KRAL MİDAS ve EZOP ( Kibele’nin Gözleri 3)

Ana tanrıça Kibele’yle karşılaşmak beni çok hoşnut etti, onunla söyleşimiz oldukça uzun sürebilir. Ona soracağım bir sürü soru var. Hazır ona rastlamışken Frigya ve Friglerle ilgili her şeyi öğrenmeliyim, kitaplarda yazmayan pek çok konuyu bana yalnız o açıklayabilir diye düşünüyorum, öyle heyecanlıyım ki…

-Buraya gelmeden önce Friglerle ilgili çok araştırma yaptım, eskiçağ yazarlarının yazdıklarından ve arkeolojik kazılarla ortaya çıkanlardan Friglerle ilgili bilgilere ulaştım; yalnız yüz yıllardan beri tanınan bu kişilerin söyledikleri birbirinden çok farklı.

Örneğin; Homeros Friglerin, savaşa girmek için yanıp tutuştuğunu; Strabon barışsever; Arrianos, çok mutlu insanlar; Livius ise cesaretten yoksun, korkak bir halk olduklarını yazmış. Ah bir de Frigyalıların müzik ve dansta üstün performans gösterdiklerini söyleyen Athenaeus var. O da Frigya usulü flüt çalmayı Friglerin keşfettiğini, müzik alanında çok iyi olduklarını, bu yüzden Yunanlıların flütçülere Frigyalı isimler verdiklerini yazmış. Tarihçi Herodot ise Friglerin ormanlarına, hayvancılığa, dokumacılığa önem verdiklerinden, zenginliklerinin buradan geldiğinden bahsetmiş.

Areyastis Anıtı-Frig Vadisi

Areyastis Anıtı-Midas Vadisi

Frigler hakkında söylenenler birbirini tutmuyor; bu halkla ilgili ne düşüneceğimi şaşırdım. Onların Ana tanrıçası olduğunuz için onları en iyi siz tanırsınız, bana bu konuda nasıl bir açıklama yapacaksınız, çok merak ediyorum doğrusu.

Yonca ağızlı sürahi

Yonca ağızlı sürahi

Frig eseri

Frig eseri

Bronz tas

Bronz tas

Frig Eseri

Frig Eseri

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele başı-Anadolu Medeniyetleri Müzesi

-Ne desen haklısın güzel kızım. Frigler; savaşçı olmasalar, düşmanlarını nasıl alt ederler büyük bir krallık kurabilirlerdi, barışçı olmasalar komşularıyla nasıl iyi ilişkilerde bulunup onları etkileyebilirlerdi, üretmeseler nasıl mutlu olurlardı, sanatçı ruhlu olmasalar nasıl olağanüstü flüt çalıp dans edebilirlerdi? Korkaklıklarına gelince; zenginliklerini, mutluluklarını kaybetme korkusu onları korkaklaştırdı; bu korkaklık da Kimmerlere yenilmelerine, krallıklarının sona ermesine neden oldu. Frigler ve Frig kültürü çok gelişmişti, Friglerden sonra bölgeye Lidyalılar, Persler, Yunanlılar, Romalılar hâkim oldu.

Gordion (Yassıhöyük) Kral Tümülüsü

Gordion (Yassıhüyük) Kral Tümülüsü

740 yılında ölmüş

740 yılında ölmüş birinin kafatasının etlendirme çalışması

Her gelen uygarlık kendi kültürünü getirdi; ancak Friglerin kültürü öyle güçlüydü ki hepsi bundan çok etkilendiler.

– Açıklamanız mantıklı… Bir de Kral Midas aklımı kurcalıyor. Çocukluğumda Midas efsanelerini çok dinledim, Midas’ı gerçek bir ülkenin kralı, hem de bizim topraklarımızda hüküm sürmüş bir kral olarak hiç düşünmedim. O, her devirde çocukların efsanevi kralıydı, kimi zaman kulakları eşek kulağı olan, kimi zaman da dokunduğu her şeyi altına dönüştüren… Gerçek yaşamda böyle gerçeküstü olaylar görülmez diye düşünüyorum.

-Kral Midas M.Ö. 738-696 yılları arasında yaşamış bir kraldır. Onun zamanında Frigya altın çağını yaşamıştır.Hem Kral Midas’tan başka, yazınımızda önemli yer tutan, M.Ö. Vl. yüzyılda yaşamış, kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop da Frigyalıydı.ezop-masallari-tudem Ezop’un her ne kadar Yunanlı olduğu söylense de, Frigya’nın önemli kentlerinden biri olan Amorium’da doğmuş ve yaşamıştır. Biliyor musun, Frigyalılar hayvan öykülerini ilk anlatan halktır. Yani Ezop Anadoluludur.

Midas’ın kulaklarının eşek kulağına dönüşmesi efsanesi ve Ezop masalları Friglerin mizahi yönlerinin ne kadar gelişmiş olduğunu gösterir. Ayrıca Kral Midas’ın her nesneyi altına dönüştüren öyküsünün temelinde Frigyalıların zenginliklerinin anlatılması yatar.

-Seni biraz şaşkın görüyorum Raziye kızım, hem anlatacaklarım daha bitmedi.

Midas Dönemi’nde Frigya büyük bir güçtü. Sizin, modern çağ insanlarının, günlük yaşamınızda iyi dilekler için kullandığınız ‘Tuttuğun altın olsun,’ sözünün Frigyalılardan miras kalmış olabileceğini düşündün mü hiç?

Midas’ın zenginliği yakın ilişkiler içinde oldukları Yunanlıları bile çok şaşırtmıştı. Midas tahtını Delfoi’deki tapınağa adamış, Yunanlılar bu tahtı görünce Frigya’nın zenginliğine inanamamışlardı; zaten Yunanlılara göre en eski halk Friglerdi.

-Frigleri ne kadar iyi tanıyorsunuz, buna şaşırmamak gerek ne de olsa onların ana tanrıçasısınız.

Raziye! Raziye! Ne yapıyorsun burada tek başına? Kendi kendine mi konuşuyorsun? Öğretmen arkadaşlar ve öğrencilerle seni arıyoruz uzun süredir. Haydi diğer anıtları gezmeye gidiyoruz!

Raziye Arslan

Raziye Arslan (Raziye Arslan fotoğraf albümünden)

Orhan, ben yalnız değilim, bak yanımda kim var?

Kim var? Ben kimseyi görmüyorum yanında.

Ana tanrıça Kibele, işte burada! Aaa! Yok!.. Gitmiş…

Orhan Arslan

Orhan Arslan (Orhan Arslan fotoğraf albümünden)

Şimdi bana bak Raziye Arslan! Günlerce Frigleri araştırdın; kitaplara,ansiklopedilere gömüldün, kendini fazla kaptırdın Friglere. Böyle olacağı belliydi, sabah sabah Tanrıça Kibeleli hayaller görüyorsun.

Hayır! Onu gerçekten gördüm, onunla konuştum. Yüzü kırış kırış, gözleri ışıl ışıldı.

Hadi canım sen de, neredeyse üç bin yaşında bir tanrıçanın gözleri nasıl ışıl ışıl olabilir?

O gözler öylesine canlıydı ki Orhan, onlar hayal olamazlar!

Bak bana; ışıl ışıl olan senin gözlerin! Unut Kibele’yi yoksa Gordion’da Gordias’la ve doğuştan asimetrik kulaklara sahip Midas’la, Amorium’da da Ezop’la buluşup söyleşmeye kalkışırsan ne yaparım ben(!)

 

Frigya ve Friglerle ilgili fotoğraflar; Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki Friglerin Gizemli Uygarlığı adlı sergide çekilmiştir.

Kaynakça:

Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergisi-Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi

Frigler-Vikipedi

Frigyalılar- Anadolu Uygarlıkları

Midas-Vikipedi

Kibele-kübele: Vikipedi

William Martin Leake- Wikipedia

National Geographic

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

Kübele(oyun)-İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçıları- Günışığı Dergisi(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Dergisi S: 4)

 

YAZILIKAYA ANITI-FRİG VADİSİ (Kibele’nin Gözleri1)

-Çocuklar şu anda bulunduğumuz yer neresi?

Raziye Arslan'ın öğrencileri

Raziye Arslan’ın öğrencileri  (Raziye Arslan’ın fotoğraf albümünden)

-Frig Vadisi öğretmenim!!!

-M.Ö. 750 yılında hangi devlet kurulmuş burada?

raziye-arslan-ogrenciler-b

Raziye Öğretmen’in Öğrencileri(Raziye Arslan fotoğraf albümünden)

-Frigya Krallığı öğretmeniiiiim!

-Aferin size çocuklar! Frigya’nın önemli şehirlerinden Midas’tayız.

-Midas, kral değil miydi öğretmenim? Hani eşek kulakları olan! Kulaklarını herkesten gizleyen eşek kulaklı, dokunduğu her şeyi altına çeviren Kral Midas!!!

Raziye Arslan

Öğretmen Raziye Arslan (Raziye Arslan’ın fotoğraf albümünden)

-Midas, Frigya’nın en meşhur kralıydı. Onun zamanında Frigya en güçlü dönemini yaşamıştır. Frigler, başlangıçta köy düzeyinde bir yaşam biçimini benimsemişler, köy düzeyindeki yaşam biçiminden siyasal örgütlü bir devlet düzenine nasıl geçtikleriyse bugün dahi bilinmiyor, Gordion, krallığın başkenti ve en güçlü politik merkezidir. Frigler için en önemli dini merkez de Midas Kenti’dir.

Önünde durduğumuz kaya-anıta Midas Anıtı ya da üzerindeki yazılardan dolayı Yazılıkaya Anıtı deniyor. Friglerin esrarengiz bir yönü de dilleri ve yazıları! Bilim adamları Frigcenin Makedonların atalarının diline benzediğini, Yunanca ile de benzerlik gösterdiğini söylemektelerse de Frig yazısını hâlâ tam olarak çözebilmiş değiller.

Kral Midas ile uygarlıklarının ve sanatın zirvesine ulaşan Frigler kendilerine özgü ahşap mimari işçiliğini kayalara taşımış; bölgede ve dünyada eşi benzeri olmayan anıtlar, açık hava tapınakları, sunaklar, kaleler, sarnıçlar inşa etmişlerdir.dsc00139-yazilikaya-aniti-abg Bu yapıtların en görkemlisi de Tanrıça Kibele için yapılmış Midas Anıtı’dır.

Genç öğretmen, gözlerini anıttan ayırmadan arkasında duran öğrencilerine sorar:

-Anıtı nasıl buldunuz çocuklar?

-…………..

-Neden susuyorsunuz? Soruma cevap versenize.

-………….

Genç kadın gözlerini zorlukla anıttan ayırarak geriye döner, bir de ne görsün! Hiçbir şey!!!. Çocuklar, çocuklar nerede? diye kendi kendine konuşurken çevresine bakınır. Öğrencileri yoktur, telaşlanır, kaygılanır, ne yöne gideceğini kestiremez. İleride hem de oldukça ileride eşi Orhan Öğretmeni ve öğrencilerini görür. Çocuklar biraz önce etrafımda duruyorlardı. Hangi ara oraya gittiler? Friglerle ilgili fazla bilgi verdim, canları sıkıldı, çareyi kaçmakta buldular diye düşünür, çocukların emin ellerde olduğunu bilmek onu rahatlatmıştır.

Tüf-kaya üzerine oyulmuş, yüksekliği 17, genişliği 16.5 metre olan dikdörtgen şeklindeki anıta döner yüzünü, anıtın yüzeyi bir tapınağın cephesi nasıl işlenirse öyle işlenmiştir bin yıllar önce. Tam 400 metre kare olan bu yüzeyin çekim alanına girmiştir, onun görkemini tüm duyularıyla hisseder. Güneş ışıkları, kayayı pembe bir renge boyamış; genç öğretmenin yüzü, kaya-anıtın ihtişamından duyduğu heyecan ve kayadan yansıyan güneş ışıklarıyla pembeleşmiştir. Öğretmen kendi kendine konuşur:

dsc03646-gunes-a

-Ne güzel! Kaya-anıt güneşin doğduğu yere bakıyor, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla uyanıyor, harika gün doğumunu seyrediyor, herkesten önce güneşi o selamlıyor, gün boyu onun bakırdan altına, altından gümüşe dönüşen tüm renklerini giyiyor… William M. Leake, acaba günün hangi saatinde buldu bu anıtı?

William Martin Leake

William Martin Leake(1777-1860) Mermer Büst/Heykeltraş William Behnes/Fitzwilliam Museum Cambridge

Ne ilginç! Leake bir İngiliz askeri, bir albay. 1800 yılında İstanbul’dan Mısır’a askeri bir görevle gidiyormuş; tabii yalnız değilmiş, o askeri bir birliğin üyesiymiş. Birlik, Eskişehir Seyitgazi’den geçerken yöre sakinlerinden yakınlarda anıtlar ve tarihi eserler olduğunu öğrenmiş.

Hangi dilde anlaştı W. M. Leake ve arkadaşları, Seyitgazi halkıyla? Osmanlı Devleti adına Mısır’a gidiyorlarsa belki de Türkçe biliyorlardı ya da Seyitgazililer arasında İngilizce bilen vardı. Tarifle anıtın bulunduğu yere gidebildiklerine göre İngilizce veya Türkçe anlaşabilmişler demek ki. İşin güzel yanı Albay Leake’in tarihi coğrafya ve eski çağ tarihi tutkunu olması. Kim bilir nasıl heyecanlandı anıtı bulduğunda Albay Leake!

dsc00134-frigya-haritasi-a

Frigyalıların Yaşadıkları Bölge     (Fotoğraf İnternet’ten Alınmıştır-Bilgibirikimi.net’ten)

Frigyalılar Tanrıça Kibele adına yaptıkları anıtları, çoğunlukla yerleşim alanlarının dışına, ormanlık, ıssız ve gizemli doğanın ortasındaki kayalık alanlara yaparlarmış. Aslında onlara göre gökyüzünün altındaki uçsuz bucaksız doğa bütünüyle tanrıçanın tapınağıymış.

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele başı/Kum taşı/ Yük. 38 cm.-Gen. 32.5 cm.-Kal. 32.5 cm./Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Tanrıça Kibele’ye ait birçok betim doğanın ortasındaki kayalara oyulmuş. Bu kabartmaların büyük bölümünde tanrıça dikdörtgen bir yapının kısa kenarındaki kapı eşiğini anımsatan mimari bir yapı içinde görülüyor, sembolik kapının yapılma amacı, her an tanrıçanın varlığını hissettirmekmiş. Friglere göre kapı bir gün açılacak ve tanrıça kayaların derinliklerinden görünecekmiş…

Böyle bir şey olabilir mi? Bilmiyorum! Bu Frigyalıların inancıymış! Belki Tanrıça Kibele ile karşılaşan olmuştur. Kim bilebilir ki?..

journal-of-a-tour-in-asia-minor1800’lü yıllarda bu yöre ormanlıkmış, bundan W. M. Leake 1824 yılında yazdığı gezi anılarını anlattığı “Journal of a Tour in Asia Minor” adlı kitabında da bahsetmiş. Yazılıkaya’nın yoğun ormanın içinde olduğunu yazmış. Gerçi o, bu anıtı Kral Midas’ın mezarı sanmış ilk gördüğünde, çünkü anıt üzerindeki eski Frig dilinde ve Yunan alfabesine benzeyen harflerle yazılmış yazıtta Midas adını okumuş, daha o zaman bu anıtın Friglere ait olduğunu saptamış. M.Ö. 750’lerde ortaya çıkan bir uygarlık iki bin beş yüz yıl göz önünde nasıl da saklanabilmiş! Yörede yaşayanların binlerce yıl hiç ilgisini çekmemiş mi buradaki yapıtlar? Neyse ki tarihe meraklı Albay Leake’le Midas Anıtı’nın yolları çakışmış! Albay Leake’in kitabı birçok Avrupalı arkeoloğu, bilim adamını, araştırmacıyı 20. yüzyılın ortalarına kadar Dağlık Frigya Bölgesi’ne çekmiş.

Bazı araştırmacılar; buradaki yoğun ormanlardan Midas Anıtı’nın zorlukla bulunabildiğini hatta bazı bilim adamlarının, anıtı bulamadıklarını yazmışlar 1880’li yıllarda. 19. yüzyılın sonlarında 20. yüzyılın başlarındaysa anıtın çevresinde ormanın lâfı edilmez olmuş.

 

untitled-55

Fotoğraf Sevil Okay

Ne oldu o yoğun ormanlara? Durup dururken yok olmadılar herhalde! Ne üzücüdür ki Türkiye her geçen gün çölleşiyor, sularımız azalıyor, denizlerimiz kirleniyor, topraklarımızın verimi azalıyor.

Frigya ve Friglerle ilgili fotoğraflar; Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki Friglerin Gizemli Uygarlığı adlı sergide çekilmiştir.

Kaynakça:

Friglerin Gizemli Uygarlığı Sergisi-Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi

Frigler-Vikipedi

Frigyalılar- Anadolu Uygarlıkları

Midas-Vikipedi

Kibele-kübele: Vikipedi

William Martin Leake- Wikipedia

National Geographic

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

Kübele(oyun)-İstanbul Devlet Tiyatrosu Sanatçıları- Günışığı Dergisi(Sultanahmet Ticaret Meslek Lisesi Dergisi S: 4)