yaşayıp çalışıp çabalarken Avni Bey de bizlerle birlikte yokları var etmeye uğraşır, bizleri motive eder, daha çok çalışmamızı sağlardı. Onun söylediğine göre bizler de ona enerji ve güç veriyormuşuz. Karşılıklı ne güzel bir etkileşimdi bu! Birlikte çalışmak, ortaya olumlu işler  çıkarmak nasıl güzeldir, nasıl hoştur!

DSC03220-a mualla-avni bey.jpg

Avni Karaşıklı ve Mualla Varlıoğlu (2008-STML Köfte Günü Hatırası)

STML(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi)nin Sutilev gibi bir vakfı olması ve o vakfın Avni Bey gibi okuluna sevdalı kişiler tarafından yönetilmesi ne büyük şanstır. Ne yazık ki Avni Bey artık aramızda değil!

DSC01958avni karaşıklı ab

Avni Karaşıklı

Yaşamda acı ve tatlı olaylar her zaman yan yanadır. Üzüntü ve sevinç birbirine zıt iki kardeş gibidir. Bir yandan Avni Bey’i tanımaktan,onunla çalışmış olmaktan mutluyum, diğer yandan da onu yitirdiğimizden dolayı içim acıyor. Avni Bey’in çok güzel bir yere gittiğine ve sevgili eşine kavuştuğuna inanıyorum. Işıklar içinde uyu STML sevdalısı Avni Karaşıklı… Bizler -öğretmen arkadaşlarım ve öğrencilerimiz- sizi, yaşadığımız sürece sevgi ve saygıyla anacağız.

DOSTLARI YİTİRMENİN HÜZNÜ

Son beş-altı yıl içinde belli aralıklarla kaybettiğimiz doğasever, karavancı dostlarımız; Selami Şahin, Ahmet Karahan, Pepa (Despina) Şimşir, Leyla Tosun ve Ergün Aydınlar’ı yitirmek bizleri çok üzdü. Dostları yitirmek, insanın içini çok acıtıyor!

Biz kampçılığı ve birlikte kamp yaptığımız, yaşamımızın en güzel anlarını paylaştığımız dostlarımızı çok sevdik; onları her zaman sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.