ALINTILAR-5

Okumak, çok önemli bir şey! Her okuma bizi başka bir insanın yüreğine ve beynine götürüyor. O kitabı yazan kişiyi tanıyor, onunla dost oluyoruz yazı aracılığıyla… Bir insanı tanımanın en iyi yoludur okumak. Konuşarak da bir kişiyi tanıyabiliriz diyebilirsiniz; evet  konuşma da kişiyi tanıma aracı. Ama ne olursa olsun yazının kişiyi tanıttığı kadar hiçbir şey bize onu tanıtamaz. Ne yazık ki yazı yazma, hayatımıza geç girmiş, yaşamımızda gerekli yeri alamamış. Ve sadece yakın çevremizdekileri konuşarak tanıma olanağı bulmuşuz. Peki hiç tanımadıklarımız, görmediklerimiz, başka şehirlerde, başka ülkelerde yaşayanlar, aynı dili konuşmadığımız kişiler…. Onları nasıl tanıyıp benzer düşünceleri paylaşacaktık? Yazı iyi ki var ve bizler de iyi ki okumayı seviyoruz; yüzünü görmediğimiz, sesini duymadığımız insanlarla yakınlaşıyor, aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Yine okuduklarımdan yaptığım alıntılar size merhaba demek için bekliyorlar. Ve biz o yazıları yazanları sadece yapıtlarından tanıyoruz. Zaman zaman onlarla her gün gördüğümüz, konuştuğumuz kişilerden daha yakın olabiliyoruz.

417-leo-buscaglia

Leo Buscaglia( 1924-1998) Amerikalı Yazar

“Çocukluğumun en mutlu anılarından biri Perşembe öğleden sonraları “hikâye saati” için mahallenin kütüphanesine gitmekti. Kütüphanemizin küçük bir bahçesi vardı. Biz çocuklar oraya, çimenlerin üzerine, yarım daire olur, otururduk. Saat  üç buçuk olduğu zaman çocuklar kısmına bakan kütüphaneci, bir kucak dolusu kitapla çıkagelirdi. Küçük bir sandalyeye oturur, bizi sevinçle selâmlar, okumaya başlardı. Ne sihirli dakikalar geçirirdik! Hans Christian Andersen’le, Grimm Kardeşlerle, Lambler’in Shakespeare’den Hikâyeleriyle, Swift’in Gulliver’iyle ve tabii Lewis Carrol’un Alice’iyle hep orada tanışmıştım.

Bayan L. Olmasa, bu büyük eserleri hiç bilmeyecektim. Kendisi eğitilmiş, profesyonel bir kütüphaneciydi. Kitapları çok seviyor, onları hazine gibi paylaşıyordu. 9 no.lu otobüsleLeo Buscaglia-9 Numaralı Otobüsle Cennete Bir Sevgi Yolculuğu/ İnkılâp Yayınevi

Bir bugün, iki yarına bedeldir. Benjamin Franklin

“Brecht, sahnede hayatın kusursuz bir görüntüsünü veren bir tiyatro anlayışına karşı çıkar.”

sekizinci renk“Ben gökkuşağının sekizinci rengini görmeyi düşlüyorum. Başka bir deyişle yaşamın yepyeni  renklerinin peşindeyim. Bu düşün en önemli özelliği, tüm dünyayı ve tüm insanları kapsıyor olması. Düşüm gerçekleşirse, insanlar çıkarlara dayalı katı ve kokuşmuş değer yargılarından oluşan, kölelik zincirini kıracaklar. Tam anlamıyla özgürlüğe kavuşacaklar. İşte o zaman insan olmanın bilincine varıp yaşamın yepyeni renklerini görebilecek düzeye gelecekler. Gülten Dayıoğlu/ Sekizinci Renk

“Şimdi köyde böyle üzüntülerden habersiz, rahat rahat oturan kardeşlerimi düşünüyorum da acaba şu kültür dedikleri şey dertsiz başa dert midir, diyorum kendi kendime. Tevekkeli , Tarancı boşuna dememiş;“Bilmek yanmakmış büsbütün.” Mahmut Makal/Bizim Köy

“Bugün pek çok köye elektrik gitti, köylülerin gözlerinin önü çok şükür aydınlandı. Ama beni bir eğitimci ve yazar olarak ilgilendiren gözlerin arkasındaki karanlıktır. Bu karanlık ne yazık ki olduğu gibi duruyor; hatta büyütüldü.” Fakir Baykurt

“Ezberci eğitim bir ulusu çağcıl yapamaz. Yapacağı işi önce kafadan sonra elden çıkarmayı yöntem olarak benimsemiş bir eğitim lazım. Zorlukları gördüğü zaman, ‘ne yapalım yazgı böyleymiş’ demeyip de çözüm arayan yaratıcı eğitim.” Fakir Baykurt

önce sevgi vardı“Varsın karanlık olsun geceler… Yüreğinizin sesini dinlerseniz, soğuk da sıcak da olsa yanınız, yöreniz, gökyüzünden yıldız yağar sanırsınız… Düşler de gerçekler de bu yıldızlardadır. Bulup yakaladınızsa o yıldızı, sıkı sıkı tutun yüreğinizde… Sakının yüceltin… Yaşamak, belki de bu demektir… “ Suna Tanaltay/Önce Sevgi Vardı

Bir Güzel İnsan

“Kimi insan birdenbire etkiler, çarpar sizi… Bir de bakarsınız boşlukları, yetersizlikleri açığa çıkar, bir bir… Yakından tanıdıkça söner,küçülür sanki… “Yanılmışım, dersiniz; acele değer vermişim…”

Oysa bazıları (ve çok az bazıları) baştan sona aynı değeri taşırlar.Tanıdıkça daha bir seversiniz. Yitirseniz bile, sizden ve iç dünyanızdan uzaklaşmaz.” Suna Tanaltay

“Gözlerimi seviyorum, güzeli görebildikleri için… Kulaklarımı seviyorum, doğanın tüm türkülerini dinleyebildikleri için. Dokunmak, duymak, tatmak ne güzel… Yalnızca beş duyumu değil, duyu ötesi diyebileceğim bu sevecen yüreği seviyorum, içine alıp da sığdıramadığı güzellikler için…”

Gönül gözüyle bakarsa insan, güzelden, duygudan, sevgiden bir parça olur… Arınır, yıkanır, güzelleşir sanki… Korku, pişmanlık, umutsuzluk değildir artık hissedilen…” Suna Tanaltay

“Okullar arası denge kurulmalıdır. Öbür ülkelerde de eğitim açısından okullar arasında farklar var, ama bizdeki gibi uçurumlar yok.” Altan Günalp( ÖSYM Kurucusu ve İlk Başkanı)

gökbel 1

Gökbel

Kitap mavi sürgün_2“Sonradan öğrendiğime göre Gökbel’deki köylüler başka yerlere kıyas hurafe ve boş şeylere daha fazla inanırlarmış, mangalın etrafında üç kere dolaşmadan ateş söndürmezlermiş; çünkü bunu yapmazlarsa ocakları sönermiş. Gece sandık açmazlarmış, insanın mezarı açılırmış. Gece folluktan yumurta almazlarmış; çünkü evi uğursuzluk basarmış.

gökbel 2

Gökbel

Daha bunun gibi neler de neler! Anadolu halkı yüz yıllar süresince hiç akıl ve mantığa uymayan nice felaketlere uğradığı için, felaketlere akıl ve mantık dışında nedenler arayıp bulmak zorunda kalmıştır.” Cevat Şakir/Mavi Sürgün

“Hayatımızdaki gölgelerin çoğu kendi güneş ışınlarımızın önüne dikilmekten doğar.”Ralph Waldo Emerson(1803-1882)

“Serçeleme

Çok oldunuz be serçeler

Kapatırım şimdi kapıyı

Dedim

Dinlemediler beni

Ben de kapatmadım kapıyı

Varsın dinlemesinler”          Can YÜCEL

 

“Yapraklar gibidir insan soyu

Bir yandan rüzgâr bakarsın onları döker yere,

Bir yandan bakarsın bahar gelir,

Yenilerini yetiştirir, yeşertir orman

Böylece soyların biri göçer, biri doğar”   Homeros

“Başka insanların hayatlarını aydınlatanların kendileri de bu ışıktan uzakta duramazlar.” James M.Barrie

“İstemediğini yapmama özgürlüğümüz vardır ki istediğini yapma özgürlüğünden daha önemlidir.” Lale Manço

“Barış Manço, asık yüzlü laubalilerin toplumunda güler yüzlü ciddi bir adamdı.” Ali Sirmen

“Gerçek arkadaş kış ortasında çiçek açtırandır. Gerçek dost çöl ortasında suyunu paylaşabilendir.” Leonardo da Vinci

“İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.” Bernard Shaw

“Üç çeşit arkadaşlık vardır: Birincisi ekmek gibidir, her zaman ihtiyacımız vardır.

İkincisi ilaç gibidir, lazım olursa ararsınız.

Üçüncüsü mikrop gibidir, o gelir sizi bulur.”

“Düşümde aşk ile karşılaştım…

İnsanı arıyordu.

Uyandım, insan ile karşılaştım

Aşkı arıyordu.”     Özdemir Asaf

“Bizler mutlu olduğumuz için gülümsemiyoruz, gülümsediğimiz için mutlu oluyoruz.” William James

“En güçlü bellek bile en zayıf mürekkepten solgundur.” Uzak Doğu Atasözü

“ Yarın kıyamet kopacağını kesinlikle bilsem bile, bugün yine bir elma ağacı dikerdim.” Muhsin Ertuğrul/Gerçeklerin Düşleri

gerceklerin_dusleri_width300_1“Tiyatro, bizim gibi karanlığın dalgaları içinde bocalayan milletlere yol gösteren bir gece feneridir ve biz senelerdir ki, bu fırtına içinde hep o fenere hasret çektik.” Muhsin Ertuğrul/ Gerçeklerin Düşleri

“Tiyatronun başlıca çabası seyircileri sağlam düşünmeye zorlamaktır.” M. Ertuğrul

“Yaşam kısa, sanat uzundur.” Hipokrat

“Ölümün ulaşamadığı tek şey sanattır.” Oscar Wilde

“Sanat , doğanın bir başka açıdan görünüşüdür.” Emile Zola

“Sanat, doğaya eklenmiş insandır.” Bacon

“Sanatın görevi; kopya etmek değil, doğayı anlatmaktır.” Balzac

“Her büyük sanatçı, sanata kendi damgasını vurur.” Victor Hugo

“Sanatçıya iki göz az gelir.”Lamartine

“Sanatın gizemi, doğayı düzene sokmasındadır.” Voltaire

“Şiir, ruhun müziğidir.” Voltaire

“Bir yapıtın kalbinde, orası karanlık bile olsa sönmeyen bir güneş parlar.” Camus

“Sanatçı, hayatı kendi süzgecinden geçiren, olayların özünü çıkaran, gerçeği güzelleştiren adamdır.” Sabahattin Eyuboğlu

“Sanat, taklidin bittiği yerde başlar.” Oscar Wilde

“Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir.” John Christian

“Bazı insanlar, her şeyi olduğu gibi görürler ve “neden” diye sorarlar. Ben ise her şeyi olmadığı biçimde hayal ederim ve “neden olmasın” diye sorarım.” Bernard Shaw

“Şu olan biten var ya

Boş ver onu

Taş yağsın isterse

Çok sürmez

Dakka şaşmaz Dakka

Yaşamaya bak

Ne geçmişi düşün

Ne gelecekten kork.”   Ömer Hayyam

“Güçlü bir ateş, küçük bir kıvılcımdan sonra gelir.” Dante

“Hümanist psikoloji: İnsan potansiyelinin sınırsızlığını araştırıyor, normal insanı sağlıklı insana dönüştürmeye odaklanıyordu.”Abraham Maslow/İnsan Olmanın Psikolojisi

“Geleneksel psikoloji: Freudyan yaklaşımla hasta insanı normal insan haline getirmek üzerine kurulmuştur.”

“Kaygı, yarının faresinin bugünün peynirini yemesidir.”

“Kullanılmayan enerji azalmaya mahkûmdur. İşleyen demirin ışıldadığı gibi enerji kullanıldıkça artar.”

“Kötü şeyler anlatıyorum bir daha yaşanmasın diye; iyi şeyler anlatıyorum herkes yaşasın, çok yaşansın diye.” Nebil Özgentürk
“Tüm yaşam; öğrenmek, sorunlar, öğrenme yetmezlikleridir.” Beyaz Nokta Vakfı

“Gerçek yıldızlar kendileriyle en kolay çalışılan kişilerdir.”Mustafa Altıoklar

Aydın Köksal

Elektronik, bilgisayar ve yazılım mühendisi ve dilbilimci /Türkiye Bilişim Derneği Onursal Başkanı(D.T. 1940-)

.Aydın Köksal; 20 yıl içinde bilişimle ilgili 2.500 Türkçe sözcüğü dilimize kazandırmış. Bilişim sözcüğü de onun bulduğu bir sözcükmüş.

“İnsanın süsü yüz

Yüzün süsü göz

Aklın süsü dil

Dilin süsü sözdür.” Yusuf Has Hacib

ŞİİR- ŞAİR AHMET OKTAY

ENVANTER

Çok az şey saklamışım yaşamımda;

ne bir fotoğraf var ilk aşklardan

ne bir mektup,

dostlardan beş on tane:

şunları yazmış Stockholm’den

Demir Özlü 1983’te

‘rahmetli Çiğiltepe’nin oğlunu gördüm

geçenlerde Helsinki’de,

sürüyorum geçmişin izlerini’.

Hangi izlerin peşinden gittim ben

içimde bir mahşer beklentisi?

 

Çok az şey biriktirmişim yaşamımda;

hiçbir andaç yok babamdan,

verdiği mineli çakmağı

unutmuştum bir Amerikan Bar’da;

ah umursamaz gençlik!

Sımsıkı tutsaydım şimdi

avcum ısınır mıydı acaba?

 

Yığınla not var ama masamın gözlerinde:

şöyle ‘Üç Kör’ başlıklısı: -Homeros,

Milton, Borges- . İçgörü üzerine bir şiir

yazacaktım belki de. İşte bir başkası:

‘Yolculuk’:-Odysseia, Moby Dick,

Karanlığın Yüreği-

Belli: Çıkış ve Varış ya da

Başlangıç ve Son takılmış kafama.

Demek ki yetişemiyor insan

ne yapsa kendi tasarısına.

 

Kitaplardaki kenar notlarında kalacak

benim ardımda bıraktığım iz.

anonim bir kimlik olacağım;

bir sahaf dükkânında yıllar sonra

satılmış kitaplarımı karıştıran okur

bilemeyecek

satırların altını benim çizdiğimi,

geçmişe ve geleceğe karışa karışa

 

İthaf sayfalarını da yırtmalıyım yavaş yavaş;

yığınla düş kırıklığı, yanılış;

yüzünü görmediklerim var,

yazdıklarını sevmediklerim.

Küskün ölenler oldu bana,

Kimlere küskün öleceğim

ben acaba?                      (1994)   Ahmet Oktay (1933-2016)

SAMSUNG

KRAL MİDAS ve EZOP ( Kibele’nin Gözleri 3)

Ana tanrıça Kibele’yle karşılaşmak beni çok hoşnut etti, onunla söyleşimiz oldukça uzun sürebilir. Ona soracağım bir sürü soru var. Hazır ona rastlamışken Frigya ve Friglerle ilgili her şeyi öğrenmeliyim, kitaplarda yazmayan pek çok konuyu bana yalnız o açıklayabilir diye düşünüyorum, öyle heyecanlıyım ki…

-Buraya gelmeden önce Friglerle ilgili çok araştırma yaptım, eskiçağ yazarlarının yazdıklarından ve arkeolojik kazılarla ortaya çıkanlardan Friglerle ilgili bilgilere ulaştım; yalnız yüz yıllardan beri tanınan bu kişilerin söyledikleri birbirinden çok farklı.

Örneğin; Homeros Friglerin, savaşa girmek için yanıp tutuştuğunu; Strabon barışsever; Arrianos, çok mutlu insanlar; Livius ise cesaretten yoksun, korkak bir halk olduklarını yazmış. Ah bir de Frigyalıların müzik ve dansta üstün performans gösterdiklerini söyleyen Athenaeus var. O da Frigya usulü flüt çalmayı Friglerin keşfettiğini, müzik alanında çok iyi olduklarını, bu yüzden Yunanlıların flütçülere Frigyalı isimler verdiklerini yazmış. Tarihçi Herodot ise Friglerin ormanlarına, hayvancılığa, dokumacılığa önem verdiklerinden, zenginliklerinin buradan geldiğinden bahsetmiş.

Areyastis Anıtı-Frig Vadisi

Areyastis Anıtı-Midas Vadisi

Frigler hakkında söylenenler birbirini tutmuyor; bu halkla ilgili ne düşüneceğimi şaşırdım. Onların Ana tanrıçası olduğunuz için onları en iyi siz tanırsınız, bana bu konuda nasıl bir açıklama yapacaksınız, çok merak ediyorum doğrusu.

Yonca ağızlı sürahi

Yonca ağızlı sürahi

Frig eseri

Frig eseri

Bronz tas

Bronz tas

Frig Eseri

Frig Eseri

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele başı-Anadolu Medeniyetleri Müzesi

-Ne desen haklısın güzel kızım. Frigler; savaşçı olmasalar, düşmanlarını nasıl alt ederler büyük bir krallık kurabilirlerdi, barışçı olmasalar komşularıyla nasıl iyi ilişkilerde bulunup onları etkileyebilirlerdi, üretmeseler nasıl mutlu olurlardı, sanatçı ruhlu olmasalar nasıl olağanüstü flüt çalıp dans edebilirlerdi? Korkaklıklarına gelince; zenginliklerini, mutluluklarını kaybetme korkusu onları korkaklaştırdı; bu korkaklık da Kimmerlere yenilmelerine, krallıklarının sona ermesine neden oldu. Frigler ve Frig kültürü çok gelişmişti, Friglerden sonra bölgeye Lidyalılar, Persler, Yunanlılar, Romalılar hâkim oldu.

Gordion (Yassıhöyük) Kral Tümülüsü

Gordion (Yassıhüyük) Kral Tümülüsü

740 yılında ölmüş

740 yılında ölmüş birinin kafatasının etlendirme çalışması

Her gelen uygarlık kendi kültürünü getirdi; ancak Friglerin kültürü öyle güçlüydü ki hepsi bundan çok etkilendiler.

– Açıklamanız mantıklı… Bir de Kral Midas aklımı kurcalıyor. Çocukluğumda Midas efsanelerini çok dinledim, Midas’ı gerçek bir ülkenin kralı, hem de bizim topraklarımızda hüküm sürmüş bir kral olarak hiç düşünmedim. O, her devirde çocukların efsanevi kralıydı, kimi zaman kulakları eşek kulağı olan, kimi zaman da dokunduğu her şeyi altına dönüştüren… Gerçek yaşamda böyle gerçeküstü olaylar görülmez diye düşünüyorum.

-Kral Midas M.Ö. 738-696 yılları arasında yaşamış bir kraldır. Onun zamanında Frigya altın çağını yaşamıştır.Hem Kral Midas’tan başka, yazınımızda önemli yer tutan, M.Ö. Vl. yüzyılda yaşamış, kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop da Frigyalıydı.ezop-masallari-tudem Ezop’un her ne kadar Yunanlı olduğu söylense de, Frigya’nın önemli kentlerinden biri olan Amorium’da doğmuş ve yaşamıştır. Biliyor musun, Frigyalılar hayvan öykülerini ilk anlatan halktır. Yani Ezop Anadoluludur.

Midas’ın kulaklarının eşek kulağına dönüşmesi efsanesi ve Ezop masalları Friglerin mizahi yönlerinin ne kadar gelişmiş olduğunu gösterir. Ayrıca Kral Midas’ın her nesneyi altına dönüştüren öyküsünün temelinde Frigyalıların zenginliklerinin anlatılması yatar.

-Seni biraz şaşkın görüyorum Raziye kızım, hem anlatacaklarım daha bitmedi.

Midas Dönemi’nde Frigya büyük bir güçtü. Sizin, modern çağ insanlarının, günlük yaşamınızda iyi dilekler için kullandığınız ‘Tuttuğun altın olsun,’ sözünün Frigyalılardan miras kalmış olabileceğini düşündün mü hiç?

Midas’ın zenginliği yakın ilişkiler içinde oldukları Yunanlıları bile çok şaşırtmıştı. Midas tahtını Delfoi’deki tapınağa adamış, Yunanlılar bu tahtı görünce Frigya’nın zenginliğine inanamamışlardı; zaten Yunanlılara göre en eski halk Friglerdi.

-Frigleri ne kadar iyi tanıyorsunuz, buna şaşırmamak gerek ne de olsa onların ana tanrıçasısınız.

Raziye! Raziye! Ne yapıyorsun burada tek başına? Kendi kendine mi konuşuyorsun? Öğretmen arkadaşlar ve öğrencilerle seni arıyoruz uzun süredir. Haydi diğer anıtları gezmeye gidiyoruz!

Raziye Arslan

Raziye Arslan (Raziye Arslan fotoğraf albümünden)

Orhan, ben yalnız değilim, bak yanımda kim var?

Kim var? Ben kimseyi görmüyorum yanında.

Ana tanrıça Kibele, işte burada! Aaa! Yok!.. Gitmiş…

Orhan Arslan

Orhan Arslan (Orhan Arslan fotoğraf albümünden)

Şimdi bana bak Raziye Arslan! Günlerce Frigleri araştırdın; kitaplara,ansiklopedilere gömüldün, kendini fazla kaptırdın Friglere. Böyle olacağı belliydi, sabah sabah Tanrıça Kibeleli hayaller görüyorsun.

Hayır! Onu gerçekten gördüm, onunla konuştum. Yüzü kırış kırış, gözleri ışıl ışıldı.

Hadi canım sen de, neredeyse üç bin yaşında bir tanrıçanın gözleri nasıl ışıl ışıl olabilir?

O gözler öylesine canlıydı ki Orhan, onlar hayal olamazlar!

Bak bana; ışıl ışıl olan senin gözlerin! Unut Kibele’yi yoksa Gordion’da Gordias’la ve doğuştan asimetrik kulaklara sahip Midas’la, Amorium’da da Ezop’la buluşup söyleşmeye kalkışırsan ne yaparım ben(!)

 

Frigya ve Friglerle ilgili fotoğraflar; Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki Friglerin Gizemli Uygarlığı adlı sergide çekilmiştir.

Kaynakça:

Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergisi-Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi

Frigler-Vikipedi

Frigyalılar- Anadolu Uygarlıkları

Midas-Vikipedi

Kibele-kübele: Vikipedi

William Martin Leake- Wikipedia

National Geographic

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

Kübele(oyun)-İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçıları- Günışığı Dergisi(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Dergisi S: 4)