ALINTILAR, ÖZLÜ SÖZLER (1)

Bugün temizlik yaptım, kitaplığımın küçük bir bölümünü temizledim, pek çok atılacak kâğıt çıktı; ama hiçbir kâğıdı atamadım. Çeşitli boyutlardaki kâğıtlara özlü sözler, okuduğum kitaplardan alıntılar yazmışım.Benim temizlik uzun sürdü, yazdıklarımı tek tek okudum sonra bilgisayarımın başına geçip çoğunu yazdım, yazdıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.

“Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar av tarihleri avcıyı övecektir.” Afrika Atasözü

“Düşünmek, insan ruhunun kendi kendisiyle konuşmasıdır.”Platon

“Eylem, büyük bir anlatım gücüne sahiptir.” Shakeaspeare (Şekspir)

“Beyin bir adale kütlesidir, çalıştırdıkça gelişir, çalıştırmadıkça pörsür.” Bir Beyin Cerrahı

“İnsan güçlü bir gülmeye kapıldı mı, ruhunda da güçlü bir değişim olur.”

“Kullanmadığını kaybedersin.” Selma Fındıklı- Ankara İstasyonu

“Akıllı uslu adam, iyi yaşamak için kendi kendine yeter, o öbür insanlardan farklı olarak başkalarına pek az muhtaçtır.” Sokrates

Ruhları barbar olanlar doğanın dilini anlamazlar.” Herakleitos

“Bilmek; soluk almanın, yaşamanın tadını duymaktır.”

“Bilmek; dünyamızı daraltan korkuları yenmek, sınırlarımızı genişletmek demektir.”

“Bilmek; sömürenden, can alandan, hak yiyenden, yaşamı karartmaya kalkanlardan hesap sormaya, dünyayı pisliklerden arındırmaya hazırlanmaktır. “Mehmet Başaran

“Şöhret pazara benzer, orada çok kalırsanız fiyatlar düşer.” Francis Bacon

“Kendinizi değiştirmeyi ilke edinin, bunu sadece siz yapabilirsiniz.”

ZAMAN

“Zaman düşlediğimiz projelerin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Bekleyen biri için ondan daha yavaş, hoşlanan biri içinse ondan çabuk geçen bir şey yoktur.

Büyüklüğü ile sonsuzluğa kadar uzanır, küçüklüğü ile sonsuz parçalara bölünebilir.

Herkes onu ihmal eder, herkes onun kaybolmasından üzüntü duyar.

Gelecek nesillere aktarılmaya layık olmayan ne varsa onları karanlığa gömer ve gerçekten büyük olan hareketleri yaşatır.

İnsanın en kıymetli hazinesi zamandır.” Voltaire

Ruhun yıkanıp arındığı deli bir ırmaktır aşk.” Goethe

“Dedim ki:

Ben senden bir şey istemiyorum.

Bir insan bir nehri nasıl severse

Ki nehir o insanı bilmez,

Ben seni öyle seviyorum.

Dedim ki

Ben senden bir şey istemiyorum

Bir çocuk oyunu nasıl severse

Ki oyun o çocuğu bilmez

Ben seni öyle seviyorum.

Dedim ki:

Bir genç kız, bir çiçeği koparmadan

Uzaktan koklayarak nasıl severse

Ki çiçek o kızı bilmez

Ben seni öyle seviyorum. Ahmet Ümit/ Ninatta’nın Bileziği

Bir Hitit Destanı Ninatta’nın Bileziği

Anadolu’daki ilk büyük devlet: Hititler

Yeryüzündeki ilk büyük savaş: Kadeş

Kadeş’e giden sevgilisini 3300 yıldır bekleyen Hititli bir kadın Ninatta

Yarıda kalan bir sevda: Ninatta ile Nuvanza

“Krallar hep yanlış, hep eksik anlatır.

Krallar kılıçlarının gölgesi halkın üzerinden eksilmesin ister.

Krallar şöyle düşünür:

Nasıl olur da tahtta daha çok kalırız.

Nasıl olur da daha çok ülkeyi istila ederiz.

En iyisi, en adili bile böyle düşünür;

Çünkü böyle düşünmezse kral olamaz.” Ninatta’nın Bileziği/ Ahmet Ümit

“Ne zaman gök gürlese

Korkuyla uyanırdım odamda

Korkumun yarısını anneme

Yarısını babama paylaştırıp

Küçücük bir yer bulurdum ortalarında.” Fatin Hazinedar

“Bütün sanatlarda birbirine dönüşme eğilimi vardır.”Schopenhauer

“27 yaşına kadar gazete okuma isteğiyle yanıp tutuştum. Görmeyi sadece okuyabilmek için istedim. Civan İlci (Görme Engelli Uzman Psikolog)

“Ben kitaplarımı okumuyorum, yaşıyorum. Sabahlara kadar kahkahalarla gülüp bir o kadar ağlamak okumak değil yaşamaktır.” Civan İlci

“M.Ö. 3. Yüzyılda yaşamış olan geometrinin kurucusu Euklides’e bir gün öğrencilerinden biri geometrinin temel kurallarını öğrenmekle eline ne geçeceğini sorar. Euklides(Öklid) yardımcısının eline para vererek öğrencinin suratına bakmadan şunları söyler: “Al bu parayı çocuğa ver. Çünkü o her öğrendiği şeyden bir kazanç sağlamak niyetinde!..”

“Kral 1. Ptolematos geometri öğrenimi için daha kısa, daha kolay bir yolun olup olmadığını sorunca Euklides “Geometride krallara mahsus bir yol yoktur,” yanıtını verir krala.”

“A’yı hayatta başarı olarak tanımlayalım. O zaman A= x+y+z’dir.

X=çalışmaktır

Y=oyundur

Z= çeneyi tutmasını bilmektir.” Albert Einstein  

KANALLAR, KÖPRÜLER KENTİ VENEDİK

Venedik

Venedik

Venedik kenti Venetian Lagoon bataklığında Piave ve Po nehirlerinin deltaları arasına kurulmuş.

 Venedik ve Sayılar

Venedik ve Sayılar

Yüzlerce ada ve bu adaları birbirine bağlayan yüzlerce köprüsü olan kent doğal güzelliği, mimarisi, kanal sokaklarıyla insanı bir anda çarpıyor.

Venedik Sokakları

Venedik’in Kanal Sokakları

Venedik eski evler kirli sular

Venedik- Eski Evler, Kirli Sular

O kanal sokaklar bataklık gibi koksa da

Venedik Köprüleri

Venedik-Köprü ve Gondollar

köprüleriyle, gondollarıyla saraylarıyla, kiliseleriyle,

Venedik

Venedik, Evler-Köprü-Kanal Sokak ve Gondollar

Venedik

Venedik-San Marco Meydanı ve Bazilikası

kuleleriyle insana büyülü bir ortamdaymış hissini yaşatıyor.

Venedik kenti, 7.yy-l8.yy arasında bugünkü Venedik kenti civarında hüküm sürmüş bir kent devletmiş. Ve o zamanlar Serenissima diye anılırmış. Venedik’in Serenissima’dan başka anıldığı pek çok adı var: La Dominante, Adriyatiğin Kraliçesi, Sular Şehri, Maskeler Şehri, Köprüler Şehri, The Floating City, Kanallar Şehri, Avrupa’nın en romantik şehri…

Yüzyıllarca kent-devlet olsa da Venedik, Ortaçağda ve Rönesans döneminde denizlerde oldukça kuvvetliymiş; ayrıca ticaret ve sanatın da merkeziymiş. Özellikle senfonik müzik ve operanın gelişmesinde büyük rol oynamış Barok besteci Antonio Vivaldi’nin doğduğu kent.

Venedik'in kardeş kenti İstanbul

Venedik’in kardeş kenti İstanbul

İstanbul

İstanbul

Günümüzde pek çok kardeş şehri olan Venedik’in bir kardeş şehri de İstanbul.

Gerçi Venedik‘le İstanbul arasındaki ilişki, yüz yıllar öncesine Bizans’a kadar dayanıyormuş.Bizans imparatoru Aleksios 1082’de Venedik’e Doğu’nun kapılarını açan ticaret ayrıcalıklarını bağışlamış.

Konstantinopolis (İstanbul)

Konstantinopolis (İstanbul)

1204 yılında 4. Haçlı Seferi’yle Konstantinopolis’e gelen Latinler, Konstantinopolis’i işgal edip yağmalamışlar.

İstanbul Ayasofya

İstanbul Ayasofya

Bizanslılara kan kusturmuşlar, Ayasofya’yı perişan etmişler. Katolik Hristiyanlar Latin İmparatorluğunu kurup elli yıl Bizans’ı egemenlikleri altında tutmuşlar. Bu arada pek çok eseri de Avrupa’ya taşımışlar.

San Marco Dört Bronz At

San Marco Bazilikası
Dört Bronz At

Bu eserlerden en önemli olan Sultanahmet Meydanı’ndaki -Hipodrom’daki- dört bronz at heykelini Venedik’e götürüp

Venedik San Marco Bazilikası Ön Cephesi San Alipio Kemeri

Venedik San Marco Bazilikası Ön Cephesi San Alipio Kemeri

San Marco Meydanı’ndaki San Marco Bazilikası’nın girişine yerleştirmişler. Daha sonra dört bronz at Napolyon tarafından Paris’e götürülmüş, 18. yüzyılda tekrar Venedik’e getirilmiş.

San Marco Meydanı'nın Sütunları

San Marco Meydanı’nın Sütunları

Aşk kenti Venedik’in aşkı en güzel temsil eden yeri San Marco Meydanı’dır. Venedik’e gelen turistlerin hepsi mutlaka San Marco Meydanı’nı ziyaret eder, kenti tepeden görmek için kuleye çıkar. Biz de San Marco Meydanı’na gittik, çok büyük bir meydandı, uzunluğu l75 metre genişliği 82 metre olan tam 1435 m2 bir yer. Fransız yazar Alfred de Musset San Marco Meydanı’na ‘Avrupa’nın Salonu’, Napolyon ise ‘Avrupa’nın en güzel şenlik alanı’ dermiş.

Venedik-San Marco Bazilikası

Venedik-San Marco Bazilikası

San Marco Meydanı’nda buram buram Bizans mimarisi kokan bazilikada İstanbul’dan götürülen at heykellerini dikkatle inceledik. Giriş kapısının üstündeki atlar kopyaydı, asılları kilisenin içinde muhafaza ediliyordu.

İstanbul SSM (Sabancı Müzesi) bahçesindeki at heykeli

İstanbul SSM (Sabancı Müzesi) bahçesindeki at heykeli

O atları görünce SSM(Sabancı Müzesi)nin bahçesindeki at heykelini anımsadık, çünkü Sultanahmet’ten Venedik’e götürülen atlardan birinin kopyasıydı bu heykel. Boğaza karşı, yüksekçe bir kaidenin üzerine yerleştirilmiş olan at heykeli müzeye gelen ziyaretçileri büyük bir sevinçle karşılıyormuş gibi gelirdi bana.

San Marco Meydanı

San Marco Meydanı -Turistler ve Güvercinler

San Marco büyük ve güzel bir meydandı, güvercinler bu meydanda özgürce dolaşıyor ve uçuyorlardı. Meydanın her tarafında canlı müzik vardı; kimi yerde piyano, kimi yerde kontrbas, kimi yerde gitar, kimi yerde santur… Çok hoş restoranlar ve kafeler bulunuyordu San Marco’da. Kendimizi San Marco’nun havasına kaptırıverdik, müzik eşliğinde güvercinler arasında ayaklarımız yere değmeden dolaştık.

San Marco’nun kafeleri o kadar ünlüymüş ki önemli yazarlar, şairler, müzisyenler sürekli bu kafelerde oturur söyleşirlermiş özellikle 1720’de inşa edilen Caffe Floran’da. Johann Wolfgang von Goethe, Thomas Mann, Marcel Proust, Ernest Hemingway, Mark Twain gibi pek çok ünlü San Marco’daki kafelerin müdavimleriymiş. Birbiriyle anlaşamayan ünlüler karşılaşmamak için farklı kafelere giderlermiş. Yazılanlara göre Richard Wagner, Giuseppe Verdi ile karşılaşmasın diye meydanın farklı bir yerinde olan Caffe Lavena’da içermiş kahvesini.

Venedik San Marco Meydanı ışık oyunları

Venedik San Marco Meydanı-Işık Oyunları

Meydanın, katedralin tam karşısına gelen tarafında rengârenk ışık oyunları, su gibi akıyordu. Meydana gelmeden önce girdiğimiz bir sanat galerisinde bu ışık oyunlarının nasıl yapıldığını, bizlere ayrıntılı olarak göstermişti galerideki görevli.