MAYORKA(MALLARCO)DA MANACOR ve PALMA

mallorca DSC05605aSabah gemimiz Aida-Bella Mayorka’ya geldi, kahvaltımızı ettik ve gemiden ayrılmadan Drach Mağaraları’na gideceğimizi öğrendik. Gemiden indik ve bütün mürettabatın bizi yolculamak için sıraya girdiğini gördük, bu bizi çok mutlandırdı yolculuğumuz iki hafta sürmüştü . DSC05590aidabella'dan ayrılış agDSC05588son gün mayorka agOnlara bu güzel gezi için teşekkür ettik ve hoşça kalın dedik. Arkadan valizlerimizi kargo uçağına verdik. Bizler akşam uçağına binecektik. Drach Mağaraları’na gitmek için otobüslere bindik ve yolculuğumuz bir saat sürdü, Monacar’a gidecektik. Drach’tan önce Porto Kristo Limanı’na uğradık, DSC05603-ahediyelik eşya dükkanlarına girip ufak tefek hediyeler aldık.Porto Kristo’da yürüdük, teknelere baktık.DSC05602-a

mayorka-porto kristo-mağara 027-a

Porto Kristo Caddeleri

daracık sokaklardaki evleri ziyaret ettik, DSC05599-aşubat ayı olduğu içine denize giremedik, ama denizin güzel olduğunu gördük. Şayet yazın Mayorka’ya gidersek gönül rahatlığıyla denize girebiliriz.

show5

Drach Mağarası                                                   Fotoğraf: İnternetten

Drach Mağaralarına gittik. Bunu Mayorka Adası’ndaki Drach Mağaraları adıyla yazmıştım, eğer okumak isterseniz oradan okuyabilirsiniz.

Olive -Art Manacor’da,Oliv-art fabrikası satış mağazasında durduk. daha önce bir oliv-art fabrikası görmemiştik.Çok değişik, zeytin ağacından yapılmış hediyelik eşyalar vardı; hepsini almak istedik; ne yazık ki böyle bir olanağımız yoktu.

mayorka-porto kristo-mağara 057-a

mayorka-porto kristo-mağara 060-a

O

Dekoratif ,hoş, güzel olan bu hediyelikler öyle büyük bir yerde sergileniyordu ki…Bu büyük dükkanı çok büyük bir keyifle gezdik.

mayorka-porto kristo-mağara 054-a

Oliv-art önündeki yaşlı zeytin ağacı gövdeleri

mayorka-porto kristo-mağara 053-a

Oliv-art Fabrikası Önündeki Zeytin Ağacı Gövdesi

Dışarıda da çok büyük, budaklı ve oldukça uzun yaşamış zeytin gövdeleri vardı … Onların fotoğrafını çekmeden ve onlarla fotoğraf çektirmeden duramadım.

Amerikan başkanı Thomas Jefferson ‘un zeytin ağacı ile ilgili sözünü çok sevdim:” Zeytin ağacı kesinlikle göklerin en büyük armağanıdır.”demiş Jefferson. Gerçekten Mayorka’da zeytin ağaçları çok fazla.750.000’den fazla zeytin ağacı olduğu söyleniyor Mayorka’da. Üstelik bu ağaçların yüzde doksanının yaşı 500 yaşından fazlaymış.

Oliv-art fabrikasının önündeki bahçede bir Dinozor parkı vardı, bu çocukların çok ilgisini çekiyordu.

mayorka-porto kristo-mağara 032-a

Dinozorlar

mayorka-porto kristo-mağara 033-amayorka-porto kristo-mağara 034-amayorka-porto kristo-mağara 036-amayorka-porto kristo-mağara 037-amayorka-porto kristo-mağara 038-amayorka-porto kristo-mağara 045-amayorka-porto kristo-mağara 051-a

Sadece çocuklar mı biz büyüklerde bu yapma dinozor parkıyla çok ilgilendik. . Çocuklardan daha fazla bizler bu dinozorların fotoğraflarını çektik.

tunus-mayorka-2 114-a

Mayorka Adası-Palma Kenti

DSC05562-a

Palma Kenti

En son Mayorka Adası’nın Palma kentine geldik,

DSC05563-festival-a

Festival’den Görüntüler/ Balonlu Çocuklar

DSC05566-festival a

Piyano Eşliğinde Şarkı Söyleyen Küçük Hanım

DSC05564-a

Çocuklar ve Büyükler Hazırladıkları Bir Oyunda

DSC05565-festival a

Bir Oyun

DSC05568-festival-a

Küçük Hanım

mayorka-2 091 a

Maskeli Ufaklık

tunus-mayorka-2 103-a

Minik Rahibe

iki yıl önce Köln’de gördüğümüz karnaval burada da vardı. Genellikle dini günler ve dans festivalleri kutlanıyor adada. Halk daha çok çocuklarını giydirmiş, orkestralar kurmuş, sokakta eğleniyordu. Bizler de onlara katıldık ve çok eğlendik. Palma halkı güzel gösteriler yaptı, şarkılar söyledi.

Fotoğraflar:Sevil-Mithat Okay, Detlef Bringmann

CİVİTAVECCHİA-ROMA

Marsilya’dan akşamüstü 18.00’da ayrıldık, gemimiz bütün gece ve ertesi gün yol aldı.  İtalya’ya doğru gidiyorduk.7 Şubat ‘Seetag–deniz günü’ydü ve bazı kişiler geminin açık alanında yani güvertede battaniyelere sarılmış, şezlonglara uzanmış olarak dinleniyordu, bazı insanlar da  geminin güvertesinde havuzun kenarında oturuyorlardı. Kimisi de korkuluklara dayanmış dinlenenleri seyrediyordu. Sahnede şarkı söyleyenler misafirlerin eğlenceli zaman geçirmesi için dillerinden geleni yapıyorlar, şarkılarını söylüyorlardı.

DSC04954seetag gününde gemide dinlenenler a

Seetag Günü Misafirler Güneşten Faydalanıyorlar

DSC04952aidabella güvertesi a

İtalya’ya Giderken Güvertede Dinlenenler

DSC04957aidabella güverte sahnesi a

Aida Bella’nın Güvertesindeki Sahne ve Şarkıcılar

Roma’ya 80 kilometre uzaklıkta bulunan Civitavecchia’ya gideceğiz. Civitavecchia Roma’nın limanı, bütün yolcu gemileri bu limana uğruyor yolcuların Roma’ya 1,5 saatte gitmeleri için. Ayın sekizinde Civitavecchia’ya vardık, Roma’ya gidip gitmemekte tereddütlüydük, zira daha önce Roma’ya gitmiş, üç gün kalmıştık. 1,5 saat gitmek ve aynı yolu dönmeyi gözümüz yemedi. Daha önce gitmemiş olsaydık ne yapar eder Roma’ya giderdik. Hiçbirimiz Roma’ya gitmek istemiyorduk, biz de görmediğimiz bir yerdeyiz. Civitavecchia’yı dolaşalım, sakin bir gün geçirelim diye düşündük. Gerçekten çok sakin bir gün oldu. Civitavecchia bir şehirmiş, ama kasabamsı bir yerdi. Daha doğrusu kasabadan büyük, şehirden küçüktü.

DSC04981civitaviccia-tekneler a

Lazerler Yaz Mevsiminin Gelmesini Bekliyor

Civitavecchia/ırı denizi ışıl ışıl parlıyordu güneş altında. Pek çok tekne bulunuyordu, şişme botlar, lazerler, yelkenliler, balıkçı tekneleri, burası sanırım yazlık bir kentti. Burada oturanlar denizle ve deniz araçlarıyla haşır neşirdiler. Yelken yapanlar çoktu. Bunu nereden mi anladım, tabii ki bir sürü lazer ve yelkenli teknelerin olmasından.

civicateveccio-roma 042-a

Civitavecchia’da Deniz

civicateveccio-roma 033-a

Civitavecchia Bir Barınak ve Tekneler

civicateveccio-roma 035-a

Civitavecchia’da Şişme Botlar, Barınak ve Ağaçlar

Kenarlarına palmiyeler dikilmiş yollarda yürüyüş yaptık,üzerlerinde heykel olan evleri, dar sokakları ve tiyatro binasının olduğu yerleri dolaştık. Buradaki evler ve sokaklar güzeldi! Hele deniz kenarı tam bizim istediğimiz gibiydi, yazın bu kumsallar sanırım dolu olur.

civicateveccio-roma 050-a

DSC04984civitaveccia a bir duvar panosu.jpg

Civitavecchia’da Bir Duvar Panosu

DSC04987civitaviccia a

Civitavecchia

DSC04988civitaviccia a

Civitavecchia

DSC05027civitavecciada bir yelkenli ve aida bella a

Civitavecchia’da Bir Yelkenli ve Aida Bella

DSC04997-civitaveccia- a

Civitavecchia’da  Vatansever Bir Asker Olan Giueseppe Garibaldi(1807-1882)

Giuseppe Garibaldi, Vikipedi’nin dediğine göre İtalyan general, yurtsever, lider ve yazarmış.  İtalya Devleti’nin kurulması için çalışmış. İtalya’nın birleşmesinde önemli rolü olan kişilerden biriymiş. İtalyanlar onu İtalya’nın en büyük kahramanı ve yurtseverlerinden biri olarak kabul ediyorlarmış..

Civitavecchia’da çok sakin bir gün geçirdik, sahilde  ve ağaçlıklı yolda uzun bir yürüyüş yaptık, huzurlu, sakin ve rahat bir kentti. Burada antik, güzel binalar,pek çok alışveriş yapacağınız dükkanlar, oldukça güzel kafeler, barlar vardı. Bizler uzun yürüyüşten sonra bir kafeye oturduk deniz kenarında, hem denizi seyrettik hem de  çapuççinolarımızı içtik.

DSC05004civitavecciada işportacı a

Civitavecchia’da Bir İşportacı

Civitavecchia’da sokakta mallarını sergileyip satan bir işportacı gördük, ne satıyor diye merakla baktık ve ben mor bir şal aldım. Bir sürü şalım vardı, ama mor şalı çok beğendim.

DSC05030-civitaveccia

Michelangelo Kalesi- Civitavecchia

Gemiden inince Michelangelo Kalesi çok yakındı, içine giremesek de etrafını dolaştık, Michelangelo kalenin tasarımını yaptığı için onun adı verilmiş. 1500’lü yıllarda yapılan kale İtalyan Donanmasına aitmiş. Zaman zaman kale açık oluyormuş, ama biz oradayken kapalıydı,

DSC05031-civitaveccia-a

Michelangelo Kalesi-Civitavecchia

DSC05034aidabella-civitaveccia'da a

Civitavecchia’da Aida Bella, Antik Bir Kalıntı, Başka Bir Gemi ve Tekneler

Civitavecchia Limanı’nda genellikle bir sürü gemi olurmuş. Biz Civitavecchia’ya geldiğimizde çok gemi yoktu. Gemimiz rahatça yanaştı ve biz kenti gönül rahatlığıyla gezdik. Kendimizi fazla yormadık, zira günlerdir çok yorulmuştuk oradan oraya koşturmaktan. Bugün çok yol yapmamak bizlere iyi geldi. Yarın nasıl olsa çok yorulacağız. Daha önce görmüştük ama yine Napoli’de olacağız, sabahtan öğleye kadar bir turumuz var,  Pompei’ye gideceğiz, öğleden sonra da Napoli’de dolaşacağız.

Fotoğraflar: Sevil Okay, Mithat Okay, Detlef Bringmann

MARSİLYA’DA GÜZEL BİR GÜN

Barselona’dan sonraki durağımız Fransa’nın Marsilya limanıydı. Günlerdir İspanya’nın kentlerinde dolaşıp duruyorduk, sadece şehir değil ülke de değiştirecektik. Gemimiz Aida Bella ile Marsilya’ya geldik, gece yol almıştık sabah gemiden ayrılırken Marsilya’ya yürüyerek gidelim diye konuştuk, kuzenim Mine ‘Ben yürümeyeceğim, otobüsle Marsilya’nın içine gideceğim oradan da trenle tepedeki kiliseye çıkacağım, sizler yürüyebilirsiniz.’ dedi. Ben, Mithat ve Detlef tamam deyip yürümeye başladık. Gerçi Marsilya’ya yürürken pek yürüme yolu yoktu; oldukça zorlandık, liman tarafları pek iç açıcı değildi. Yürümeseydik buraları göremeyecek veya dikkat etmeyecektik.

marsilya 002 liman tarafları a

Limana Yakın Evler

marsilya 004liman tarafındaki yollar a

Limandan Marsilya’nın İçine Giden Yollar

marsilya 006 liman tarafları a

Marsilya Liman Tarafı

Yolumuzun üzerinde büyük iş yerleri vardı, ama yürüme yolu olmadığından otobüsle şehrin merkezine gitmediğimize zaman zaman pişman olmadık değil.

DSC04825-marsilya a

Marsilya’da Yüksek Bir Bina

Kentin içine girdikçe denizi ve tepedeki Notre Dame de la Garde’yi gördük.

marsilya 198 evler ve tepede notra dame a la garte a

Marsilya’da Deniz ve Tepede Notre Dame de la Garde Kilisesi

marsilya 192devasa saksılar, deniz ve yelkenliler a

Devasa Saksılar Deniz ve Yelkenliler

Çok büyük saksılar vardı, zeytin ağaçları  bu saksılara dikilmişti. Daha önce bu kadar büyük saksılar görmemiştim.

DSC04938marsilya zeytin ağaçlarını saksıda gördünüz mü a

Devasa Bir Saksı

marsilya 191 saksılar a

Zeytin Ağaçları Dikili İnsan Boyunda Saksılar

Marsilya’da yürürken kentle daha yakınlaştığımızı duyumsadık. Bunu birbirimizle paylaştık ve fotoğraf makinelerimizle kenti fotoğrafladık.

DSC04838marsilya a

Marsilya

marsilya 020

Marsilya’da Bir Ağaç ve Bir Kuş

marsilya 187

Marsilya

Paris’e gidenler kimsenin Fransızcanın dışında bir dil konuşmadığını ve yabancılara yardımcı olmadıklarını söylerler, bize Marsilya’da bir hanım İngilizce konuşarak yardım etmek istedi. Biz yardıma ihtiyacımız olmadığını söyleyerek teşekkür ettik. Bu duruma şaşırmadık desem yalan olur.

DSC04836marsilya a

Marsilya

DSC04846marsilya a

Segway veya gingerlarla Marsilya’yı dolaşanlar

marsilya 185-a.jpg

Segway ile Marsilya’yı Dolaşanlar

Gemide ister bisiklet ister Segway ister otobüsle yapılan turlara katılabiliyordunuz. Biz genelde şehri kendimiz keşfetmeyi, yürümeyi tercih ettik. Biz şehri yürüyerek dolaşırken gemiden segwaylerle kenti dolaşmaya çıkanlarla karşılaştık, onları görmek bizleri sevindirdi. Segway veya ginger;  pek çok kentte görülen iki tekerlekli ve kendi kendini dengeleyen bir ulaşım aracı, bu ulaşım aracı vikipedide yazdığına göre elektrik motoruyla çalışıp 20 km/s hız yapıyormuş. Alet;Dean Kamen tarafından icad edilmiş, 2001 yılının sonunda tanıtılmış. Biz segway kullananları: hep şehirleri gezerken gördük. Artık bizde de bu araca rastlıyoruz, genelde ulaşım aracı olarak kullanılıyor.

marsilya 044m.sokakları a

Marsilya’nın Dar Sokakları

marsilya 075 deniz a

Marsilya’da Deniz ve Yelkenliler

marsilya 078 metro a

Marsilya’da Metro Girişi

marsilya 177 deniz a

Marsilya’da Deniz ve Tekneler

marsilya 091adalet sarayı a

Marsilya Adalet Sarayı

marsilya 173-a

Marsilya

Bütün Marsilya’yı yürüyerek dolaştık, tepedeki Notre Dame de la Garde’ye çıkacağız herkes yürüyerek çıkmanın zor olduğunu

marsilya 175-a

Marsilya-Notre Dame’a Çıkan Tren

ya trene ya da 60 numaralı otobüse binilmesi gerektiğini söylese de biz yine de yürüyeceğiz-öyle zor bir yürüyüş yolu da değil- desek de kiliseye vardığımızda bunu konuşsak daha iyi olacak sanırım. Tren dediysem bildiğimiz trenlerden değil, bizim yazlık kentlerde olan bir lokomotifin çektiği oyuncak gibi bir şey… Onunla şehri dolaşmak ve yukarı çıkmak- kiliseye- eğlenceli olsa gerek.

DSC04889marsilya a

Kiliseye çıkan merdivenler

marsilya 027merdivenleri çıkarken a

Kiliseye Çıkarken

Ne yazık ki güzelliklerin yanı sıra pislikler ve çirkinlikler de gördük, onları fotoğraflamadan edemedik.

marsilya 107de la garde a

Notre Dame de la Garde’nin Uzaktan Görünüşü

marsilya 113merdivenlerden marsilyaya bakış a.jpg

Notre Dame’a  Çıkarken Kentin Manzarası

marsilya 117-a

Marsilya-Notre Dame’ a Çıkarken

marsilya 121 notre dame'a çıkarken a

Notre Dame’a Çıkarken

marsilya 123 de la garte'ye çıkan merdivenler a

Merdivenler

Notre Dame’a çıkarken devamlı yukarıya tırmanıyorduk, kimi zaman normal yollardan yürüyor, kimi zaman merdiven tırmanıyorduk; ama tırmandıkça Marsilya’nın güzel manzaralarıyla karşılaşıyorduk, bu da bize ödül oluyordu. Tepede kiliseyi görüyor, ama moralimizi bozmadan yürümeye devam ediyorduk. Çünkü kilise Marsilya’nın en yüksek tepelerinden birine yapılmıştı.

DSC04899marsilya a

Notre Dame de la Garde

marsilya 136 notre dame mumlar a

Notre Dame’da Dilek İçin Yakılan Mumlar

Nihayet kiliseye çıktık; yorulduk, ama buraya çıkmamıza değdi. Manzara harikaydı, kilise de oldukça güzeldi. Bu kilise Marsilya’nın her yerinden görülebiliyor ve bu tepeye çıkınca da siz bütün Marsilya’yı görebiliyorsunuz. Buraya giriş ücretsiz, bir yerde Marsilya’nın sembolü olan bu kilise Garde Tepesi’nde bulunan antik bir kalenin üzerine kurulmuş. 1864 yılında hizmete giren, Meryem Ana adına on bir senede yapılan katoliklere ait bir kilise.

DSC04900marsilya a

Marsilyalılar kentin bu kilise tarafından korunduğuna inanırlarmış, eskilerde kadınlar balığa çıkan kocaları, oğulları sağ salim dönsünler diye bu kilisede dua ederlermiş. Meryem Ananın onları koruyacağını düşünürlermiş. Kilisenin tepesinde Meryem Ananın altından yapılmış heykeli duruyor.

Notre Dame de la Garde’de önce kilisenin dışını sonra içini gezdik, dışarı çıkınca Marsilya’nın muhteşem manzarasıyla karşılaştık.

DSC04896marsilya sularında aida bella a

Marsilya Sularında Gemimiz Aida Bella

İlk olarak gözümüz gemimiz Aida Bella’yı gördü. Onun olduğu yerden yürümeye başlamış ve tepeye tırmanmıştık.

marsilya 132notre dame'den mars. bakış a

Marsilya

marsilya 145-a

Marsilya

Sonra denizdeki adaları gördük deniz içimizi açtı bir kentte deniz varsa o kent güzel görünüyor gözümüze, ancak Marsilya’nın betonlaşmış olması da canımızı sıktı. Ne yazık ki büyük kentler betonlaşmadan kurtulamıyor.

DSC04898tepeden marsilyaya bakış a

Marsilya Yeşillikler, Binalar, Bulutlar ve Deniz

DSC04929marsilya binalar binalar binalar a

Betonlaşmış Marsilya

DSC04902marsilya ada a

Marsilya, Monte Kristo Kontu’nun Adası

Alexander Dumas’nın romanı Monte Kristo Kontu’nu bilmeyen ya da duymayan yoktur sanırım. İşte bu küçüçük adada 16. yüzyılda kral Francois tarafından kentin güvenliğini sağlamak için  yaptırılan château(şato) d’if sonraları bir hapishaneye dönüştürülmüş, bu hapishaneden kaçmak olanaksızmış aynı Alcatraz gibiymiş. Koşulları çok kötüymüş. Adayı meşhur eden Alexander Dumas imiş. O eserini kurgulamış, eserin kahramanı Edmond Dantes burada hapis yatmış ve sürekli kaçış planları yapmış. Sonunda kaçmayı başarmış. Edmond Dantes bir eserin kahramanı, ama yüzlerce yıl pek çok kişi koşulları kötü olan bu hapishanede yatmış, kim bilir ne acılar çektiler, nasıl zorluklar yaşadılar  burada. Günümüzde euro karşılığı bu şatoyu gezebiliyorsunuz. Artık bu küçük ada turistik bir adaymış. Turistler geliyor, dolaşıyor, fotoğraf çekiyor ve geri dönüyorlarmış.

marsilya 153n.d.a.la.garte görünümü a

Notre Dame de la Garde- Marsilya

Kiliseden Marsilya’yı seyredip fotoğraflarımızı çektikten sonra dönüşe geçtik aşağı inmeye başladık, bu yol bizi denize götürecekti.

marsilya 159-a

Marsilya-Çamaşırlar kuruyor

Bir yandan yürüyor, bir yandan da Marsilya’yı fotoğraflıyorduk.

marsilya 178tekneler, kürekçiler a

Marsilya’da Kürekçiler, Tekneler

marsilya 171.JPG

Marsilya’da Yürüyenler

DSC04935marsilya kızılderili müzisyenler a

Marsilya Sahilinde Müzik Yapan Kızılderililer

marsilya 174-a.jpg

Marsilya-Kompozitör Vincent Scotto

marsilya 084 -sanateseri a

Marsilya

marsilya 195dans eden ağaçlar a

Dans Eden Ağaçlar

marsilya 201-a

Marsilya

Bu kentte her şey vardı; deniz, tekneler, kürekçiler, dar sokaklar, ağaçlar, ilginç binalar, dini yapılar, müzik yapanlar, heykeller… böyle olmasından çok hoşlandık.

Fotoğraflar:Detlef Bringmann, Sevil Okay, Mithat Okay

MAYORKA(MALLORCA) ADASI

Ben Mayorka(Mallorca) adasını Marmara Denizi’ndeki adalarla kıyaslıyorum. Örneğin Avşa adası 36 kilometre kare, adayı bir günde yürüyerek dolaşabilirsiniz. 36 km.karelik adanın iki köyü var. Marmara Adası, Marmara Denizi’ndeki  en büyük adamız,yüz ölçümü 119 kilometre kare ve altı yerleşim yeri bulunuyor. Adaların kaç kilometre kare olduğunu söylememin nedeni  Mayorka adasının büyüklüğünü anlatabilmek.  Mayorka adası, 3640 kilometre kareymiş. Bizim Marmara Denizi’ndeki en büyük adamızdan kaç misli büyük bir ada. Marmara adasının ortalarında yaşayan denizi görmeyen insanlar bu zamanda bile var. Nasıl böyle bir şey olabilir diye düşünüyor insan; ama oluyor işte. Bir adada yaşayıp da deniz nedir bilmeyen kişiler var. Acaba Mayorka adasında yaşayıp da deniz  görmemiş insanlar var mıdır? Böyle bir şeyi herhangi bir yerde okumadım ve duymadım.

köln-mayorka 011köln'den mayorkaya giderken Paris'in uçaktan görünüşü a

Köln’den Mayorka’ya Giderken Karlar Altındaki Paris

Köln’den uçakla Mayorka’ya bir buçuk saatte gittik. Almanya’dan Mayorka Adası’na giderken karlar altındaki Paris’in üzerinden geçtik.

köln-mayorka 043 a

Uçaktan Mayorka’nın Görünüşü

Sonra da baharı yaşayan Mayorka’ya vardık. Almanya ve Fransa karlar altındayken, Mayorka’da bademler açmış, bahar gelmişti.

köln-mayorka 191 ag

Mayorka- Palma Limanı’ndaki Tekneler

Ama Mayorka’nın bir turizm cenneti olduğunu, güzel plajları, tarihi yerleri, mağaraları, çok büyük ve yaşlı ağaçları olduğunu hem okudum, hem de gördüm.

mayorka-2 060 a

Mayorka-Palma Kentinde Bir Payton(Fayton)

Turistler akın akın geliyor Mayorka’ya. Sanki Mayorka Almanların arka bahçesi gibi. Bunu Almanlar söylüyor. Uçakla bir buçuk saatte Almanya’dan geliyor turistler. Pek çok Alman buradan yazlık ev almış, sadece ev almakla kalmamışlar özellikle Mayorka’nın başkenti Palma’da iş yerleri açmışlar.

Almanlar gibi İngilizler de Mayorka’da tatil yapmaktan hoşlanıyorlarmış. Özellikle hafta sonları yüzlerce uçak inip kalkıyor binlerce kişiyi adaya getiriyormuş. Ve her yaz milyonlarca kişi Mayorka’ya geliyormuş. İstanbul’da paytonlar, prens adalarında ve İzmir Kemeraltı’nda olsa da pek fazla değil, ama İspanya’nın -Palma dışında- deniz kenarındaki dört şehrine gittik ve bu şehirlerde paytonlara rastladık, sadece İspanya’da değil İtalya’da da rastladık paytonlara, turistlerin çok ilgisini çekiyor paytonlar. Özellikle şehirleri paytonla gezmek  hoşlarına gidiyor.

mayorka-kamu binaları2 070a

Palma’daki Kamu Binaları

Katedralin önündeki yolu takip ettik, Palma’nın ünlü mağazalarının arasından aşağı yukarı yirmi dakika yürüdük, kendimizi bir meydanda bulduk, bu meydandaki bin yıllık zeytin ağacını  görmek bizleri o kadar memnun etti ki anlatamam. Ağaç kök ve gövdelerini çekmeden duramayan ben hemen ağacın fotoğrafını çektim ve ağaçla birlikte fotoğraf çektirdim. Ağacın olduğu Plaza de Cort adlı meydanda muhteşem zeytin ağacından başka Belediye ve Yönetim Binası gibi kamuya ait binalar vardı.

Malorca-1000 yıllık zeytin ağacı-photomerge a

Bin Yaşındaki Harika Zeytin Ağacı

Biz yazın sıcakta değil Şubat ayında Mayorka’daydık. Hava soğuk değildi. Bizim Ege kıyılarımızın sıcaklığındaydı. Rahatlıkla gezip dolaştık. Yılın o ayında her yer turist kaynıyordu, sadece bizim yolculuk yapacağımız  gemide bile çalışanların dışında üç bin kişi bulunuyordu ve dört kişi dışında hepsi Alman’dı.

mayorka-2 062-a

Mayorka- Palma Kenti-Katedralin Ön Tarafı

İspanya kıyılarıyla Cezayir arasında bulunan bir milyon nüfuslu Balear Adaları’nın en büyüğü ve en kalabalığıymış Mayorka(Mallorca) Adası. Mayorka’da bir milyon kişinin sekiz yüz bini yaşamaktaymış. Bu sekiz yüz bin kişinin büyük çoğunluğu da Mayorka’nın baş kenti Palma’daymış. Biz,  Aida Bella ile yaptığımız geziye Palma’dan başladık.

köln-mayorka 068 a

Palma Katedrali-La Seu

Palma’da insanı çok etkileyen bir yapı aniden sizi çarpıyor. Sarı renkli kireçtaşından yapılmış   yüksekliği 44 metre olan, 400 metre karelik bir alanı kaplayan geçmişi 14. yüzyıla kadar giden kocaman bir yapı bu! Adı Palma Katedrali, katedral neredeyse denizin içinde olduğu için Katalanca La Seu(Deniz) da deniyormuş katedrale.

-mayorka- katedral 2 057a

Palma Katedrali

Mistik bir havası vardı katedralin, bize doğunun esintilerini getirdi. Ne yazık ki içini göremedik, biz gittiğimiz zaman katedrale bakım yapılıyormuş, onun için kapalıydı.Yazılanlardan okuduğuma ve görenlerden duyduğuma göre katedralin içi çok güzelmiş. Katedralin yerinde eskiden Mağribiler zamanında yapılmış bir cami varmış.

mayorka-katedral2 044-a

Mayorka-Palma Katedrali ve Almudania Sarayı

DSC04180

Mayorka, Palma Katedrali ve Limanı

Katedralle ilgili şöyle bir öykü anlatılıyor: Aragon Kralı,  1. Jaime(Aragon, 11. -15.yy arasında bugünkü İspanya’nın kuzeydoğusunda var olan ve Endülüs’teki İslam Devletine son veren Hristiyan Krallığı) Müslümanların elinde olan Mayorka’yı almak için askerleriyle bir sefer düzenlemiş. Mayorka Adası’na gelirlerken büyük bir fırtınaya yakalanmışlar. Askerlerin başındaki kral 1. Jaime fırtınadan çok etkilenmiş ya da korkmuş, sağ kalırsa karaya ayak bastığı yere büyük bir kilise yaptıracağını söylemiş. Söylediğini de yapmış, gerçi katedral ha deyince bitmemiş, yapımı neredeyse beş yüz yıl sürmüş. Bunun için de farklı pek çok mimari tarzdan oluşmuş.

antoni gaudi(1852-1926) İspanya

Antoni Gaudi

Barselona’ya damgasını vuran meşhur mimar Gaudi bile Palma Katedrali’yle ilgili çalışmalar yapmış. Fakat her ne olduysa Katedralle ilgili çalışmalarını sonlandırmış Gaudi. Neyse pek çok mimari tarzdan etkilenmiş olsa da hakim olan mimari tarz Katalan Gotik tarzı ve de kuzey Avrupa mimarisinin etkilerini taşımaktaymış..

mayorkapalma-katedralin yan tarafı-2 046a

Mayorka-Palma Katedrali Önündeki Canlı Heykellerden Biri

Daha sonraki günlerde Barselona’nın ünlü La Rambla caddesinde gördüğümüz canlı heykellere ilk kez Palma Katedrali önünde rastladık. Bize bu canlı heykeller çok şirin göründü. Yüzlerini boyayıp giyinmişler ve öylesine hareketsiz duruyorlardı ki, önce onları gerçek heykel zannettik, sonra canlı olduklarını anlayınca hiç hareket etmeden sürekli aynı şekilde durmaları karşısında onları çok takdir ettik, önlerinde duran şapkalara ya da kutulara bozuk para attık.

mayorka-palma-katedral yanı2 047a

Almudaina Sarayı-Mayorka-Palma

Palma Katedrali’nin tam karşısında bulunan Almudaina Sarayı  Mağribiler(Müslüman Kuzey Afrikalılar) tarafından yapılmış. Vikipedi’den okuduğuma göre 1281 yılında temeli atılmış. Mağribiler bu sarayı hükümdarlıkları sürdüğü müddetçe kullanmışlar, onlardan sonra saray İspanyollar tarafından kullanılmaya başlanmış. Şimdilerdeyse kraliyet ailesi resmi törenlerde ve seramonilerde kullanıyorlarmış. Anlatılanlara göre bu sarayı en fazla Mağribilerin kullandığı anlaşılıyor

mayorka-porto kristo 029a

Palma – Monacar Arasındaki Topraklar ve Taş Evler

mayorka-porto kristo evleri- 019 a

Mayorka-Porto Kristo’daki Bazı Evler

mayorka-porto kristo plajları 024 a

Mayorka-Porto Kristo’daki Plajlardan Biri

mayorka-porto kristo-deniz 026 a

Mayorka-Porto Kristo-Deniz

 

Mayorka Adası’nın başkenti Palma’dan Monacor’a Drach Mağaralarını görmeye giderken Porto Kristo’ya uğradık. Porto Kristo’nun limanı, plajı, evleri pek hoşumuza gittik. Sonra gezmenin güzel bir şey olduğunu bir kez daha anladık. Palma’dan başlayan gezimiz yine Palma’da son bulacaktı; ama arada bir sürü farklı şehre ve ülkeye uğrayıp güzel yerler görecektik, bunun heyecanıyla doluyduk.

 

Faydalanılan Kaynaklar:

Mayorka(Mallorca) -Vikipedi

Palma de Mallorca-Vikipedi-Wikipedia

https://www.travelingturks.com/avrupa/ispanya

Fotoğraflar: Sevil Okay-Mithat Okay-Detlef Bringmann