BARSELONA’DA SAGRADA FAMİLİA ve LA RAMBLA

Barselona’da bir anda Sagrada Familia’yı gördük. Onu gördüğümüz anda bir masalın içine girmiş gibi olduk.

barselona 074-a S. F.

La Sagrada Familia

Bu katedral sanki bir masaldan dışarıya fırlamış gibiydi. Perilere özgü bir yapıya benziyordu. Sanki kuleleri kumdan yapılmış gibiydi. Akan kumdan kuleler…

barselona 114-a S.F.

La Sagrada Familia

barselona 117-a

La Sagrada Familia

Gaudi diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da her şeyi yumuşatmış, yuvarlaklaştırmış, yani doğayı taklit etmiş. Biz kilisenin içine giremedik; ama bu kilise 10.000 kişiyi içine alabilirmiş.

indir-sagrada familia içi

Sagrada Familia’nın İçi foto: internet’ten tuna.com

Ve içindeki her şey dışı gibi doğadan etkilenilerek yapılmış. Düz ve keskin çizgiler yokmuş bu kilisede her şey yuvarlaklaştırılmış, yumuşatılmış, Gaudi’nin diğer eserlerinde olduğu gibi yuvarlak formlar seçilmiş. barselona 082-a S.F.Bu kiliseye 1882 yılında başlanmış, ilk mimarı Francisco de Paula del Villar’mış.

Sonra bu mimarla yani Villar’la yönetim arasında bir anlaşmazlık olmuş. 1883 yılında Barselona ile adı anılan, Katalan mimar Antonio Gaudi’yle anlaşmışlar bu katedralin devam etmesi ve bitirilmesi için.

220px-Antoni_Gaudi_1878

Katalan Mimar Antonio Gaudi

DSC01602gaudi evi -a

Casa Mila-Gaudi’nin Yaptığı Evlerden Biri

 

barselona 091-a S.F.

La Sagrada Familia 

1982 yılında yüz yıl olmuş La Sagrada Familia’nın yapımına başlanmasına. 1982 yılından bu yana da 37 yıl geçmiş. Halk haklı olarak bu katedrale bitmeyen katedral diyormuş. 2019 yılına göre 137 yıl önce başlanmış katedrale ve bir türlü bitmemiş…

barselona 097-a S.F.

La Sagrada Familia

Başlandığı zamanlarda Barselona’nın dışındaymış katedral, yeşillikler içinde ineklerin otladığı  bir yerdeymiş, bugünse kentin ortasında yükseliyor ve çevresinde binalar bulunuyor. Bitse de bitmese de bu katedral Barselona’ya yakışıyor ve şehre güzel bir görünüm katıyor. Katedralin bitmesi ya da bitmemesi çok da önemli görünmüyor. Turistlerin ilgisini fazlasıyla çekiyor. Unesco ‘Dünya Mirası Listesi’ne almış bu kiliseyi.

barselona 084-a

Sagrada Familia

barselona 090-a

Sagrada Familia

barselona 077

Sagrada Familia

barselona 088-aKatedralin neresine bakacağınızı şaşırıyorsunuz, öylesine detaylı ki, her yer bir hikaye anlatıyor.

Tabii dini hikayeler, çok dindar bir katolikmiş Gaudi, yaptığı eserlerde dindarlığını görüyoruz ,yönetim binalarının ikisinde de haçlar bulunuyor.

barselona 169-yukarıdan şeker ev 2 ye bakış

Şeker Ev -2

barselona 205-a

Şeker Ev- 1

Gaudi kırk yıldan fazla çalışmış bu katedral için ama ancak bir kuleyle katedralin girişini yapmış. 1883 yılında kiliseyi yapmaya başlayan Gaudi 1908’den 1926 yılına kadar tüm ilgisini bu kilise üzerine yoğunlaştırmış. Gaudi 1926 yılında bir tren altında kalarak vefat etmiş.Ve

barselona 111

La Sagrada Familia

Gaudi’nin mezarı Sagrada Familia’nın mahzen-mezar bölümündeymiş. Kendini öylesine eserlerine vermiş ki, kimse onun ünlü bir mimar olduğunun, çağına ve Barselona’ya damgasını vurduğunun farkında değilmiş. Onun kafası yaptığı eserler ve onlar için tasarladıklarıyla doluymuş. Bundan başka hiçbir şey onun için önem taşımıyormuş.

Sagrada Familia’nın 18 kulesi olacakmış. Ama şu anda 8 kulesi varmış. En yüksek kule İsa’ya onun biraz alçağı ise Meryem’e adanmış. 12 kule 12 havarinin dört kule de dört incilin olacakmış katedral bitirildiğinde.

barselona 089-a

barselona 103-a

barselona 120-a

Sagrada Familia

Katedral halen bitirilmeye çalışılıyor, katedrali görenler yapılan çalışmaları da izliyorlar. Her gün 600 kişi çalışıyormuş burada. Sekiz-on yıl içinde Sagrada Familia’nın bitirileceği söylense de bitip bitmeyeceğini zaman gösterecek.

La Rambla Caddesi

Sagrada Familia’dan sonra İstiklal Caddesi’ne benzer bir caddeden denize doğru yürümeye başladık.

barselona 262-a La Rambla caddesi Barcelona

La Rambla Caddesi

Bu caddenin adı La Rambla’ydı. Çok kalabalık bir caddeydi, burada turistlerin alışveriş yapacağı dükkanlar, kafeler, daha önce Palma’da

barselona 263-a la rambla cad.

La Rambla’da Canlı Heykellerden Biri

gördüğümüz canlı heykeller. Yapılan gösteriler, sokak şarkıcıları bize Beyoğlu’nu anımsattı. İstanbul’u özlemişiz anlaşılan.

barselona 264-a la rambla

La Rambla’da Bir Başka Canlı Heykel

La Rambla demek hareket demek, canlılık demek… Bir kartpostal aldık, bu caddeyi çok güzel anlatan bir kartpostal, onu sizlerle paylaşmadan edemedim.

Hediyelik eşya satan dükkanlardan ne alabiliriz diye düşündük ve fincan alalım dedik, IMG_20191102_120915-fincan.jpgGaudi’nin trencadi işlemeciliğini anımsatan kahve fincanları ve

Barselona’da bütün paramı harcadım  ancak yarım  fincan alabiliyorum diye yazan çay fincanları aldık. Zaten tüm hediyelikler Gaudi’yi hatırlatıyordu.

barselona 265-a

La Rambla’da Pazar Yeri Mercat de la Boqueria

La Rambla’dan denize doğru yürürken sağ tarafta bir pazar yeri görüp girdik, daha sonra bu pazar yerinin adının Mercat de la Boqueria olduğunu öğrendik . Bu pazarda yok yoktu,  özellikle tropikal meyvelerden ne ararsanız vardı.

Barselona Limanı

La Rambla Caddesi bizi deniz kenarına getirdi, denizde yelkenli tekneler, motor yatlar yan gelmiş yatıyorlardı, daha önce yazdığım gibi değerli heykeltraşımız

DSC04794barselona limanı a

Barselona Limanı

İlhan Koman’ın Hulda adlı gemisine rastladık, bu bizi çok mutlu etti. Picasso’nun, Miro’nun Müzesi ve bir akvaryum vardı, biz bir gün önce Valencia’da Avrupa’nın en büyük akvaryumunu gezmiştik. Aklımız Picasso

DSC04814-barselonada bir martı denizi seyrediyor a.jpg

Barselona’da Denizi Seyreden Bir Martı

ve Miro’nun Müzeleri’nde kaldı. Barselona’da Picasso’dansa Sürrealist ressam Joan Miro’nun Müzesi daha önemliymiş. Bizim için ikisi de önemliydi, ama ne yazık ki müzelere giremedik, her zaman dediğim gibi bir kentte bir gün kalmak yeterli değil…

DSC04806barselona öğrenciler a.jpg

Minik Öğrenciler Limanda Ders Yapıyorlar

Limanda öğretmenleriyle gelmiş minik öğrencilere rastladık yine, öğrencilerin kentle haşır neşir olması, yaşadıkları kenti tanımaları ne güzel!

DSC04793barselona limanı binası a.jpg

Barselona Liman Binası

Denizde kürek çekenlerin yanı sıra limanda uzaklara bakan bir yeri işaret eden Kristof Kolomb heykeli vardı. Amerika’yı bulan, denize gönül vermiş bir adam. Acaba nereyi işaret ediyor Kolomb. Bir de Monjuic’e çıkan bir telefrik vardı gök yüzünde yol alan.

barselonada yelkenliler ve bir kürekçi a.jpg

Barselona’da Yelkenliler ve Bir Kürekçi

DSC04787-a kristof kolomb anıtı

Kristof Kolomb Heykeli

barselona 259-kristo kolomb

Kristof Kolomb

DSC04817-telefirik-a

Barselona Limanından Montjuic’e çıkan telefrik

Montjuic tepesine telefrik veya fünikülerle çıkabilirsiniz,

barselona 249-a

Montjuic’e çıkarken

bizler otobüsle çıktık Montjuic’e. Barselona’da bisikletler ve motosikletler çoğunluktaydı, insanlar bisiklet ve motosikletleri çok kullanıyor. Bunun için de bisikleti ve motosikleti olanlar için park alanları oluşturulmuş, sizin bisiklet veya motosikletiniz yoksa da kiralayabiliyorsunuz, onları fotoğraflamamak olmaz diye düşündük.

barselona 003-a

Barselona’da Bisikletler

DSC04788 barselona motosikletler a

Barselona’da Motosikletler

 

Fotoğraflar: Sevil-Mithat Okay, Detlef Bringmann

 

İLHAN KOMAN’IN GOOGLE’DA DOODLE OLMASI

17 Haziran’da saat 15.30 gibi bloğuma baktım, ilk bakışta haftalık ya da aylık bölümü açmışım diye düşündüm. Zira 17 Haziran her günkünden daha fazla ziyaretçi almıştı. Ve wordpress’ten iki ileti vardı, iki iletide de istatistikleriniz patlıyor, bloğunuz çok trafik alıyor, diye yazıyordu. Hangi yazılar tıklanmış diye bakınca r005-037-abTürk Da Vincisi İlhan Koman, İlhan Koman ve Gemi Evi Hulda, İlhan Koman Akdeniz Heykeli adlı yazılarımın yüzlerce kez tıklanmış olduğunu gördüm. Benim yazılarım yüzlerce tıklanmışsa demek ki milyonlarca kişi İlhan Koman’la ilgili yazıları okudu.

r005-026

İlhan Koman’ın Hulda Adlı Teknesi

İlhan Koman acaba bugün mü doğmuştu? diye kendime sorarken internete girdim ve İlhan Koman’ın Google’da Doodle olduğunu gördüm.

r001-082-ba

İlhan Koman’ın Eserleri

r003-004-b

r001-089-ab

İlhan Koman Eserleri

İnternete giren pek çok kişi Google İlhan Koman adlı birini doodle yapmış, ‘bu adam kim?’ diye merak etmiş ve internetlerine sarılmış. İnternette yok yok… Her şeyi sorup yanıtını alabiliyorsunuz. Öyle ki artık ansiklopedilerin bile kütüphanelerce bir değeri kalmadı, bunun için de kütüphaneler ansiklopedileri yerimiz yok diye almıyor, sadece roman tarzı kitapları alıyor. Belki her yerde böyle değildir. Ne acıdır ki toplumumuz kütüphaneye gitmeye tam alışıyordu ki internet girdi yaşamımıza, kütüphaneler bir türlü bizlerde yerini bulamadı.

r001-087-bBilgisayar ve internetin faydaları da çok, şayet google 98. doğum gününde İlhan Koman’ı doodle yapmasaydı, kim veya kaç kişi tanıyacaktı onu.Sadece bir günde milyonlarca kişi İlhan Koman’ı tanıdı, eserlerinin fotoğraflarını gördü. İlhan Koman’ı araştıran kişilerin çoğu genç diye düşünüyorum, bu da beni çok sevindiriyor. Artık gençler de Google sayesinde İlhan Koman’ı tanıyor.

HULDA- HEYKELTRAŞ İLHAN KOMAN’IN GEMİ EVİ

İtalyanlar tarafından Türk Da Vinci’si diye anılan, dünyaca ünlü heykeltraşımız İlhan Koman’ın Hulda gemi eviyle ilgili bir yazım yarım kalmıştı, bloğunda yazılarını takip ettiğim Özlem Soydan (Öğrenincemutluyum.wordpress.com – Özlem Soydan-Özgürlük Seçeneklerin Olmasıdır) sayesinde düşüncelerim tekrar Hulda’da yoğunlaştı. İnsan bazen niye yazıyorum, ne gerek var diye düşünüyor; sonra o yazıların okunduğunu, fotoğrafların tıklandığını görünce iyi ki yazmışım diyor. Özellikle heykeltraş İlhan Koman’ın sergi fotoğrafları ve onunla ilgili yazılar en çok tıklananların başında geliyor.

özlem soydan

Özlem Soydan ( Öğrenince Mutluyum.wordpress.com)

Sevgili Özlem Soydan da İlhan Koman’la ilgili bilgi ararken benim yazıma rastlamış, biz daha önceden bloklarımız sayesinde sanal ortamda tanışmış, yazışmıştık. Özlem Hanım ne yazık ki  2015 yılından sonra İlhan Koman’ın Hulda gemi eviyle ilgili bir yazı bulamamış, ben de araştırdım, ancak herhangi bir haber ve yazı bulamadım. Bodrum Belediyesi’ne bir ileti yazdım, yanıtı ne olarak gelecek diye merak ediyordum. İletime yanıt bir hafta sonra geldi, iletimin Bodrum Belediyesi Çözüm Masası’na gönderildiği en kısa zamanda Hulda ile ilgili bilgi verecekleri yazıyordu iletide. Aşağı yukarı bir ay bekledim, herhangi bir ileti almadım, Bodrum Belediyesine telefon ettim, Çözüm Masası’ndaki görevli kişi iletiyi Kültür bölümüne gönderdiklerini söyledi. Kültür bölümünü aradım, onlar da sosyal işlere gönderdiklerini söylediler. Sosyal işler bölümünü aradım, iletimin görünmediğini, Çözüm Masası’nı aramamın doğru olacağını bildirdiler. Birçok kişiyle konuştum, hiçbirinin İlhan Koman’ın gemi evi Hulda’dan haberi yoktu. Hulda’yı ne duymuşlar ne görmüşlerdi; ama onlar artık Hulda’yı öğrendiler, onu özellikle görmeye gideceklerine inanıyorum. Daha sonra da Bodrum Belediyesi Çözüm Masası’nda görevli olan arkadaşlar beni birkaç kez arayıp Hulda’nın limanda olduğunu ve İlhan Koman’ın oğlu Prof.Dr. Ahmet Koman’ın, Bodrum Liman Müdürlüğünün ve Muğla Büyükşehir Belediyesinin Hulda ile ilgilendiğini söyleyip telefon numaralarını verdiler. Aziz Nesin’in ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ adlı oyununu anımsadım. Aziz Nesin yaşasaydı, bu sefer oyunun adı ‘Hulda Var mıydı, Yok muydu?’ olacaktı sanırım.

2010 yılının Şubat ayında İlhan Koman’ın uzun yıllar Stockholm’de yaşadığı gemi-evi Hulda’yla Barselona’da karşılaştık. Hulda’yı görmek, yıllar önce kaybettiğimiz ve hiç görmediğimiz sanatçımız İlhan Koman’ı görmek gibiydi. Çok duygulandık!

DSC01177ilhan koman hulda a

Heykeltraş İlhan Koman’ın Gemi Evi Hulda Barselona’da (Şubat- 2010)

DSC01171ilhan koman b

İlhan Koman’ın Bir Eserinden ve Hulda’dan Esinlenerek Hazırlanmış Bir Afiş

DSC01175 ilhan koman hulda a

Hulda’nın Direğine İlhan Koman’ı Anlatan Yazılar Asılmış

DSC01173 ilhan koman hulda abDSC01172ilhan koman hulda abDSC01174ilhan koman hulda bDSC01176 ilhan koman a

DSC01180 ilhan koman hulda a

Hulda’nın baş tarafında bu kapakçığın ne işi var diye düşünebilirsiniz. İlhan Koman denizi görebilmek için baş tarafa minik bir pencere açmış, oradan bakınca denizle haşır neşir olabiliyormuş.

DSC01181-ilhan koman-hulda aDSC01178ilhan koman huldaHulda, İlhan Koman’ın anısını yaşatmak amacıyla Nisan 2009’da İlhan Koman Vakfı Başkanı ve sanatçının oğlu Prof. Ahmet Koman liderliğindeki ekiple Stockholm’den yola çıkmış.

Prof. Dr. Ahmet Koman Hulda'da

ilhan KOMAN’ın oğlu Prof. Dr. Ahmet Koman Hulda’da   Foto: İnternet’ten

Amsterdam, Antwerp, Lizbon’dan sonra 2009’un Ekim ayında Barselona’ya varmış. Kışı Barselona’da geçirdikten sonra Mart ayında demir alarak Napoli, Valletta ve Selanik’e uğrayıp 21 Eylül’de İstanbul’a ulaşacakmış. Hulda demirlediği kentlerde ‘Hulda Festivali’ adıyla etkinlikler gerçekleştirecekmiş; İlhan Koman’ın bilimsel eserlerinden oluşan bir sergi açılacak ve gençlere yönelik atölye çalışmaları yapılacakmış.

Kuzey Buz Denizi’nden başlayıp Marmara Denizi’nde son bulacak 12.000 kilometrelik bu yolculuk İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın destekleriyle İlhan Koman Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştiriliyormuş. Büyük bir proje!

koman vakfı b21 Eylül 2010, Hulda İstanbul’da… Hulda, İlhan Koman’ın mezun olduğu ve öğretim üyeliği yaptığı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iskelesine yanaşıyor. 23 Eylül – 21 Kasım 2010’da Hulda’nın güvertesinde İlhan Koman’ın bilimsel eserleri sergileniyor; gençlik atölyeleri, Hulda’nın yaptığı uzun yolculukla ilgili film ve fotoğraf sergisi açılıyor.

Ve işin en güzel yanı Hulda’nın Türkiye’de kalacak olması; gezici kültür, sanat, bilim ve eğitim merkezi olarak.

r005-029 İlhan Koman eseri a

İlhan Koman Eseri         Fotoğraf: Sevil Okay

21 Kasım 2010’dan sonra Hulda, Haliç’te Koç Müzesi’nin yakınına demir attı. İlhan Koman’ın heykelle geometriyi bir araya getirdiği eserleri sergilendi, tekne her gün 10.00-19.00 arası ücretsiz olarak gezilebiliyordu. Binlerce kişi sergiyi gezdi.

ilhan koman hulda'yı tamir ederken

Dünyaca ünlü heykeltraşımız İlhan Koman, Hulda’yı Tamir Ederken        Foto: İnternet’ten

Hulda’nın ev sahipliği yapacağı pek çok serginin yaşama geçirilmesini diliyorum, Ahmet Koman’ın Hulda’yla ilgili söylediklerine bakılırsa bu dileğim fazlasıyla gerçekleşecek.

“Hulda’yı karaya çekip bir yere bağlamak ya da bir mekâna tüm eserleri koymak gibi bir düşüncemiz yok. Belli sayılarda eserleri değiştirip kullanarak, geminin Haliç’in yanı sıra komşu sahillerde gidip gelmesini, her zaman bir devinim halinde olmasını istiyoruz. Birkaç sanatçıyı gemimize alıp bir aylık sefere çıkmak, çıkılan yerlerde etkileşime girmek gibi fikirlerimiz var.„

Yıl: 2011. Araştırmalarıma göre İlhan Koman’ın doğduğu ev hâlâ müze değil! Bu konuda yanılmayı çok isterdim!

ilhan-koman-evi-edirne-b

İlhan Koman’ın- Bir Türlü Müze Olamayan- Doğduğu Ev/ Edirne   Foto: İnternet’ten

Hulda, binlerce kilometrelik yol katetti, birbirinden farklı denizlerde seyretti, iki yılda Stockholm’den İstanbul’a ulaştı; ne yazık ki Edirne’deki İlhan Koman Evi, ailesinin onca yıldır uğraşlarına rağmen müze olamadı.

Hulda’nın, gezici müze olarak İstanbul’un değişik kıyılarına demirlenmesi, sanata değer verenlerin bu müzeyi ziyaret etmeleri, gezici müzemizin İstanbul’dan diğer kıyı kentlerimize gidecek olması yüreğime su serpiyor, beni nasıl mutlandırıyor!

DSC05163-Bodrum ag

Bodrum

İlhan Koman’ın oğlu Prof. Dr. Ahmet Koman 2015 yılında Hulda’yı Bodrum’a getirip Bodrum Limanı’nın Neyzen Tevfik Caddesi kıyısına demirlemiş. Orijinalliğini koruyan Hulda gerek yerli gerekse yabancı turistlerin çok ilgisini çekmiş.

Hulda’nın Bodrum’da sanat, kültür, bilim adına yapılan çalışmalara ev sahipliği yapacağını düşünen Ahmet Koman’ı bu düşünce çok heyecanlandırmış olmalı… Düşünsenize babanızın ev ve atölye olarak kullandığı Hulda; sanat, kültür, bilim merkezi olacak…

İlhan Koman Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Koman Bodrum’a getirdiği Hulda ile ilgili şunları söylemiş 2015 yılında: “Yarım asırdır babamın yuvası olan tekne, bizim de yuvamız haline geldi. Tekneyle bazen ahşap yat yarışmalarına katılıyoruz. Asıl amacım geçmişte yüzlerce denizcinin, süngercinin yetiştiği Bodrum’da, bu tekneyi genç denizcilerin yetişmesinde kullanmak, bilim, kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yaparak yaşamasını sağlamak. Dünya denizlerinde bu tür teknelerin sayısı oldukça azaldı. Ciddi bir destek ile 110 yıllık tekneyi yaşatabiliriz.”

lonarda-da-vinci-620x374

Leonardo da Vinci (D:15 Nisan 1452-1519)    Foto: İnternet’ten

2015 yılında Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan Dünya Sanat Günü’nde sanatla ilgili çalışmalar Hulda gemisinin önünde başlamış Bodrum’da. Ama 2015 yılından sonra 2016 ve2017’de Hulda ile ilgili tek haber veya yazı yok! Pek çok telefon konuşmasından sonra Prof. Dr. Ahmet Koman’la görüşebildim. Ahmet Bey’in söylediğine göre Hulda ile bundan böyle Muğla Büyükşehir Belediyesi ilgilenecekmiş. Prof. Dr. Ahmet Koman Muğla Büyükşehir Belediyesinin Hulda ile yakından ilgileneceğini umut ediyor. Ahmet Bey’in umudunun boşa çıkmamasını, Muğla Büyükşehir Belediyesinin İlhan Koman’ın gemi evi Hulda’ya gerçekten sahip çıkmasını ve Hulda’nın sanat, bilim, kültür merkezi olmasını; Hulda sayesinde Bodrum’da genç denizcilerin yetişmesini, 112 yaşında olan Hulda’nın hak ettiği ilgiyi ve desteği aldığını görmek, İtalya’da Türk Da Vinci’si olarak tanınan İlhan Koman’ın ülkesinde de tanınmasını ve ona gereken değerin verilmesini çok istiyorum. İlhan Koman’ın Edirne’deki doğduğu ev müze olup Edirne’ye yakışamadı; ama Hulda’nın sanat, bilim, kültür merkezi olup Muğla’ya özellikle Bodrum’a değer katmasını ve ona yakışmasını diliyorum.

Hulda’nın fotoğrafları: Mithat Okay          

TÜRK DA VİNCİ’Sİ İLHAN KOMAN

Leonardo da Vinci’den Türk da Vinci’sine

Floransa ressamlar, heykeltraşlar, şairler, düşünürler kenti. Her sokakta bir sanatçının müzesiyle, eviyle karşılaşıyor ve onlara bir merhaba demek, onların yaşadıkları çağı solumak için buralara uğruyorsunuz. Dante’nin evi, Leonardo da Vinci’nin müzesi… hangi köşeyi dönsek müzeler, sanat evleri, heykellerle karşılaşıyoruz. İtalya’da dünya; tarihle, kültürle, sanatla, sanatçıyla dönüyor. Ve tüm bunları görmeye dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi geliyor. İtalya kültür ve sanat turizmiyle yaşıyor.

Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci’nin yapıtlarının, icatlarının sergilendiği müzeyi gezdikçe Da Vinci’ye hayranlığımız kaç kat daha arttı.

Dünyaca ünlü bilim adamı, sanatçı, mucit! Ülkemizde onu bilmeyen, adını duymayan yoktur. Bizim Da Vinci’yi bildiğimiz kadar olmasa da İtalya’da Türk da Vinci’si de çok tanınıyor. Bu sanatçımız İlhan Koman… Sanatı ve bilimi bir araya getirdiği için ona Türk da Vinci’si  deniyor.

İlhan Koman’ın Doğduğu Evin Müzeye Dönüştürülememesinin Öyküsü

İlhan Koman’ın 2005 yılının Mayıs ve Haziran aylarında üç farklı mekânda -Fransız Kültür Merkezi, Yapı Kredi Bankası Sanat Galerisi, İsveç Konsolosluğu- ilk retrospektif sergisinin açılacağını gazetede okuduğumda bu sergiye içimde bir sızı duyarak gitmem gerektiğini düşündüm. Bu sergi haberi, beni bir yıl öncesine götürdü. Belleğimin karanlık bir köşesine sakladığım bir anı, karanlıklardan çıkarak kafamda şekillenmeye başladı. Kendimi arkadaşım Füsun ile Edirne’nin sokaklarında İlhan Koman’ın evini ararken buluverdim.

İlhan Koman (1921-1986)

İlhan Koman (1921, Edirne -1986, Stockholm)

Bir iki kişiye İlhan Koman’ın doğduğu evi sorduk, yapılan tariflere göre evi bulmaya çalışırken İlhan Koman hakkında bildiklerimizi birbirimize anlatıyorduk. Füsun da benim gibi, onun yapıtı olan, Akdeniz Heykeli’ni çok beğeniyormuş.

1958 yılına kadar İGSA (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi)’da öğretim üyeliği yapan İlhan Koman’ın eşi ve çocuklarıyla Stockholm’de bir yük gemisinde ömrünün sonuna kadar yaşamış olması, geminin içinde bir heykel atölyesi oluşturması, dünyanın pek çok ülkesinde bulunan ve sergilenen heykellerini bu atölyede yapması, çocuklarını gemi evinde büyütüp yetiştirmesi; Füsun’a da bana da çok ilginç ve hoş geliyordu.

İlhan Koman'ın evi ve atölyesi Hulda gemisi

İlhan Koman’ın evi ve atölyesi olan Hulda gemisi

Bir gemide uzun yıllar yaşaması özgür ruhlu ve sıra dışı biri olduğunun göstergesiydi bize göre.

Füsun’a İsveç’teki ‘kara kafa’ olayını biliyor musun? dediğimde “Bilmez miyim, Avrupalıların kendilerinden olmayanları aşağılamalarını ne güzel anlatıyor, ” dedi.

Ben, Aslan Mengüç’ün ‘İlhan Koman’la Son Konuşmalar’ adlı yazısından öğrenmiştim bu olayı.

İsveç’te eski parlamento binasını onarmışlar, binanın açılmasına az bir zaman kalmış. Yalnız binanın içindeki büyük oturum salonunda devletin rölyeften yapılmış amblemini yapmayı unutmuşlar. Görevliler bu sorunu nasıl çözümleyeceklerini araştırmaya başlamışlar. Bir ay gibi kısa bir zamanda amblemin yapılması gerekiyormuş.

İlhan Koman’ı tanıyan kişiler, bu işi sadece İlhan Koman yapabilir demişler. İsveçli yetkililer İlhan Koman’a amblemin bu kadar kısa zamanda yapılıp yapılamayacağını sormuşlar. İlhan Koman, bir ayda amblemin geçici bir örneğinin yapılabileceğini söylemiş. İşi İlhan Koman’a vermişler. İlhan Koman da bir iki öğrencisiyle gece gündüz çalışıp İsveç Devleti’nin amblemini yapmış. Parlamento binası zamanında açılmış onun sayesinde.

Heykeltraş İlhan Koman

Heykeltıraş İlhan Koman

İlhan Koman, İsveç’teki yabancıların küçümsenip ‘kara kafa’ diye adlandırılmasını içine sindirememiş olduğundan bir kâğıda ‘Sizin devletin alâmet-i fârikasını da bir kara kafalı yaptı,” diye yazıp kabartmanın içine yerleştirmiş.

İlhan Koman'ın Doğduğu Ev /Edirne

İlhan Koman’ın Doğduğu Ev /Edirne

Biz bunları konuşa konuşa İlhan Koman’ın doğduğu evi bulduk. Heyecanlıydık, İlhan Koman’ın doğduğu müze evinde onun önemli yapıtlarını göreceğimizi düşünüyorduk. Zili çaldık, kapının açılmasını uzunca bir süre bekledik, nihayet kapı açıldı. Kapıyı açan görevli bize ne istediğimizi sordu. Biz de İlhan Koman’ın evini gezmek istediğimizi söyledik. Adam büyük bir şaşkınlıkla: “Allah Allah! Siz İlhan Koman’ı nereden tanıyorsunuz? Burada mı oturuyorsunuz yoksa başka bir şehirden mi geldiniz? Niçin evi gezeceksiniz? gibi bir sürü soru sordu.

Bu kadar soru karşısında şaşırma sırası bizdeydi, onun bu soruları niçin sorduğunu anlayamadığımızı, İlhan Koman’ın dünyaca ünlü, önemli bir heykeltıraş olduğunu, onun doğduğu evi görmemizin şaşılacak bir yanı olmadığını söyledik görevliye.

Görevli, bizi isteksizce içeriye aldı. İçeriye girince bir de ne görelim!

Boş bir salon ve o salona açılan boş odalar. Evin ortasında öylece kalakaldık. Üzerimizdeki şoku atınca üst kata çıkan merdivenlere yürüdük hiç konuşmadan. Üst katta da boynu bükük boş odalar karşıladı bizi. Hayal kırıklığımız çok büyüktü!

İlhan Koman, Türkiye’de İGSA’da pek çok heykeltıraş yetiştirmiş bir hocaydı. 1947-50’de Fransa’da çalışmalar yapmış, ilk sergisini Paris’te açmış, 1967’de Stockholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okuluna öğretim üyesi olarak kabul edilmiş, yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescil edilmiş bir sanatçıydı.

İtalyanlar, İlhan Koman’ı Leonardo da Vinci’ye benzetiyor, ona Türk Da Vincisi diyorlardı. Bunun nedeni de sanat yapıtlarını üretirken bilimsel kökenli projelere, teknolojik araştırmalara önem vermesi ve bazı eserlerinin sırrının hâlâ çözülememesiymiş. İlhan Koman için sanatçı ve bilim adamı diyebiliriz ya da bilimsel sanatçı.

Anıt Kabir Doğu Kanadı İlhan Koman

Anıtkabir Doğu Kanadı Rölyeflerinin Bir Bölümü
İlhan Koman

Anıtkabir’in büyük rölyeflerinden doğu kanadını da o yapmış; ayrıca hem Türkiye’de hem de İsveç’te çeşitli ödüller almış.

Dünyaca ünlü sanatçımızın 1921 yılında doğduğu Edirne’deki evinde onu tanıtan, hatırlatan herhangi bir eserinin olmaması üzücüydü doğrusu! Biz neler göreceğimizi hayal etmiş, neyle karşılaşmıştık. Burada İlhan Koman’ın eserlerinden bazılarının reprodüksiyonlarının olmasından vazgeçtik, en azından onun eserlerinin fotoğrafları asılıp her birinin yanına yapıtla ilgili bilgi verilebilir, İlhan Koman’ın yaşam öyküsü, sanatı anlatılabilir, onunla ilgili filmler hazırlanıp evi ziyaret edenlere izlettirilebilirdi.

Füsun’la anlayamadığımız nokta, İlhan Koman’ın akrabalarının ya da öğrencilerinin bu evle neden ilgilenmediğiydi. O kişilere oldukça kızdık; sonraları işin doğrusunu öğrenince kızgınlığımız geçti, onlara hak verdik.

İlhan Koman’ın kızkardeşi Gönül Dilan, ağabeyinin ölümünden sonra ailesinden kalan bu evi Kültür Bakanlığına, müze yapılması koşuluyla, az bir ücret karşılığında vermiş. Ayrıca Gönül Hanım, İlhan Koman Müzesi’nde sergilenmesi için İlhan Koman’ın bazı eserlerini ve özel eşyalarını da bırakmış. Daha sonra evin müzeye dönüştürülmediğini ve İlhan Koman’ın yapıtlarının ve eşyalarının zarar gördüğünü gören Gönül Dilan, İlhan Koman Evi’ndeki eserleri geri almış. Bu eserler, Edirne’deki ll. Bayezid Külliyesi’nin içindeki Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunmaktaymış.

Sayın Gönül Dilan kimbilir ne kadar sıkıldı, üzüldü bu duruma; biz de onun üzüntüsünü içimizde duyduk. İlhan Koman Evi’ne gereken ilginin verileceğini umuyoruz; çünkü bir kent sanatçılarıyla, edebiyatçılarıyla değerlidir. Doğduğu, yaşadığı kentte değer bulan sanatçılar, kentlerinin kültür ve sanat yönünden gelişmesine katkıda bulunurlar. Onların evlerinin müzeye dönüştürülmesi kente farklı bir kimlik katacaktır. Müzeler bir ulusun nüfus kâğıdıdır, demişti bir arkeolog dostum. Ne kadar doğru bir söz, lütfen nüfus kâğıtlarımızı kaybetmeyelim.

İlhan Koman’ın doğduğu evin yaşayan, gerçek bir müzeye dönüştürülmesi Edirne’ye ve Edirne halkına sanat ve kültür adına çok şey katacaktır.

İşte 2005 yılının Mayıs ayında İlhan Koman’ın retrospektif sergisinin açılacağını öğrenmem bana bir zaman yolculuğu yaptırdı beni Edirne’ye götürdü. İçimden bir şey koptu. Bu sergiye gidip İlhan Koman’ın yapıtlarının dialarını çekip onunla ilgili yazı yazmalıyım, öğrencilerime İlhan Koman’ı tanıtıp yapıtlarının dialarını göstermeliyim, diye düşündüm.

Fotoğraf makinemi aldım, serginin ilk ayağı olan Fransız Kültür Merkezi’ne gittim. İlhan Koman’ın Paris’te yaptığı çalışmalar burada sergileniyordu: Küçük boyutlarda heykelcikler, bazı yapıtlarının fotoğrafları, kimi Koman kimi de onun hakkında başkaları tarafından Fransızca yazılmış yazılar, sanat eleştirileri…

r003-002-ab

İlhan Koman'ın küçük heykelcikleri

İlhan Koman’ın küçük heykelcikleri

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

r003-005

r003-006-b

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman  Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

İlhan Koman Küçük Heykelcikler

İlhan Koman
Küçük Heykelcikler

Çoğu cam muhafazalar içine yerleştirilmiş olan küçük heykelciklerin dialarını çektim, o minik heykellerin hemen hepsinde bir devinim vardı.


r001-097Fransız Kültür Merkezi’nden sonra Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’ne gittim.

Akdeniz Heykeli

Akdeniz Heykeli

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

r001-086-b

r001-076-b
r001-080Burada onun form çalışmalarını içeren büyük bir koleksiyon sergileniyordu. Bu koleksiyonla onun araştırmalarının evrimini izleyebiliyordunuz. Onun çizim ve prototiplerinden oluşan eserler zincirini merakla izleyenlerden biriydim. Mekanik eserlerin her biri hareket halindeydi, kimi belli zamanda inip kalkıyor, kimi içe veya dışa kıvrılıyordu.

İlhan Koman eserleri

İlhan Koman eserleri

r001-088-a

r001-090-b

r005-038-ab

İlhan Koman eseri

İlhan Koman eseri

Ağaçtan ve metalden öyle formlar yapmış ki o yapıtlara hayran olmamak elde değildi.

Yapı Kredi’nin ikinci katındaki Sermet Çifter Salonu’nda da ‘Bir Usta Bir Dünya’ sergisinde “Sanat, insanın bilinmeyene doğru çıktığı bir serüvendir, sanatçı devamlı kendini yenileyebilmelidir,” diyen

İlhan Koman Atölyesi

İlhan Koman Atölyesi

İlhan Koman

İlhan Koman atölyesinde

İlhan Koman'ın teknesi Hulda

İlhan Koman’ın teknesi Hulda

İlhan Koman’ın atölyesi, arkadaşları, çalışma teknikleri ve Hulda adlı teknesiyle ilgili fotoğraflar ve yazılar yer alıyordu.

Sergiyi gezip yapıtların fotoğraflarını çektikten sonra Yapı Kredi’den çıkıp İstanbul Tünel’deki İsveç Konsolosluğu’nda aldım soluğu. İsveç Konsolosluğu’nun bahçesinde İlhan Koman’ın demir döneminden altı eseri sergilenmekteydi. Bu eserler kırk yıl önce İsveç’in kamusal alanlarında sergilenmişler, kırk yıl sonra Türkiye’de ilk kez sergileniyorlardı.

İlhan Koman Umacı

İlhan Koman
Umacı

Umacı

Umacı

İsveç'te İlhan Koman'ın yapıtı Umacı'yla ilgili bir gazete yazısı

İlhan Koman’ın yapıtı Umacı’yla ilgili bir gazete yazısı (İsveç)

İsveç’in meydanlarından birinde sergilenen İlhan Koman’ın demirden yaptığı ‘Umacı‚ adını verdiği yapıtı, İsveçliler tarafından çok konuşulmuş. Sanat eleştirmenlerini birbirine düşürmüş. Kimi eleştirmenler Umacı’yı çok etkileyici bulup gerçek bir sanat eseri diye tanımlarken kimileri onu hurda yığını olarak nitelemiş.

r005-018-ab

İlhan Koman'ın yapıtları

İlhan Koman’ın demir yapıtları

Heykellerimi birer cenin olarak adlandırırım, çünkü her parça yeni fikirler üretmeyi ve farklı bilgilere duyulan ihtiyacı gidermeyi amaçlar; aynı türün daha gelişmiş örnekleri üretmede nasıl kullanılabilir, bunu ortaya koyar. Ama tabii ki sadece eski çalışmalarımın üzerinde yoğunlaşarak yeni heykeller yapmıyorum. Hatta söyleyebilirim ki genellikle hayatta karşılaştığım birtakım garipliklerin üzerine gitmeyi çok seviyorum ve yaşadıklarım eserlerimi fazlasıyla etkiliyor. Sıradanlığa özellikle de değiştirilemez ya da tartışılamaz gibi görünen tabulara meydan okumak bana büyük haz veriyor. Bana göre işte bu böyledir diyerek peşin hüküm vermek dar görüşlü olmaktan başka bir şey değildir.” diyen İlhan Koman’ın yapıtları 2005 yılındaki ilk retrospektif sergisinden sonra İstanbul Modern’de Modern Türk heykelinin on beş sanatçısının yapıtlarının ilk kez bir araya getirildiği “Bellek ve Ölçek” adlı sergide de 10 Şubat- 30 Nisan 2006’da yerini aldı.

Ve 2007 yılının Eylül ayında Santralistanbul’da açılan ‘Modern ve Ötesi‚ adlı sergide İlhan Koman’ın eserlerini yeniden görmek beni çok mutlu etti.

İlhan Koman’ın evinin son durumunu merak ettiğimden (Ekim. 2007) internete girdim, İlhan Koman’ın doğduğu evin Neo-klasik üslupta bir konak olduğunu, Rum mimarlar ve ressamlar tarafından 1908’de yapıldığını, bu sıralarda da “Konak müze olsun mu?” sorusunun sorulduğunu öğrendim.

Siz, bu soruya ne yanıt verirdiniz? Efendim, ne diyorsunuz? Evet, olsun dediğinizi duyuyorum. Yoksa yanlış mı duydum? Hayır, hayır yanlış duymuş olamam! Sizlerin, İlhan Koman’ın evi müze olmalı! diye avaz avaz bağırdığınızı çok iyi biliyorum, bunu taa içimde duyumsuyorum. Ben de sizlerle aynı fikirdeyim İlhan Koman’ın evi müze olmalı!

Bir müze kent olan Edirne’de İlhan Koman Müzesi’nin açılması, Edirne’ye ve Edirne halkına çok yakışacak çok…

Yakışacaktı! Ama yakışamadı! Yıl 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 araştırmalarıma göre İlhan Koman’ın evi müze olmak için hâlâ bekliyor… Daha ne kadar bekleyecek? Bu kadar beklemek yetmedi mi?

İlhan Koman’ın doğduğu ev ne zaman müze olur bunu bilemiyorum; ama 2014 yılında Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi’nde İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi açılmış. Müze ilk kurulduğunda adı: Çağdaş Resim ve Heykel Müzesi’ymiş, daha sonra adı değişip İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi olmuş. Müzede İlhan Koman’ın eserlerinin yanı sıra pek çok sanatçının da eserleri sergileniyormuş. Trakya Üniversitesi’nin bu çalışması beni çok sevindirdi.

Floransa’da Leonardo da Vinci’yle yakınlaşmak bana İlhan Koman’ı çağrıştırdı. Sanatçılarımıza gereken değerin verilmediğini, onların yeteri kadar tanınmadığını ve tanıtılmadığını düşünüyorum bunun için de İtalya’da sanata verilen değeri kıskandım. Heykel, resim, mimari… sanatın her dalını kıskandım, modern sanat müzesini kıskandım! Açık hava müzelerini, tarihi alanlarını kıskandım! Milyonlarca kişinin bu müzeleri çılgınlar gibi gezmesini kıskandım!!! Aslında kıskanç biri değilimdir…