EMECİK YÜRÜYÜŞÜ(KARYA KEÇİLERİ- 9)

EMECİK (DATÇA YARIMADASI)

Datça demek söylence demek. Söylencelerden biri daha Emecik için söylenir. Doğru mudur, değil midir? Bilemeyiz. Ama yine de anlatalım. Yıllar yıllar önce bir İspanyol gemisi Datça yakınlarından geçerken gemide bulunan on-on beş cüzzamlıyı sanırım, sarı limanda bırakmışlar. O zamanlar henüz Türkan Saylan Lepra hastanesini kurmamıştı, cüzzamlıların iyileştiğini bilmiyorlardı herhalde. Neyse cüzzamlılar nasıl olsa ölecek diye Datça’ya yakın bir yere bırakmışlar cüzzamlıları. Ancak Datça’nın havası iyi gelmiş ve cüzzamlılar iyileşmiş. Sonra da iyileşen cüzzamlılar Emecik’i kurmuşlar. Bizler söylentilerin yalancısıyız. Ama bugün de Datça’nın havası pek çok astımlıya iyi geliyor. Belki cüzzamlılar da iyileşmişlerdir, kim bilir?

Bizler yine gerçeğe dönelim, Datça ile Emecik arası 20 kilometre, bizler Emecik’te tuttuğumuz minibüsten indik, yürümeye başladık. her yanımız yemyeşildi ve çiçekler ve çiçek ağaçlar açmıştı. Ne de olsa bahar gelmişti, kaplumbağalar bile yuvalarından çıkmış, yürüyorlardı. Çiçekler, böcekler bize merhaba diyorlardı. Tabii bizler de bu güzelliklere merhaba dedik. Bu yürüyüş bizi ne kadar mutlandırmıştı. Açan çiçekleri, çiçek ağaçları, yuvasından çıkmış kaplumbağaları,hiç durmadan öten ve oradan oraya uçuşan kuşları görmek bize o kadar iyi geldi ki…

EMECİK ÇİÇEK
EMECİK ÇİÇEK
REYHAN GÜRSES
YÜRÜYÜŞÇÜLER FOTOĞRAF ÇEKERKEN
EMECİK -PERİLİ KÖŞK ARASI ÇİÇEK AĞAÇ
EMECİK – PERİLİ KÖŞK ARASI KAPLUMBAĞA
YÜRÜYÜŞÇÜLER EMECİKTEN PERİLİ KÖŞKE YÜRÜYORLAR
EMECİK-PERİLİ KÖŞK ARASINDAKİ MAVİ ÇİÇEKLER

Emecik’le Perili Köşk arasında araziden yürüyüşümüzü yaparken, türlü çiçekler gördük, bu bizi psikolojik olarak nasıl rahatlattı nasıl… Sonuçta deniz kenarına, yani Perili Köşk’e geldik, ikiz adacıklar dediğim adalar karşımdaydı, öndeki adayla kara arasındaki su çok sığ, sıcaklarda adaya yürüyerek rahatça gidilebiliyor. Orada denizin(su sığ olduğu için) rengi de daha açık görünüyor.

RAHİME KALKAN PAPATYALAR ARASINDA
PERİLİ KÖŞK’TEKİ İKİZ ADALAR
PERİLİ KÖŞK SAHİLİ ve ÇİÇEKLER
PERİLİ KÖŞK OTEL’İN GİRİŞİ

Perili köşkte hemen hemen her zaman rüzgar vardır. Zaten buranın Perili Köşk adını alması da rüzgar sayesinde olmuş, burada yapılan ilk köşk rüzgardan ötüp duruyormuş, sonra buraya Perili Köşk demişler. Yine söylentiler, söylenceler…

PERİLİ KÖŞK ÇİÇEK

Biz yine çiçeklere bakalım, onlar gerçek ve çok güzeller! Beyaz, sarı, kırmızı, mor çiçekler… Perili Köşk sahilini zevkle yürüdük, Çiçekler genelde kumda açmışlardı. Buranın toprağı ne kadar güzel ki bize bu çiçekleri, böyle güzellikleri yaşatıyor.

PERİLİ KÖŞK SAHİLİNDEKİ ÇİÇEK
PERİLİ KÖŞK SAHİLİNDEKİ ÇİÇEKLER
PERİLİ KÖŞK SAHİLİNDEKİ ÇİÇEKLER
ÇİÇEK AĞAÇLARDAN PAVLONYA

Pavlonya ağacı, aslında Çin’de yetişen bir ağaçmış .Pavlonya’ya Çin Kavağı da deniyormuş. En hızlı yetişen ağaçlardan biriymiş .25-45 derece arasında yaşıyormuş, Muğla ve çevresinde de Pavlonya ağacı çokça bulunuyor. Rengi ve çiçekleri çok güzel, ben bu ağacı çok seviyorum.. Ülkemizde kavağın yetiştiği her yerde pavlonya da yetişirmiş.

YÜRÜYÜŞÇÜLER BİNECEKLERİ ARACI BEKLERKEN

Aracımızı biraz bekledik, sonuçta geldi. Saatte akşam üzerini bulmuştu. Evimize geldik, birer duş alıp dinlendik.

MİNE’NİN ÇİÇEKLERİ

Kuzenim Mine’nin Köln’deki evinin bahçesi, pek büyük değil, ancak büyük olmayan bahçedeki çiçekler, nasıl açmışlar,çok sıhhatliler. Bunun bence nedeni, Mine bahçem küçük demiyor, çiçeklerle çok güzel uğraşıyor. Çiçekleri suluyor, onlarla konuşuyor, topraklarını değiştiriyor, kuruyan yaprakları üzerinde bırakmıyor. Bunları her sabah yapıyor, en az bir buçuk- iki saatini onlara ayırıyor. Bu kadar bakıma çiçekler de çok güzel açıyorlar. Her yerden bir güzellik başını uzatıyor, biz de tüm güzelliklerimizle buradayız, diyorlar sanki. İnsan onlara bakmaya kıyamıyor, ben de fotoğraf makinemle onların geleceğe kalmasını istedim, deklanşöre basıverdim. Bazılarının ismini biliyordum, bazılarını da Mine’ye sordum, o bana Latince isimlerini gönderdi, ben de bazılarını yazdım ve bazı çiçek fotoğraflarını da Mine çekti.

Çiçekler
Değişik Bir Ortanca-Hortensien
Papatya(Margarita)
ÇİÇEKLER

FUGSCHEN
RODEDENDORUN FOTO: MİNE BRİNGMANN

KİE BLATT SCHNİE BALL

Foto: MİNE BRİNGMANN

Rodedendorun. Foto. Mine Bringmann

Vanilya Ağacı

Foto: Mine Bringmann

ALPEN WEİLCHEN FOTO: MİNE BRİNGMANN
ÇİÇEK FOTO: MİNE BRİNGMANN
DİPLEDENİA FOTO: MİNE BRİNGMANN

Köln’ün banliyosundaki evlerin çoğunun önünde öbek halinde lavantalar ekili, üstlerinde Sarıca arıya benzer arılar uçuşmakta, ama bu arılar Sarıca arılar gibi insanı sokmuyorlar ve başka arıları kafalarını kopararak öldürmüyorlar, sadece tozlaşmayı sağlıyorlar. Önce onları görünce Sarıca arı zannettim, ödüm patladı. Gerçeği öğrenince rahatladım.

Tere’nin çiçeğinin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum, onu öğrenmiş oldum.

KRESSE-TERE

MP

PAPATYALAR
GÜLE BENZER BİR ÇİÇEK
ÇİÇEK
BİZİM BİLDİĞİMİZ ORTANCA- HER RENGİ OLUYOR.
ORTANCA
ÇİÇEK

ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ (KARYA KEÇİLERİ-4)

Çakal koyundan yürüyüşe başladık. Yine Keçibükü’nde buluştuk, bu sefer bir minibüsle Datça’nın Çakal koyuna geldik. Önce toprak yoldan bir yokuş çıktık, sonra denize doğru indik, manzara müthişti. Deniz masmavi etrafımız ağaçlarla kaplı yemyeşildi.

ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ- KARYA KEÇİLERİ
ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ- MAVİ ve YEŞİL BİR ARADA DENİZE İNEN BİR YÜRÜYÜŞÇÜ

İyi ki Çakal yürüyüşüne gelmişiz dedik kendimize ve birbirimize gözümüz, gönlümüz şenlendi, Bir yandan mavi deniz, ormanlar, bulutlar, çiçekler, değişik ağaçlar, taşlardan çıkmış yeşil bitkiler, taşlı deniz kenarı, deniz içinde kayalar, hepsi bizi mutlu etmeye yetiyordu. Bir yandan yoruluyor, diğer yandan psikolojik olarak dinleniyorduk.

ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ-YÜRÜYÜŞÇÜLER
ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ- YÜRÜYÜŞÇÜLER DENİZ KENARINA İNECEKLER
ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ-DENİZ KENARINDA NURHAN MALKOÇ

Marmaris’te deniz kenarları genellikle taşlıktır, kumsalı pek azdır. Marmara’da ve Batı Karadeniz’de kumsallar geniş ve uzundur. Marmara’ya alışanlara Marmaris’in deniz kıyılarının taşlı olması pek hoş gelmez, onun için genelde deniz ayakkabısı giyer kıyılardan denize girecek olanlar. Marmara Denizi’nde buna gerek yoktur; çünkü ayağınıza batacak taş yoktur, her yer kumdur.

ORMANDAKİ ÇİÇEKLER
KAYALIKLARDAN ÇIKAN YEŞİL BİTKİ
ORMANDAKİ ÇİÇEKLER
GÖKOVA-ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ-DENİZ,ORMAN ve BULUTLAR
ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ-YOKUŞ ve ORMAN
HARİKA MANZARA-DENİZ,ORMAN, BULUTLAR
KOYLAR -DENİZ- BULUTLAR
DENİZ KENARI- YÜRÜYÜŞÇÜLER
DENİZ KENARINDAKİ KAYALAR
DENİZ KENARINA YAKIN BİR AĞAÇ
ÇAKAL YÜRÜYÜŞÜ- BÜLENT, ERDEM, DENİZ-AĞAÇ
DENİZ KENARI-TAŞLAR-YÜRÜYÜŞÇÜLER

Sahilde yürümezden önce ormana girdik, orada sandal ağaçlarından bir orman vardı. Sandal ağaçları saç örgüsü gibi örülüydü. Benim makinemin pili bittiği için onları çekemedim, bir arkadaşa sandal ağaçları ne kadar ilginç, sen onları fotoğraflar mısın?dedim, aldığım yanıt tabii fotoğraflarım oldu. Ama ne yazık ki o fotoğrafları arkadaşımdan alamadım, aldığım zaman mutlaka size de göstereceğim. Sanırım böyle sandal ağaçları görmemişsinizdir. Sadece sandal ağaçlarını görmek için bile bu yürüyüşe gidilirdi.

DENİZ, ORMAN, KAYALAR

Yürüyüşümüzü Gökova’nın başka bir yerinde bitirdik, telefon ettik, minibüs geldi bizi aldı. Doğada yürümek hepimizi yormuş; ama bir o kadar da rahatlatmıştı.