MARSİLYA’DA GÜZEL BİR GÜN

Barselona’dan sonraki durağımız Fransa’nın Marsilya limanıydı. Günlerdir İspanya’nın kentlerinde dolaşıp duruyorduk, sadece şehir değil ülke de değiştirecektik. Gemimiz Aida Bella ile Marsilya’ya geldik, gece yol almıştık sabah gemiden ayrılırken Marsilya’ya yürüyerek gidelim diye konuştuk, kuzenim Mine ‘Ben yürümeyeceğim, otobüsle Marsilya’nın içine gideceğim oradan da trenle tepedeki kiliseye çıkacağım, sizler yürüyebilirsiniz.’ dedi. Ben, Mithat ve Detlef tamam deyip yürümeye başladık. Gerçi Marsilya’ya yürürken pek yürüme yolu yoktu; oldukça zorlandık, liman tarafları pek iç açıcı değildi. Yürümeseydik buraları göremeyecek veya dikkat etmeyecektik.

marsilya 002 liman tarafları a

Limana Yakın Evler

marsilya 004liman tarafındaki yollar a

Limandan Marsilya’nın İçine Giden Yollar

marsilya 006 liman tarafları a

Marsilya Liman Tarafı

Yolumuzun üzerinde büyük iş yerleri vardı, ama yürüme yolu olmadığından otobüsle şehrin merkezine gitmediğimize zaman zaman pişman olmadık değil.

DSC04825-marsilya a

Marsilya’da Yüksek Bir Bina

Kentin içine girdikçe denizi ve tepedeki Notre Dame de la Garde’yi gördük.

marsilya 198 evler ve tepede notra dame a la garte a

Marsilya’da Deniz ve Tepede Notre Dame de la Garde Kilisesi

marsilya 192devasa saksılar, deniz ve yelkenliler a

Devasa Saksılar Deniz ve Yelkenliler

Çok büyük saksılar vardı, zeytin ağaçları  bu saksılara dikilmişti. Daha önce bu kadar büyük saksılar görmemiştim.

DSC04938marsilya zeytin ağaçlarını saksıda gördünüz mü a

Devasa Bir Saksı

marsilya 191 saksılar a

Zeytin Ağaçları Dikili İnsan Boyunda Saksılar

Marsilya’da yürürken kentle daha yakınlaştığımızı duyumsadık. Bunu birbirimizle paylaştık ve fotoğraf makinelerimizle kenti fotoğrafladık.

DSC04838marsilya a

Marsilya

marsilya 020

Marsilya’da Bir Ağaç ve Bir Kuş

marsilya 187

Marsilya

Paris’e gidenler kimsenin Fransızcanın dışında bir dil konuşmadığını ve yabancılara yardımcı olmadıklarını söylerler, bize Marsilya’da bir hanım İngilizce konuşarak yardım etmek istedi. Biz yardıma ihtiyacımız olmadığını söyleyerek teşekkür ettik. Bu duruma şaşırmadık desem yalan olur.

DSC04836marsilya a

Marsilya

DSC04846marsilya a

Segway veya gingerlarla Marsilya’yı dolaşanlar

marsilya 185-a.jpg

Segway ile Marsilya’yı Dolaşanlar

Gemide ister bisiklet ister Segway ister otobüsle yapılan turlara katılabiliyordunuz. Biz genelde şehri kendimiz keşfetmeyi, yürümeyi tercih ettik. Biz şehri yürüyerek dolaşırken gemiden segwaylerle kenti dolaşmaya çıkanlarla karşılaştık, onları görmek bizleri sevindirdi. Segway veya ginger;  pek çok kentte görülen iki tekerlekli ve kendi kendini dengeleyen bir ulaşım aracı, bu ulaşım aracı vikipedide yazdığına göre elektrik motoruyla çalışıp 20 km/s hız yapıyormuş. Alet;Dean Kamen tarafından icad edilmiş, 2001 yılının sonunda tanıtılmış. Biz segway kullananları: hep şehirleri gezerken gördük. Artık bizde de bu araca rastlıyoruz, genelde ulaşım aracı olarak kullanılıyor.

marsilya 044m.sokakları a

Marsilya’nın Dar Sokakları

marsilya 075 deniz a

Marsilya’da Deniz ve Yelkenliler

marsilya 078 metro a

Marsilya’da Metro Girişi

marsilya 177 deniz a

Marsilya’da Deniz ve Tekneler

marsilya 091adalet sarayı a

Marsilya Adalet Sarayı

marsilya 173-a

Marsilya

Bütün Marsilya’yı yürüyerek dolaştık, tepedeki Notre Dame de la Garde’ye çıkacağız herkes yürüyerek çıkmanın zor olduğunu

marsilya 175-a

Marsilya-Notre Dame’a Çıkan Tren

ya trene ya da 60 numaralı otobüse binilmesi gerektiğini söylese de biz yine de yürüyeceğiz-öyle zor bir yürüyüş yolu da değil- desek de kiliseye vardığımızda bunu konuşsak daha iyi olacak sanırım. Tren dediysem bildiğimiz trenlerden değil, bizim yazlık kentlerde olan bir lokomotifin çektiği oyuncak gibi bir şey… Onunla şehri dolaşmak ve yukarı çıkmak- kiliseye- eğlenceli olsa gerek.

DSC04889marsilya a

Kiliseye çıkan merdivenler

marsilya 027merdivenleri çıkarken a

Kiliseye Çıkarken

Ne yazık ki güzelliklerin yanı sıra pislikler ve çirkinlikler de gördük, onları fotoğraflamadan edemedik.

marsilya 107de la garde a

Notre Dame de la Garde’nin Uzaktan Görünüşü

marsilya 113merdivenlerden marsilyaya bakış a.jpg

Notre Dame’a  Çıkarken Kentin Manzarası

marsilya 117-a

Marsilya-Notre Dame’ a Çıkarken

marsilya 121 notre dame'a çıkarken a

Notre Dame’a Çıkarken

marsilya 123 de la garte'ye çıkan merdivenler a

Merdivenler

Notre Dame’a çıkarken devamlı yukarıya tırmanıyorduk, kimi zaman normal yollardan yürüyor, kimi zaman merdiven tırmanıyorduk; ama tırmandıkça Marsilya’nın güzel manzaralarıyla karşılaşıyorduk, bu da bize ödül oluyordu. Tepede kiliseyi görüyor, ama moralimizi bozmadan yürümeye devam ediyorduk. Çünkü kilise Marsilya’nın en yüksek tepelerinden birine yapılmıştı.

DSC04899marsilya a

Notre Dame de la Garde

marsilya 136 notre dame mumlar a

Notre Dame’da Dilek İçin Yakılan Mumlar

Nihayet kiliseye çıktık; yorulduk, ama buraya çıkmamıza değdi. Manzara harikaydı, kilise de oldukça güzeldi. Bu kilise Marsilya’nın her yerinden görülebiliyor ve bu tepeye çıkınca da siz bütün Marsilya’yı görebiliyorsunuz. Buraya giriş ücretsiz, bir yerde Marsilya’nın sembolü olan bu kilise Garde Tepesi’nde bulunan antik bir kalenin üzerine kurulmuş. 1864 yılında hizmete giren, Meryem Ana adına on bir senede yapılan katoliklere ait bir kilise.

DSC04900marsilya a

Marsilyalılar kentin bu kilise tarafından korunduğuna inanırlarmış, eskilerde kadınlar balığa çıkan kocaları, oğulları sağ salim dönsünler diye bu kilisede dua ederlermiş. Meryem Ananın onları koruyacağını düşünürlermiş. Kilisenin tepesinde Meryem Ananın altından yapılmış heykeli duruyor.

Notre Dame de la Garde’de önce kilisenin dışını sonra içini gezdik, dışarı çıkınca Marsilya’nın muhteşem manzarasıyla karşılaştık.

DSC04896marsilya sularında aida bella a

Marsilya Sularında Gemimiz Aida Bella

İlk olarak gözümüz gemimiz Aida Bella’yı gördü. Onun olduğu yerden yürümeye başlamış ve tepeye tırmanmıştık.

marsilya 132notre dame'den mars. bakış a

Marsilya

marsilya 145-a

Marsilya

Sonra denizdeki adaları gördük deniz içimizi açtı bir kentte deniz varsa o kent güzel görünüyor gözümüze, ancak Marsilya’nın betonlaşmış olması da canımızı sıktı. Ne yazık ki büyük kentler betonlaşmadan kurtulamıyor.

DSC04898tepeden marsilyaya bakış a

Marsilya Yeşillikler, Binalar, Bulutlar ve Deniz

DSC04929marsilya binalar binalar binalar a

Betonlaşmış Marsilya

DSC04902marsilya ada a

Marsilya, Monte Kristo Kontu’nun Adası

Alexander Dumas’nın romanı Monte Kristo Kontu’nu bilmeyen ya da duymayan yoktur sanırım. İşte bu küçüçük adada 16. yüzyılda kral Francois tarafından kentin güvenliğini sağlamak için  yaptırılan château(şato) d’if sonraları bir hapishaneye dönüştürülmüş, bu hapishaneden kaçmak olanaksızmış aynı Alcatraz gibiymiş. Koşulları çok kötüymüş. Adayı meşhur eden Alexander Dumas imiş. O eserini kurgulamış, eserin kahramanı Edmond Dantes burada hapis yatmış ve sürekli kaçış planları yapmış. Sonunda kaçmayı başarmış. Edmond Dantes bir eserin kahramanı, ama yüzlerce yıl pek çok kişi koşulları kötü olan bu hapishanede yatmış, kim bilir ne acılar çektiler, nasıl zorluklar yaşadılar  burada. Günümüzde euro karşılığı bu şatoyu gezebiliyorsunuz. Artık bu küçük ada turistik bir adaymış. Turistler geliyor, dolaşıyor, fotoğraf çekiyor ve geri dönüyorlarmış.

marsilya 153n.d.a.la.garte görünümü a

Notre Dame de la Garde- Marsilya

Kiliseden Marsilya’yı seyredip fotoğraflarımızı çektikten sonra dönüşe geçtik aşağı inmeye başladık, bu yol bizi denize götürecekti.

marsilya 159-a

Marsilya-Çamaşırlar kuruyor

Bir yandan yürüyor, bir yandan da Marsilya’yı fotoğraflıyorduk.

marsilya 178tekneler, kürekçiler a

Marsilya’da Kürekçiler, Tekneler

marsilya 171.JPG

Marsilya’da Yürüyenler

DSC04935marsilya kızılderili müzisyenler a

Marsilya Sahilinde Müzik Yapan Kızılderililer

marsilya 174-a.jpg

Marsilya-Kompozitör Vincent Scotto

marsilya 084 -sanateseri a

Marsilya

marsilya 195dans eden ağaçlar a

Dans Eden Ağaçlar

marsilya 201-a

Marsilya

Bu kentte her şey vardı; deniz, tekneler, kürekçiler, dar sokaklar, ağaçlar, ilginç binalar, dini yapılar, müzik yapanlar, heykeller… böyle olmasından çok hoşlandık.

Fotoğraflar:Detlef Bringmann, Sevil Okay, Mithat Okay

TURGUT KALESİ (Turgutköy 9)

Biz Turgut’ta her gün farklı bir parkuru denedik. Bir gün de aşağı yukarı üç yüz metre yüksekliğinde bir tepede Antik Bybassos Krallığı’na ya da Hydas’a ait olduğu söylenen Turgut Kalesi’ne çıktık. Kalenin iki yüz elli-üç yüz metre yakınına kadar toprak bir yoldan istenirse araçla da çıkılabiliyor, oldukça dik olan geri kalan bölümü yürümek gerekiyor. Bizler yürümeyi tercih ettik, yürürken türlü güzellikler gördük.

SAMSUNG

Turgut’un Kırmızı Damlı Evleri ve Eren Dağı

Rengarenk çiçekler, granit heykeller, karabaş otları, ada çayı, kekikler, ağaçlar ve türlü kayalar…

SAMSUNG

Kaleye Giderken Karşımıza Çıkan Kaya Heykeller

SAMSUNG

Kaleye Giderken Gördüğümüz Ağaçlar ve Kayalar

SAMSUNG

Kaleye Giden Toprak Yol, Ağaçlar ve Eren Dağı

Kaleye çıkarken önce patika gibi yol bile olmayan bir yerden tırmandık. Bizden önceki ayak izlerini takip ederek yürüdük. Halil İbrahim Uçurumu’ndan geçerken kırk yıl önce hayvanlarını otlatırken uçuruma yuvarlanıp yaşamını yitiren on üç yaşındaki talihsiz Halil İbrahim’in kaderine isyan ettik. Rehberimizin anlattığına göre -rehberimiz de Turgutlu Erol Kaya idi, aynı zamanda da Halil İbrahim’in kardeşiymiş- otuz yıl(2009 yılına göre) önce bu ormanlık alanlar orman değil, Turgutluların tarlalarıymış. Çamlar yayılarak Turgut’un tepelerini ormanlık bir alana dönüştürmüş. Erol Kaya, annesinin her zaman sorduğu ‘keçi boynuzu ağacı’nı gösterdi bizlere, o tepeler eskiden onların tarlalarıymış. Sonra nasıl olmuşsa her yer çam ormanı olmuş. Araziler orman haline gelince devlet oraları kamulaştırmış….

kamil dürüst 047

Kaleye Giderken Keçilerin Su İçtiği Yalak

Patikadan sonra kırmızı toprak bir yola çıktık, 10 dakika kadar toprak yolda yürüdük yolun kenarında bir kuyu ve kuyunun yanında keçilerin su içmesi için yapılmış bir yalak gördük, orada durduk. Biraz daha ilerleyince sağ tarafta çok büyük kayaların üst üste, yan yana gelmesiyle oluşmuş, çobanların sürülerini barındırdıkları yarı kapalı yarı açık doğal bir ağıl gördük, kayaların üstüne tırmanıp yukardan ağılın içine baktık, içini çeşitli otlar bürümüştü.

Aslında Alman arkeolog Mathias Benter’in söylediğine, Şahin Gümüş’ün Yüksek Lisans Tezi’ne göre kalenin olduğu yere Hydas Akropolü deniyormuş. Öyle diyorlar da burada yüzey araştırmalarının dışında bir inceleme yapılmadığından buranın Hydas Akropolü olduğu kesinlik kazanmamış.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Hydas Akropol Planı- Şahin Gümüş’ün Yüksek Lisans Tezi’nden alınmıştır.

Geniş toprak yolda yürürken yokuş çıkıyorduk, ayak seslerimizden ürken keklikler toplu halde aniden havalanıp bizleri ürkütüyorlardı. Yani ürkmemiz karşılıklıydı. On-on beş dakika inişli çıkışlı yolda ilerledikten sonra küçük bir meydana vardık. Kaleye sağdan mı soldan mı çıkacağız diye düşünmedik bile çünkü…

kaleyi gösteren ok a 099

Turgut Kalesi’ni Gösteren Ok İşareti

Meydanın orta yerinde taşlarla yapılmış kocaman bir ok işareti vardı, tahminen eni bir, boyu altı-yedi metre. Ok kalenin yolunu işaret ediyordu.

kamil dürüst 050

Eski Zamanlardan Kalmış Kaç Ton Olduğu Bilinmeyen Kocaman Bir Taş

Yol lafın gelişi söylenen bir söz, yol yok aslında. Kimi zaman taşlı topraklı bir patikada kimi zaman kayalık alanlarda yürüyerek yukarıya tırmanıyorduk. Yukarılara çıktıkça çevremizi daha iyi görüyorduk.

kamil dürüst 057

Turgut-Hisarönü Körfezi-Çubucak Orman Kampı

kamil dürüst 074

Rehberimiz Erol Kaya ve Kızı Eda

Çam ağaçlarıyla kaplı kaya duvarların gerisinde Turgut Vadisi, sahili, yarımadası, Hisarönü Körfezi’nin bir bölümü, İnbükü ve Çubucak ayaklarımızın altına serildi. Manzaranın güzelliği başımızı döndürdü, başımızın döngüsüyle kafamızı arka tarafa çevirdik ve Selimiye’nin girişindeki ada ve adacıkları gördük.

kamil dürüst 073

Selimiye-Sığ Liman-Yarım ada -Kameriye Adası-Koca Ada

kamil dürüst 090

Selimiye ve Adalar

Adacıklar, yarımadalar turkuaz denizin üzerindeki mücevherler gibiydi.

kamil dürüst 088

Turgut Kalesi’ndeki Taş Duvarlar

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Turgut Kalesi’ndeki Bazı Taş Duvarlar

Yolumuz gittikçe dikleşiyordu, kimi zaman taş basamaklardan çıktık, kimi zaman yığıntı halindeki taş ve toprak üzerinden tırmandık. Bu yığıntılar içinde yığınla kırık amfora parçaları vardı. Bu parçaların oldukça kalın olmasından amforaların çok büyük olduğu anlaşılıyor. Bazı duvarların sapasağlam durmasına karşın pek çok duvar yıkılmış, taş taş üstüne yığılmış. Depremler mi yoksa kaçak kazılar mı kaleyi bu hale getirmiş? Yukarı çıktıkça ayakta kalmayı başarmış duvarları daha iyi görebiliyoruz.

kamil dürüst 067

Turgut Kalesi’nde Küçük Bir Kapı veya Büyük Bir Pencere

Küçük bir kapıdan geçtik, belki de büyükçe bir pencereydi!

kamil dürüst 095

Halkın Kırk Merdivenler dediği yere gelince hayal kırıklığına uğradık, çünkü kırk basamaklı bir merdiven yerine eni elli santim olan on üç basamaklı bir merdiven çıktı karşımıza.

kamil dürüst 094

On Üç Basamaklı Merdivenin İndiği Alan

On-on iki metre derinliğinde yirmi-yirmi beş metre karelik içi taş toprak dolu bir çukura iniyordu on üç basamaklı merdiven. Tahminimize göre duvarlarda freskler varmış, üzerleri sıvanmış. Kırk merdiven gerçekten kırk merdivenken sanırım denize kadar iniyormuş. Acaba kimler, hangi amaçlarla o merdivenleri kullandı? Ancak yüz yıllar denize inen merdivenleri azaltmış ve yolu kapamış.

Kırk merdivenin on üç basamağını geçmişte yaşadıklarıyla baş başa bırakıp tepedeki kaleye bir an önce ulaşmak üzere tırmanışımıza devam ettik.Kaleye tırmanırken yolumuza taştan yapılmış bazı yıkık binalar, ağaç ve taşlarla kaplı yerler çıkıyordu.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Kaleye Çıkarken Yolumuzun Üzerinde Olan Yıkık Bir Yapı

Bu ağaçların bazıları sandal ağaçlarıydı, sandal ağacının gövdesi çok hoş! Ağacın gövdesini okşayıp yolumuza devam ettik. Sandal ağacının gövdesi üzerinde elimiz kayar gibiydi, onun gövdesinde elini dolaştırmak insana büyük bir haz veriyor.

DSC05874 Sandal ağacı a

Sandal Ağacı

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Kaleye Tırmanırken Yolumuza Çıkan Ağaçlar ve Kayalar

DSC03471turgut kalesi a

Yıkıntı Halindeki Kalenin Uzaktan Görünümü

DSC03477Turgut Kalesi Hisarönü Körfezi a

Kaleden Turgut, Orhaniye Martı Marina, Hisarönü Körfezi

Antik Bybassos kentine ya da Hydas’a ait olduğu zannedilen kaleye nefes nefese vardık. Nefesimiz normale dönünce aşağılara bakabildik, bu sefer de gördüğümüz manzara karşısında nefesimiz kesildi.

Bizim Turgut Kale’sine ilk çıkışımız Turgutlu Erol Kaya ve kızı Eda ile oldu, sonra defalarca arkadaşlarımızla kaleye çıktık, onlar da kalenin manzarasını çok beğendiler.

DSC03467Kaleden orhaniye martı marina ve hisarönü kör. a

Orhaniye Martı Marina ve Hisarönü Körfezi

DSC03513kaleden delikli yol a

Kale’den Delikyol’a Bakış

DSC05875delikliyol a

Delikyol ve Selimiye’ye Giden Sahil Yolu

DSC03504kaleden selimiyeye bakış a

Kale’den Selimiye

DSC03516kaleden selimiyeye bakış a

Kaleden Selimiye

Hisarönü Körfezi’nin bir bölümü, Orhaniye Martı Marina’daki tekneler, Delik Yol, Selimiye, adalar,savaşçı Diagoras’ın ve karısı Aristomakha’nın anıt mezarı ya da Turgutluların dediği gibi Çağba Baba Türbesi… tüm Turgut ayaklarımızın altında. Kimi yerde mavi kimi yerde lacivert deniz… Deniz kenarındaki karavanımız ve komşu karavanlar doğru dürüst seçilemiyordu. Yeşilin her tonu Turgut Köy’ü sarıp sarmalamış, yeşil örtünün arasından köyün evlerinin kırmızı damları görülüyordu.

kamil dürüst 057okaliptüslü yol ab

Denize Yürüyen Okaliptüs Ağaçları

Okaliptüs ağaçlarının oluşturduğu upuzun ağaç yol Turgut Vadisi’ni ortadan ikiye bölerek denize kadar ulaşıyor. Gökyüzündeki bulutlar gölgelerini yeşil denizin üzerine düşürmüşler, bulutlar hareket ettikçe gölgelerin vadideki yerleri de değişiyordu. Turgut’a tepeden bakmak ne hoş! Turgut Köy, güneşin parlak ışıkları altında tatlı tatlı geriniyordu doğaya sevdalı kişilere güzelliğini göstermek istercesine.

Turgut Kalesi’nin duvarları üzerine oturup seyrettik tüm bu güzellikleri. Şu oturduğumuz taşlarda bizden başka kimbilir hangi uygarlıkların insanları oturdu. Onlar da bizim aldığımız hazzı aldılar mı ki? Yoksa burada korku içinde mi yaşadılar? Sürekli aşağılardan gelecek düşmanları mı gözlediler? Neler yaşadılar, neler gördüler, neler düşündüler? Bir yandan geçmişte yaşamış Hydaslıların veya Bybassosluların nasıl yaşadıklarını düşünüyor, diğer yandan muhteşem manzaradan gözlerimizi alamıyor, kaleden ayrılmak istemiyorduk.

Turgut Köy harika doğası, binlerce yıldır çeşitli uygarlıklarla oluşturduğu tarihi; güler yüzlü, canayakın, konuşkan, konuksever halkı; akıllı, sosyal, güzel çocukları, çalışkan gençleri; kışın yağışlı, yazın sıcak, oksijeni bol havası; vadide klima etkisi yapan kuzey ve güney rüzgârlarıyla bambaşka bir dünya!

SAMSUNG

Yeşillikler İçinde Çiçek Açmış Karabaş Otu

Turgut Kalesi’ni binlerce yıllık yalnızlığıyla baş başa bırakarak inişe geçtik, kayalık alanı bitirip toprak yolu bulduk. Kulaklarımızda kuş cıvıltıları, burnumuzda kekik, karabaş, adaçayı kokuları yürüyüşün tadını çıkararak karavanımızın durduğu deniz kenarına indik.

DSC06486turgut koyu a

Turgut Sahili

Karavanımızın önünde duran koltuklarımızda bir müddet dinlenip gördüklerimizi, yaşadıklarımızı içselleştirdik. Yürüyüşümüzün yorgunluğunu Hisarönü Körfezi’nin parlak sularında yüzerek attık.

DSC08173-turgut a

Turgut’ta Gün Batımını Göremezsiniz, ama Doğanın Kızıllığını Yaşarsınız

Güneş Datça Yarımadası’nın arkasında batmış kızıllığını tüm koya yaymıştı.

DSC06491turgutta okaliptüsler arasından parlayan ay a

Ay ise okaliptüs ağaçlarının arasından yükseliyordu, gündüz kırk dereceyi geçen sıcaktan eser yoktu, en sıcak günün gecesinde bile Marmaris akşamlarının tatlı bir serinliği vardı. Sessiz, dingin, ılık; çam ve deniz kokan Marmaris akşamları…

Fotoğraflar: Sevil Okay-Mithat Okay

AĞNAK TEPE’YE ÇIKIŞ (Turgutköy 8)

Ağnak Tepe, Turgut’un en yüksek tepesi, Ağnak çam ormanlarıyla kaplı bir tepedir.

DSC03554ağnak tepesi havvahanım-sevil a

Turgutlu Havva Hanım’la Ağnak Tepe’den Turgut’a Bakış

İlk defa Ağnak Tepe’ye Turgutlu Havva Hanım ile çıktık. Ağnak’tan dört bir yan en güzel şekliyle görülüyordu. Sonra Mithat’la Ağnak’a bir iki kez daha gittik, bizi öylesine büyüledi ki Ağnak, arkadaşlarımızın da onu görmesini istedik daha sonra da Aysel- Bülent ve yeğenleri Yeşim’le çıktık Ağnak’a.

Ağnak Tepe’ye çıkış bir buçuk saat sürüyor, öyle yol falan yok; ancak eski zamanlarda da Karia zamanında da kullanılan patika bile olmayan bir yerden tırmandık. Yolun başlarında  Havva Hanım’ın keçilerinin olduğu kayaların altında kalan bir keçi ini bulunuyor. Havva Hanım’ın yavru  keçilerine merhaba demeden Ağnak’a çıkmadık.

DSC01388-a

Yavru Keçiler 

Gerçi yavru keçilerin pek de umurlarında değildik. Onlar bizlere aldırmadılar bile.

DSC01394-a

Yavru Keçiler

Ağnak Tepe’ye nefesimiz kesilerek çıktık; ama esas nefesimizin kesilmesi Ağnak’tan görünen müthiş manzara karşısında oldu. Hisarönü Körfezi, Martı Marina, Turgut Koyu, Dişlice, Tavşan, Kameriye Adaları, Koca Ada ve Selimiye’nin granit duvarları gözümüzün önündeydi. Hatta Yunanistan’a ait Simi Adası bile görünüyordu. Termosumuzda çay vardı, çayla birlikte sandviçlerimizi yedik aşağılarda uzanan manzara karşısında. Deniz, çam ağaçları, evler, boş topraklar, Orhaniye’den gelip Bozburun’a devam eden yol upuzun aşağılarda uzanıyordu.

DSC03583Ağnak'tan Turgut-kızkumu-orhaniye a

Ağnak Tepe’den Turgut. Kızkumu, Orhaniye’ye Bakış

DSC03595Ağnak'tan kızkumu-orhaniye merkez mahallesi a

Orhaniye-Merkez Mahallesi’nin Ağnak Tepe’den Görünüşü

 

DSC03578ağnaktan hisarönü körfezi a

Hisarönü Körfezi-Martı Marina-Turgut Koy

 

DSC03584ağnaktan hisarönü körfezi, datça yarımadası ve gökova a

Hisarönü Körfezi-Datça Yarımadası-Gökova Körfezi

SAMSUNG

Ağnak Tepeden Hisarönü Körfezi- Datça Yarımadası ve Gökova Körfezine Bakış

DSC03560ağnaktan hisarönü körfezine-dişliceye bakış a

Hisarönü Körfezi- Dişlice Adası-Tavşan Adası-Bencik Koyuna Giriş

 

DSC03568ağnaktan turgut

Ağnak’tan Turgut ve Selimiye Yoluna Bakış

DSC03589Ağnak'tan Turgut-Okaliptüslü Yol a

Turgut’un Denize Giden Kanalı ve Kanalın İki Yanındaki Okaliptüslerin Tepeden Görünümü ve Bozburun Yolu

IMG_20190330_133226turguttan ağnak'a bakış-ılgın ağacı ve ağnak

Ilgın Ağacı ve Turgut’un Tepeleri

SAMSUNG

Ağnak Tepe’ye Çıkarken Selimiye-Selimiye Yarımadası ve Yeşillikler İçindeki Cennet Koyu – Sığ Liman (Akkum Koyu)

 

SAMSUNG

Ağnak’a Çıkarken Selimiye-Sığ Liman ve Selimiye Yarımadası- Teknelerin Konuşlandığı Cennet Koyu

SAMSUNG

Ağnak Tepe’den Delikyol ve Selimiye’ye Gidiş Yolu

SAMSUNG

Ağnak’tan Bakış: Sağ Tarafta Minik Nergis Adası(Kargı) Ortada Kameriye ve Koca Ada, Solda Selimiye’nin Kaya Duvarı ve Bozburun’un Hisarönü Körfezine Bakan Yanı, En Arkada Simi Adası Karşısında Datça

Kameriye-Hisarönü_Panorama1.jpg

Ağnak Tepe’den Hisar önü Körfezi, Gökova Körfezi Panorama

Pek çok yazıda Ağnak Tepe’nin yüksekliğinin 309 metre, Turgut Kalesi için  ise270 metre yükseklikte olduğu yazıyordu. Ağnak Tepe’ye çıkıp aşağılara bakınca Turgut Kalesi de görünüyor ve Turgut Kalesi’nin çok aşağılarda olduğunu anlıyorsunuz. Bu epeydir kafamı kurcalıyordu, açıkça kaleyle, tepenin yüksekliklerinin birbirine yakın olmadığı görülüyordu. Aysellerle tepeye çıktığımızda Aysel’in yeğeni Yeşim’e Ağnak Tepe’nin yüksekliğini merak ediyorum, bazı yazılı kaynaklarda 309 metre olduğu yazıyor, ancak bana bu pek inandırıcı gelmiyor, telefonundan yüksekliğin ne kadar olduğunu öğrenebilir misin? deyince Yeşim hemen telefonuna baktı ve yüksekliği söyledi. Ağnak Tepe’nin yüksekliği 488 metreymiş. Bu bana çok mantıklı geldi. Turgut Kalesi’ne bakınca  bulunduğumuz yükseklik  çok doğruydu. Demek her yazılana inanmamak gerekiyor, Ağnak Tepe’nin yüksekliği 488 metre. Ağnak’a çıkınca yükseklikten bir kuşkunuz varsa mutlaka ölçün.