BARSELONA’DA SAGRADA FAMİLİA ve LA RAMBLA

Barselona’da bir anda Sagrada Familia’yı gördük. Onu gördüğümüz anda bir masalın içine girmiş gibi olduk.

barselona 074-a S. F.

La Sagrada Familia

Bu katedral sanki bir masaldan dışarıya fırlamış gibiydi. Perilere özgü bir yapıya benziyordu. Sanki kuleleri kumdan yapılmış gibiydi. Akan kumdan kuleler…

barselona 114-a S.F.

La Sagrada Familia

barselona 117-a

La Sagrada Familia

Gaudi diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da her şeyi yumuşatmış, yuvarlaklaştırmış, yani doğayı taklit etmiş. Biz kilisenin içine giremedik; ama bu kilise 10.000 kişiyi içine alabilirmiş.

indir-sagrada familia içi

Sagrada Familia’nın İçi foto: internet’ten tuna.com

Ve içindeki her şey dışı gibi doğadan etkilenilerek yapılmış. Düz ve keskin çizgiler yokmuş bu kilisede her şey yuvarlaklaştırılmış, yumuşatılmış, Gaudi’nin diğer eserlerinde olduğu gibi yuvarlak formlar seçilmiş. barselona 082-a S.F.Bu kiliseye 1882 yılında başlanmış, ilk mimarı Francisco de Paula del Villar’mış.

Sonra bu mimarla yani Villar’la yönetim arasında bir anlaşmazlık olmuş. 1883 yılında Barselona ile adı anılan, Katalan mimar Antonio Gaudi’yle anlaşmışlar bu katedralin devam etmesi ve bitirilmesi için.

220px-Antoni_Gaudi_1878

Katalan Mimar Antonio Gaudi

DSC01602gaudi evi -a

Casa Mila-Gaudi’nin Yaptığı Evlerden Biri

 

barselona 091-a S.F.

La Sagrada Familia 

1982 yılında yüz yıl olmuş La Sagrada Familia’nın yapımına başlanmasına. 1982 yılından bu yana da 37 yıl geçmiş. Halk haklı olarak bu katedrale bitmeyen katedral diyormuş. 2019 yılına göre 137 yıl önce başlanmış katedrale ve bir türlü bitmemiş…

barselona 097-a S.F.

La Sagrada Familia

Başlandığı zamanlarda Barselona’nın dışındaymış katedral, yeşillikler içinde ineklerin otladığı  bir yerdeymiş, bugünse kentin ortasında yükseliyor ve çevresinde binalar bulunuyor. Bitse de bitmese de bu katedral Barselona’ya yakışıyor ve şehre güzel bir görünüm katıyor. Katedralin bitmesi ya da bitmemesi çok da önemli görünmüyor. Turistlerin ilgisini fazlasıyla çekiyor. Unesco ‘Dünya Mirası Listesi’ne almış bu kiliseyi.

barselona 084-a

Sagrada Familia

barselona 090-a

Sagrada Familia

barselona 077

Sagrada Familia

barselona 088-aKatedralin neresine bakacağınızı şaşırıyorsunuz, öylesine detaylı ki, her yer bir hikaye anlatıyor.

Tabii dini hikayeler, çok dindar bir katolikmiş Gaudi, yaptığı eserlerde dindarlığını görüyoruz ,yönetim binalarının ikisinde de haçlar bulunuyor.

barselona 169-yukarıdan şeker ev 2 ye bakış

Şeker Ev -2

barselona 205-a

Şeker Ev- 1

Gaudi kırk yıldan fazla çalışmış bu katedral için ama ancak bir kuleyle katedralin girişini yapmış. 1883 yılında kiliseyi yapmaya başlayan Gaudi 1908’den 1926 yılına kadar tüm ilgisini bu kilise üzerine yoğunlaştırmış. Gaudi 1926 yılında bir tren altında kalarak vefat etmiş.Ve

barselona 111

La Sagrada Familia

Gaudi’nin mezarı Sagrada Familia’nın mahzen-mezar bölümündeymiş. Kendini öylesine eserlerine vermiş ki, kimse onun ünlü bir mimar olduğunun, çağına ve Barselona’ya damgasını vurduğunun farkında değilmiş. Onun kafası yaptığı eserler ve onlar için tasarladıklarıyla doluymuş. Bundan başka hiçbir şey onun için önem taşımıyormuş.

Sagrada Familia’nın 18 kulesi olacakmış. Ama şu anda 8 kulesi varmış. En yüksek kule İsa’ya onun biraz alçağı ise Meryem’e adanmış. 12 kule 12 havarinin dört kule de dört incilin olacakmış katedral bitirildiğinde.

barselona 089-a

barselona 103-a

barselona 120-a

Sagrada Familia

Katedral halen bitirilmeye çalışılıyor, katedrali görenler yapılan çalışmaları da izliyorlar. Her gün 600 kişi çalışıyormuş burada. Sekiz-on yıl içinde Sagrada Familia’nın bitirileceği söylense de bitip bitmeyeceğini zaman gösterecek.

La Rambla Caddesi

Sagrada Familia’dan sonra İstiklal Caddesi’ne benzer bir caddeden denize doğru yürümeye başladık.

barselona 262-a La Rambla caddesi Barcelona

La Rambla Caddesi

Bu caddenin adı La Rambla’ydı. Çok kalabalık bir caddeydi, burada turistlerin alışveriş yapacağı dükkanlar, kafeler, daha önce Palma’da

barselona 263-a la rambla cad.

La Rambla’da Canlı Heykellerden Biri

gördüğümüz canlı heykeller. Yapılan gösteriler, sokak şarkıcıları bize Beyoğlu’nu anımsattı. İstanbul’u özlemişiz anlaşılan.

barselona 264-a la rambla

La Rambla’da Bir Başka Canlı Heykel

La Rambla demek hareket demek, canlılık demek… Bir kartpostal aldık, bu caddeyi çok güzel anlatan bir kartpostal, onu sizlerle paylaşmadan edemedim.

Hediyelik eşya satan dükkanlardan ne alabiliriz diye düşündük ve fincan alalım dedik, IMG_20191102_120915-fincan.jpgGaudi’nin trencadi işlemeciliğini anımsatan kahve fincanları ve

Barselona’da bütün paramı harcadım  ancak yarım  fincan alabiliyorum diye yazan çay fincanları aldık. Zaten tüm hediyelikler Gaudi’yi hatırlatıyordu.

barselona 265-a

La Rambla’da Pazar Yeri Mercat de la Boqueria

La Rambla’dan denize doğru yürürken sağ tarafta bir pazar yeri görüp girdik, daha sonra bu pazar yerinin adının Mercat de la Boqueria olduğunu öğrendik . Bu pazarda yok yoktu,  özellikle tropikal meyvelerden ne ararsanız vardı.

Barselona Limanı

La Rambla Caddesi bizi deniz kenarına getirdi, denizde yelkenli tekneler, motor yatlar yan gelmiş yatıyorlardı, daha önce yazdığım gibi değerli heykeltraşımız

DSC04794barselona limanı a

Barselona Limanı

İlhan Koman’ın Hulda adlı gemisine rastladık, bu bizi çok mutlu etti. Picasso’nun, Miro’nun Müzesi ve bir akvaryum vardı, biz bir gün önce Valencia’da Avrupa’nın en büyük akvaryumunu gezmiştik. Aklımız Picasso

DSC04814-barselonada bir martı denizi seyrediyor a.jpg

Barselona’da Denizi Seyreden Bir Martı

ve Miro’nun Müzeleri’nde kaldı. Barselona’da Picasso’dansa Sürrealist ressam Joan Miro’nun Müzesi daha önemliymiş. Bizim için ikisi de önemliydi, ama ne yazık ki müzelere giremedik, her zaman dediğim gibi bir kentte bir gün kalmak yeterli değil…

DSC04806barselona öğrenciler a.jpg

Minik Öğrenciler Limanda Ders Yapıyorlar

Limanda öğretmenleriyle gelmiş minik öğrencilere rastladık yine, öğrencilerin kentle haşır neşir olması, yaşadıkları kenti tanımaları ne güzel!

DSC04793barselona limanı binası a.jpg

Barselona Liman Binası

Denizde kürek çekenlerin yanı sıra limanda uzaklara bakan bir yeri işaret eden Kristof Kolomb heykeli vardı. Amerika’yı bulan, denize gönül vermiş bir adam. Acaba nereyi işaret ediyor Kolomb. Bir de Monjuic’e çıkan bir telefrik vardı gök yüzünde yol alan.

barselonada yelkenliler ve bir kürekçi a.jpg

Barselona’da Yelkenliler ve Bir Kürekçi

DSC04787-a kristof kolomb anıtı

Kristof Kolomb Heykeli

barselona 259-kristo kolomb

Kristof Kolomb

DSC04817-telefirik-a

Barselona Limanından Montjuic’e çıkan telefrik

Montjuic tepesine telefrik veya fünikülerle çıkabilirsiniz,

barselona 249-a

Montjuic’e çıkarken

bizler otobüsle çıktık Montjuic’e. Barselona’da bisikletler ve motosikletler çoğunluktaydı, insanlar bisiklet ve motosikletleri çok kullanıyor. Bunun için de bisikleti ve motosikleti olanlar için park alanları oluşturulmuş, sizin bisiklet veya motosikletiniz yoksa da kiralayabiliyorsunuz, onları fotoğraflamamak olmaz diye düşündük.

barselona 003-a

Barselona’da Bisikletler

DSC04788 barselona motosikletler a

Barselona’da Motosikletler

 

Fotoğraflar: Sevil-Mithat Okay, Detlef Bringmann

 

MİMAR ANTONİO GAUDİ ve BESTECİ FREDERİC MOMPOU SERGİSİ REZAN HAS MÜZESİNDE

Bir kente bir mimarın damgasını vurduğunu görmek çok şaşırtıcı, bir ressam, bir heykeltıraşın bir kente damgasını vurması alışıldık bir şey; ama bir mimarın bir kentle anılması pek de rastlanan bir şey değil. Şimdi şöyle dediğinizi duyar gibiyim; Sinan pek çok eseriyle tanınır. Evet Selimiye Camii, Süleymaniye Camii ve daha nicesi. Mimar Sinan eserleriyle anılır, bir şehirle değil.

Barselona kenti ile Gaudi’yi birbirinden ayırmak  ise olanaksız.

DSC01586-a

DSC01574rezan has müzesi

Rezan Has Müzesi

DSCH1577 aa-rhm

Rezan Has Müzesi

Barselona kentini görmeden önce Antonio Gaudi’nin bir sergisini görmüştüm, İstanbul Rezan Has Müzesi’nde. Rezan Has Müzesi de ilginç bir müzeydi.Haliç kıyısında eski Tekel Fabrikasına ait bir yerdeydi. DSC01585-aDaha sonra burada HAS üniversitesi açılmış ve KADİR HAS ‘ın eşi Rezan HAS adına 2007 yılında bir müze  kurulmuş. 2007 yılından beri burada özgün sergiler açılıyor ve kültürel etkinlikler düzenleniyormuş.

Bizler MTF dersanesinden ayrılan ve emekli olan öğretmenler Haliç- Belediye Tesislerinde -her ay okuduğumuz- bir kitabı konuşmuş ve tartışmıştık. Kitap toplantımız bitince Rezan Has Müzesi’ndeki sergiyi gezelim diye düşündük. DSC01576-aİyi ki gezmişiz, serginin dışında  serginin sergilendiği müze çok ilginçti. 11. yüzyıla tarihlenen Seferikos Su Sarnıcı ile 17. yüzyıla ait olduğu sanılan bir Osmanlı yapı kalıntısı müzenin içindeydi. Biz sergiyi mi gezsek yoksa müzedeki yapı kalıntılarına mı baksak diye düşünürken birinin orada oturduğunu gördük daha sonra oturduğunu gördüğümüz kişinin Kadir Has’ın mumdan yapılma bir heykeli olduğunu anladık.

DSC01581

Kadir Has’ın Mumdan Yapılmış Heykeli

Heykel öylesine gerçeğine benziyordu ki bizler onu ilk bakışta gerçek zannetmiştik. Sonra onun mumdan yapılmış bir heykel olduğunu anlayınca kendimize pek güldük.

DSC01587su kristali a

Bir Su Kristali

Bir yandan ilginç müze alanını dolaşırken diğer yandan da Katalan Mimar

DSC01593park guell-a

Park Güell’deki Su Semenderi

Antoni Gaudi(1852-1926)nin ve Katalan besteci Frederic Mompou (1893-1987)nun Kadir Has Üniversitesi’nin düzenlediği “Işığın Sesi” isimli sergiyi gezip fotoğraf çektim iki yıl sonra Barselona’ya gidip Gaudi’nin kentini göreceğimi, yıllar sonra da bloğumda bunu yazıp sizlerle paylaşacağımı bilmeden. Serginin adı: yukarıda yazdığım ve ilk fotoğrafta görüldüğü gibi Gaudi ve Mompou/ Işığın Sesi’ydi. DSC0161gaudi sözü aSergi, Gaudi’nin Barselona’daki eserlerinin fotoğraflarından onun ve DSC01604-mompou sözü-aDSC01610dali sözü a

DSC01602gaudi evi -a

Casa Mila -Antoni Gaudi’nin Evlerinden Biri

DSC01574rezan has müzesi

Rezan Has Müzesi

Frederic Mompou’nun sözlerinden oluşuyordu.

DSC01631-a-a

DSC01595-park güell

Park Güell(1900-1914)    Fot: Marc Llimargas

DSC01612a-sagrada familia

Sagrada Familia

DSC01615Sagrada FamiliaDSC01606-casa batilo(1904-1906)

Antoni Gaudi’nin eserleri oldukça ilginç. Onun eserlerinin fotoğraflarını Marc Llimargas çekmiş.

Biri mimar diğeri besteci olan iki farklı sanatçıyı bir sergide bir araya getirmişler bu da disiplinler arası sanat sergisi diye adlandırılıyor.

Bu iki sanatçının ortak yanı Katalan olmaları, Katalan sanatından evrensel sanata ulaşmaları.