MAYORKA(MALLORCA) ADASI

Ben Mayorka(Mallorca) adasını Marmara Denizi’ndeki adalarla kıyaslıyorum. Örneğin Avşa adası 36 kilometre kare, adayı bir günde yürüyerek dolaşabilirsiniz. 36 km.karelik adanın iki köyü var. Marmara Adası, Marmara Denizi’ndeki  en büyük adamız,yüz ölçümü 119 kilometre kare ve altı yerleşim yeri bulunuyor. Adaların kaç kilometre kare olduğunu söylememin nedeni  Mayorka adasının büyüklüğünü anlatabilmek.  Mayorka adası, 3640 kilometre kareymiş. Bizim Marmara Denizi’ndeki en büyük adamızdan kaç misli büyük bir ada. Marmara adasının ortalarında yaşayan denizi görmeyen insanlar bu zamanda bile var. Nasıl böyle bir şey olabilir diye düşünüyor insan; ama oluyor işte. Bir adada yaşayıp da deniz nedir bilmeyen kişiler var. Acaba Mayorka adasında yaşayıp da deniz  görmemiş insanlar var mıdır? Böyle bir şeyi herhangi bir yerde okumadım ve duymadım.

köln-mayorka 011köln'den mayorkaya giderken Paris'in uçaktan görünüşü a

Köln’den Mayorka’ya Giderken Karlar Altındaki Paris

Köln’den uçakla Mayorka’ya bir buçuk saatte gittik. Almanya’dan Mayorka Adası’na giderken karlar altındaki Paris’in üzerinden geçtik.

köln-mayorka 043 a

Uçaktan Mayorka’nın Görünüşü

Sonra da baharı yaşayan Mayorka’ya vardık. Almanya ve Fransa karlar altındayken, Mayorka’da bademler açmış, bahar gelmişti.

köln-mayorka 191 ag

Mayorka- Palma Limanı’ndaki Tekneler

Ama Mayorka’nın bir turizm cenneti olduğunu, güzel plajları, tarihi yerleri, mağaraları, çok büyük ve yaşlı ağaçları olduğunu hem okudum, hem de gördüm.

mayorka-2 060 a

Mayorka-Palma Kentinde Bir Payton(Fayton)

Turistler akın akın geliyor Mayorka’ya. Sanki Mayorka Almanların arka bahçesi gibi. Bunu Almanlar söylüyor. Uçakla bir buçuk saatte Almanya’dan geliyor turistler. Pek çok Alman buradan yazlık ev almış, sadece ev almakla kalmamışlar özellikle Mayorka’nın başkenti Palma’da iş yerleri açmışlar.

Almanlar gibi İngilizler de Mayorka’da tatil yapmaktan hoşlanıyorlarmış. Özellikle hafta sonları yüzlerce uçak inip kalkıyor binlerce kişiyi adaya getiriyormuş. Ve her yaz milyonlarca kişi Mayorka’ya geliyormuş. İstanbul’da paytonlar, prens adalarında ve İzmir Kemeraltı’nda olsa da pek fazla değil, ama İspanya’nın -Palma dışında- deniz kenarındaki dört şehrine gittik ve bu şehirlerde paytonlara rastladık, sadece İspanya’da değil İtalya’da da rastladık paytonlara, turistlerin çok ilgisini çekiyor paytonlar. Özellikle şehirleri paytonla gezmek  hoşlarına gidiyor.

mayorka-kamu binaları2 070a

Palma’daki Kamu Binaları

Katedralin önündeki yolu takip ettik, Palma’nın ünlü mağazalarının arasından aşağı yukarı yirmi dakika yürüdük, kendimizi bir meydanda bulduk, bu meydandaki bin yıllık zeytin ağacını  görmek bizleri o kadar memnun etti ki anlatamam. Ağaç kök ve gövdelerini çekmeden duramayan ben hemen ağacın fotoğrafını çektim ve ağaçla birlikte fotoğraf çektirdim. Ağacın olduğu Plaza de Cort adlı meydanda muhteşem zeytin ağacından başka Belediye ve Yönetim Binası gibi kamuya ait binalar vardı.

Malorca-1000 yıllık zeytin ağacı-photomerge a

Bin Yaşındaki Harika Zeytin Ağacı

Biz yazın sıcakta değil Şubat ayında Mayorka’daydık. Hava soğuk değildi. Bizim Ege kıyılarımızın sıcaklığındaydı. Rahatlıkla gezip dolaştık. Yılın o ayında her yer turist kaynıyordu, sadece bizim yolculuk yapacağımız  gemide bile çalışanların dışında üç bin kişi bulunuyordu ve dört kişi dışında hepsi Alman’dı.

mayorka-2 062-a

Mayorka- Palma Kenti-Katedralin Ön Tarafı

İspanya kıyılarıyla Cezayir arasında bulunan bir milyon nüfuslu Balear Adaları’nın en büyüğü ve en kalabalığıymış Mayorka(Mallorca) Adası. Mayorka’da bir milyon kişinin sekiz yüz bini yaşamaktaymış. Bu sekiz yüz bin kişinin büyük çoğunluğu da Mayorka’nın baş kenti Palma’daymış. Biz,  Aida Bella ile yaptığımız geziye Palma’dan başladık.

köln-mayorka 068 a

Palma Katedrali-La Seu

Palma’da insanı çok etkileyen bir yapı aniden sizi çarpıyor. Sarı renkli kireçtaşından yapılmış   yüksekliği 44 metre olan, 400 metre karelik bir alanı kaplayan geçmişi 14. yüzyıla kadar giden kocaman bir yapı bu! Adı Palma Katedrali, katedral neredeyse denizin içinde olduğu için Katalanca La Seu(Deniz) da deniyormuş katedrale.

-mayorka- katedral 2 057a

Palma Katedrali

Mistik bir havası vardı katedralin, bize doğunun esintilerini getirdi. Ne yazık ki içini göremedik, biz gittiğimiz zaman katedrale bakım yapılıyormuş, onun için kapalıydı.Yazılanlardan okuduğuma ve görenlerden duyduğuma göre katedralin içi çok güzelmiş. Katedralin yerinde eskiden Mağribiler zamanında yapılmış bir cami varmış.

mayorka-katedral2 044-a

Mayorka-Palma Katedrali ve Almudania Sarayı

DSC04180

Mayorka, Palma Katedrali ve Limanı

Katedralle ilgili şöyle bir öykü anlatılıyor: Aragon Kralı,  1. Jaime(Aragon, 11. -15.yy arasında bugünkü İspanya’nın kuzeydoğusunda var olan ve Endülüs’teki İslam Devletine son veren Hristiyan Krallığı) Müslümanların elinde olan Mayorka’yı almak için askerleriyle bir sefer düzenlemiş. Mayorka Adası’na gelirlerken büyük bir fırtınaya yakalanmışlar. Askerlerin başındaki kral 1. Jaime fırtınadan çok etkilenmiş ya da korkmuş, sağ kalırsa karaya ayak bastığı yere büyük bir kilise yaptıracağını söylemiş. Söylediğini de yapmış, gerçi katedral ha deyince bitmemiş, yapımı neredeyse beş yüz yıl sürmüş. Bunun için de farklı pek çok mimari tarzdan oluşmuş.

antoni gaudi(1852-1926) İspanya

Antoni Gaudi

Barselona’ya damgasını vuran meşhur mimar Gaudi bile Palma Katedrali’yle ilgili çalışmalar yapmış. Fakat her ne olduysa Katedralle ilgili çalışmalarını sonlandırmış Gaudi. Neyse pek çok mimari tarzdan etkilenmiş olsa da hakim olan mimari tarz Katalan Gotik tarzı ve de kuzey Avrupa mimarisinin etkilerini taşımaktaymış..

mayorkapalma-katedralin yan tarafı-2 046a

Mayorka-Palma Katedrali Önündeki Canlı Heykellerden Biri

Daha sonraki günlerde Barselona’nın ünlü La Rambla caddesinde gördüğümüz canlı heykellere ilk kez Palma Katedrali önünde rastladık. Bize bu canlı heykeller çok şirin göründü. Yüzlerini boyayıp giyinmişler ve öylesine hareketsiz duruyorlardı ki, önce onları gerçek heykel zannettik, sonra canlı olduklarını anlayınca hiç hareket etmeden sürekli aynı şekilde durmaları karşısında onları çok takdir ettik, önlerinde duran şapkalara ya da kutulara bozuk para attık.

mayorka-palma-katedral yanı2 047a

Almudaina Sarayı-Mayorka-Palma

Palma Katedrali’nin tam karşısında bulunan Almudaina Sarayı  Mağribiler(Müslüman Kuzey Afrikalılar) tarafından yapılmış. Vikipedi’den okuduğuma göre 1281 yılında temeli atılmış. Mağribiler bu sarayı hükümdarlıkları sürdüğü müddetçe kullanmışlar, onlardan sonra saray İspanyollar tarafından kullanılmaya başlanmış. Şimdilerdeyse kraliyet ailesi resmi törenlerde ve seramonilerde kullanıyorlarmış. Anlatılanlara göre bu sarayı en fazla Mağribilerin kullandığı anlaşılıyor

mayorka-porto kristo 029a

Palma – Monacar Arasındaki Topraklar ve Taş Evler

mayorka-porto kristo evleri- 019 a

Mayorka-Porto Kristo’daki Bazı Evler

mayorka-porto kristo plajları 024 a

Mayorka-Porto Kristo’daki Plajlardan Biri

mayorka-porto kristo-deniz 026 a

Mayorka-Porto Kristo-Deniz

 

Mayorka Adası’nın başkenti Palma’dan Monacor’a Drach Mağaralarını görmeye giderken Porto Kristo’ya uğradık. Porto Kristo’nun limanı, plajı, evleri pek hoşumuza gittik. Sonra gezmenin güzel bir şey olduğunu bir kez daha anladık. Palma’dan başlayan gezimiz yine Palma’da son bulacaktı; ama arada bir sürü farklı şehre ve ülkeye uğrayıp güzel yerler görecektik, bunun heyecanıyla doluyduk.

 

Faydalanılan Kaynaklar:

Mayorka(Mallorca) -Vikipedi

Palma de Mallorca-Vikipedi-Wikipedia

https://www.travelingturks.com/avrupa/ispanya

Fotoğraflar: Sevil Okay-Mithat Okay-Detlef Bringmann

MAVİKOY’DA SABAH KONSERİ


Saat sabahın yedisi… Rüzgârsız bir gün… Onun Mavikoy’un sırtlarında olabileceğini düşünüyoruz. Sakin havalarda genellikle yüksekçe bir yere çıkıp çalıyorum gitarımı, diyordu klasik gitar sanatçısı Erdoğan Şatıroğlu.

Tepelerden Mavikoy’a doğru iniyoruz. Erdoğan Bey’i görürsek onu dinlemek için yanına gideceğiz. Uzaktan onu görüyoruz, gitar çalıyor. Sanatçımızı rahatsız etmeyecek bir şekilde kayalardaki yerimizi alıyoruz. Ne birbirimizle ne de onunla konuşuyoruz. Orada olmaktan çok hoşnutuz, bizim orada olmamızdan, artık bu dünyada olmayan sanatçımız da hoşnut.

Çok özel bir açık hava konserindeyiz!

Hava durgun ve berrak. Deniz maviyle lacivert arası… Ekinlik, Avşa’ya daha bir yaklaşmış, sağ taraftaki Marmara’nın üzerindeki evler tek tek sayılıyor. Fener Adası orada mıydı? Yoksa bize doğru mu gelmiş? Havanın açık olması mı her şeyi daha yakın gösteriyor? Sol taraftaki Karabiga bile yanı başımızda… Ekinlik’in arkasından Şarköy görünüyor.

Bugün havada bir şey var bütün adaları, ana karayı birbirine yaklaştıran. Bu ne samimiyet böyle? Sadece kara parçaları mı yakınlaşıyor? Bu hava, biz dinleyicileri gitarının tellerini yüreğimizde duyuran sanatçıya ve dünyanın çeşitli ülkelerinin müziklerine de yaklaştırıyor.

Ohh! Mis gibi sabah havasını içimize çekiyoruz, gözlerimiz denizin ve göğün mavisiyle şenleniyor, bulutlarımız müziğin ritmine uymuş dans ediyor.

Kulaklarımızda Rodrigo’nun Gitar Konçertosu, bir yandan duygudan duyguya delicesine koşarken diğer taraftan dingin ve huzurluyuz. Çevrede bizden başka kimse yok!  Ahh, insanlar neler kaçırıyorlar! Böyle bir ortamda bu kadar güzel müziği dinlemek ne büyük bir şans!

Kendimizi doğaya ve müziğin ritmine bırakıyoruz. Artık kafamızda ne sorunlar, ne çözümsüz konular var. Hepsi unutuldu, kötüye dair hiçbir şey kalmadı.

Umut, sevinç, coşku sarmaş dolaş.

 

AVŞA ADASI’NDAKİ GRANİT KAYALAR

Yeşille mavinin büyük aşk yaşadığı yerler çok hoşuma gider; ama üzerinde ağaç olmayan kıraç toprakları, kayalık tepeleri de sevdiğim çok olmuştur. Her yerin kendine özgü güzellikleri vardır. Bir yerde yaşamadan o yer hakkındaki düşüncelerimiz tam olarak gerçekçi olmaz. İlk görüşte beğenmediğimiz bir yerde belli bir zaman yaşarsak o yerin farklı özelliklerini fark edip oraya gönülden bağlanabilir ve orayı sevebiliriz.

Kumsallarıyla ünlü, İstanbul’a uzaklığı 72 mil olan Avşa Adası’nın, heykel görünümlü granit kayaları beni her zaman etkilemiştir.

Granit Kayanın Penceresinden Avşa'ya Bakış

Granit Kayanın Penceresinden Avşa’ya Bakış

Avşa Adası

Avşa Adası’nın tepelerindeki granit kayalar

DSC04532-aAvşa Adası; kendisini yumuşacık, sıcacık saran kumsallarla ve bu kumsalları birbirinden yer yer ayıran, karadan denize inen ya da denizden karaya yükselen granit kayalarla çevrilidir. Bu kumsallar harikadır ve en önemlisi de birileri tarafından parsellenmemiştir.

Avşa Adası Çınar Koyu

Avşa Adası Çınar Koyu

Kumsal ve deniz herkesindir; herkes istediği yerden özgürce denize girebilir, kumsallarında güneşlenebilir. Siteler, oteller, moteller, pansiyonlar, villalar kumsallara el koymamıştır.

Avşa'nın kuzeyinde bir kumsal

Avşa’nın kuzeyinde bir kumsal

Avşa Adası-Granit Kayalar

Avşa Adası-Granit Kayalar

Avşa’nın granit kayaları çok dikkat çekicidir! Beni etkileyen, kendini bana çok çok sevdiren granit kayalar…

DSC03807 avşa adası kayalıklar abAvşa Adası’nda granit kayalıklarda dolaşmak bir kayadan diğerine atlamak; geçilemeyecek, çıkılamayacak gibi görünen kayalıkları aşmak ya da zorunlu olarak denize girip diğer tarafa geçtikten sonra kayalıklarda yürümeye devam etmek ne hoştur!

DSC04488 avşa kayalar a

DSC03728 avşa adası kayalar abGranit sağlam, güvenilir bir taş; insanı yarı yolda bırakmayan, her koşulda yanında olan dostlara benziyor.

Kimi yerlerde granitle iç içe geçmiş farklı taşlar olabiliyor. Bu taşların granit kayaların arasına nasıl girmiş olduğuna şaşıyor insan. R001-013 kayalar aGranit kayaların arasındaki değişik taşlar sağlam gibi görünüyor, granite güvendiğim gibi o taşlara da güveniyorum; ama çoğu zaman güvenim boşa çıkıyor. Güven içinde tuttuğum kayanın ucu elimde kalıyor veya un ufak oluyor. İnsan dengesini kaybedip düşüyor, ters durumlarda kalıyor.

O güvenilir gibi görünen; ancak dikkatli olunmazsa insana zarar verebilen kayaları dost gibi görünen insanlara benzetiyorum, her an yakınlarını yarı yolda bırakabilecek, onlara zarar verebilecek insanlara.

Avşa Adası-Doğal Granit Heykeller

Avşa Adası-Doğal Granit Heykeller 

DSC04448 avşa adası kaya ab

DSC04450 avşa kayalar abDSC04454 avşa kaya a

Granit Kayalar

Granit Kayalar 

DSC04458avşa ab

DSC04499 avşa kayalar ab

Avşa Adası-Granit Kayalar

Avşa Adası-Granit Kayalar

Adanın granit kayalarını bir takım nesnelere, canlılara benzetir, onların fotoğraflarını çekerim.

Avşa’nın Marmara Adası’na bakan kuzey tarafındaki –Kamburtarla- kayalıklarda granit bir koltuğum var.

Avşa Adası-Kamburtarla Kayalıkları-Granit Koltuğum

Avşa Adası-Kamburtarla Kayalıkları-Granit Koltuğum

Deniz ve rüzgâr kayayı oyarak koltuk şekline getirmiş, kim bilir ne kadar uzun zaman aldı bu kayanın koltuk şeklini alması. Ne zaman Kamburtarla’daki kayalıklara gitsem en uçtaki kayalıkların üzerindeki koltuğuma kısa bir zaman için de olsa oturur, sağ tarafımdaki Marmara’ya, karşımdaki Ekinlik Adası’na, DSC03729 avşa adası yosunlar absol tarafımda marinaya kadar uzanan kayalıklara, ayağımın altındaki yeşilin her tonunun suyun üstünden göründüğü denize ve DSC03749 avşa adası bulut abDSC03882 avşa adası bulut abbaşımın üstündeki göğe bakarım. Esen poyraz, yüzümü yalayıp geçerken saçlarımı özgürce dağıtır.

Bu granit koltukta otururken denizin kokusunu içime çekmek, rüzgârın nefesini tenimde hissetmek, denizin ve gökyüzünün renkleriyle gözlerimi şenlendirmek beni mutlu eder; kendimi öyle iyi öyle iyi hissederim ki sanki bu topraklarda yaşayan herkes mutluymuş, sorunlarını çözmüş, eşit bir şekilde yaşıyormuş gibi…