SANTA CROCE BAZİLİKASI ve CANDAROĞLU MAHMUT BEY CAMİİ

Floransa’da gün boyu dolaştıktan sonra Michelangelo Kamping’e dönmek, karavanda dinlenmek harikaydı! Kampçılar, karavancılar için Michelangelo Kamping çok özel ve güzeldi. Kampingin bulunduğu yer kentin merkezine o kadar yakındı ki yürüyerek on beş dakika bile sürmüyordu kentin merkezine ulaşmak. Kampingde sürekli bir hareket vardı, kimi kampçılar gidiyor kimileri geliyordu, kampçılar ve karavancılar değişse de kamping sürekli doluydu. Aynı kampta kaldığımız kişilerle kentin müzelerinde, kiliselerinde, sanat galerilerinde sık sık karşılaşıyorduk. Sanat ve kültür kenti Floransa, turizme çok önem veriyor, kampinglerin turizm için çok önemli olduğunun farkında, kampingde kalan her yaştan kampçı ve karavancı sabahın erken saatlerinde Floransa’yı keşfetmek için yollara düşüyor, gece geç saatlerde dönüyordu.

Michelangelo Kamping Floransa

Michelangelo Kamping Floransa

Kampingler sadece kıyı kentlerinin değil, sanat ve kültür kentlerinin de olmazsa olmazı.

Floransa Sokakları

Floransa Sokakları

Sabah erkenden yollara düştük, Floransa’nın dar, şirin sokaklarında dolaştıktan sonra Duomo’ya uzaklığı 800 metre olan Santa Croce Meydanı’na vardık, Gotik tarzda yapılmış Fransisken mezhebinin en önemli kiliselerinden biri olan Santa Croce Bazilikası bu meydanda. Sivri bir çatısı, küçük kuleleri  olan kocaman bir kilise Santa Croce, yapının yanında bizler küçücük kaldık. Kilisenin ön cephesinin sol tarafında dünyaca ünlü şair Dante Alighieri’nin anıt-heykeli bulunuyor.

Santa Croce Meydanı'nda Basilica di Santa Croce (Santa Croce Kilisesi) Floransa

Santa Croce Meydanı’nda Basilica di Santa Croce (Santa Croce Kilisesi) Floransa

Santa Croce Kilisesi, İtalyan Övünmeler Tapınağı (Tempio dell’Itale Glorie) olarak da biliniyor; çünkü burada gömülü olan 294 ünlü İtalyan varmış. Michelangelo, Galileo, Machiavelli, Rossini, Marconi’nin mezarları da Santa Croce’de. Floransalı katolikler için buraya gömülmek büyük bir onurmuş.

Floransa Croce

Floransa Santa Croce Kilisesi İçi

Croce Michelangelo'nun Mezarı

Floransa Santa Croce Bazilikası’nda Michelangelo’nun Mezarı

Croce Kapısı

Floransa Santa Croce Bazilikası’nın Kapısı

Croce vitrayları

Santa Croce vitrayları

Santa Croce Bazilikası’nın yapımına 1294 yılında Mimar Arnolfo di Cambio tarafından başlandığı tahmin ediliyor. Dünyadaki en büyük Fransisken Kilisesi olan Croce’nin yapımı 1442 yılına kadar sürmüş (13. yüzyıldan 15. yüzyıl ortalarına kadar). Kilisede Agnola Gaddi’nin Kutsal Haçın hikâyesini anlatan freskleri ve pek çok önemli sanatçının yaptığı freskler, mozaikler, vitraylar görülmeye değer.

Floransa’daki Santa Croce Kilisesi bana Kastamonu Kasaba köyündeki Candaroğlu Mahmut Bey Camii’ni çağrıştırdı. Santa Croce ile Mahmut Bey Camii arasında nedense bir benzerlik kurdum. Bu benzerliğin ne olduğunu kesin olarak bilmiyorum da aşağı yukarı aynı tarihlerde yapılmış olmalarından dolayı o çağın onların üzerinde benzer yansımaları olabilir diye düşünüyorum.

Floransa Santa Croce Kilise'si Tavanı

Floransa Santa Croce Kilisesi Tavanı

Kastamonu’nun Kasaba köyündeki Beylikler Döneminden kalmış Candaroğlu Mahmut Bey Camisi 1366’da moloz yığma taştan yapılmış, küçük bir yapı. Küçük bir cami olmasına karşın Beylikler Döneminin ahşap direkli en ilgi çekici camilerinden biri. Süsleme sanatının zengin örnekleri turistleri çekiyor, yabancılar özellikle Japonlar caminin ahşap işlemeleriyle kalem işi süslemelerine büyük ilgi duyuyorlar.

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii Tavanı

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii Tavanı

Dünyada ilk ve tek eser olan ağaç işlemeciliğinin en güzel örnekleri ile bezenmiş Mahmut Bey Camii.

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii Süslemeleri

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camisi’nin Süslemeleri

Camideki süslemelerde geometrik desenlerin ve bitkisel motiflerin kullanıldığı görülüyor.

14. yüzyılda yapılan bezemeler kök boya kullanıldığı için günümüze kadar renklerini kaybetmeden ulaşabilmiş. Bu caminin en önemli özelliği de çatısının çivi kullanılmadan bindirme tekniğiyle yapılmış olması. Yangın tehlikesinin önlenmesi için  Mahmut Bey Camisi’nde elektrik kullanılmıyor.

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii'nin Kapısı

Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camisi’nin Kapısı

Candaroğlu Mahmut Bey Camisi’nin giriş kapısı ahşap oymacılığı açısından olağanüstü! Tarihi eser kaçakçılarının gözü bu muhteşem kapı üzerindeymiş ve caminin kapısı, tam üç kere çalınmış. 1977’de tarihi eser kaçakçıları tarafından son kez çalınan kapı, yurt dışına çıkarılamadan Manisa’da bulunmuş. Kapının aslı artık Mahmut Bey Camisi’nde değil, caminin kapısı aslının kopyası. Mahmut Bey Camisi’nin kapısının orjinali  ise “Kastamonu Liva Paşa Konağı Etnoğrafya Müzesi’nde sergileniyor.

Floransa’da dolaşırken kendimizi Kastamonu’nun Kasaba köyünde bulduk. Beynimiz birtakım çağrışımlarla, bizi -aynı ülkede olmasa bile- bir kentten başka bir kente anında götürebiliyor. İnsan bir düşünmeye görsün, beyin hemen harekete geçiyor gerekeni yapıyor, her seferinde insanı şaşırtmasını biliyor. Beynimizin çalışkanlığı, sıra dışı olması, gizemi beni çok heyecanlandırıyor, ona bayılıyorum!

DUOMO FLORANSA KATEDRALİ

Floransa’daki gezimize devam ediyoruz, Duomo (Piazza del Duomo) Meydanı’na geldik, meydanda Floransa’nın en büyük katedrali Duomo  veya Basilica di Santa Maria del Fiore, 85 metre yükseklikteki çan kulesi ve Aziz Giovanni Vaftizhanesi bulunuyor. Bu üçlü Floransa’nın en önemli binalarından. Duomo, “Tanrının evi” demekmiş ve İtalya’daki her kentin en büyük katedraline verilen admış.

Katedralin bulunduğu meydan da katedralden dolayı Duomo adıyla anılıyor.

Floransa Katedrali (Duomo-Basilica di Santa Maria del Fiore)

Floransa Katedrali (Duomo-Basilica di Santa Maria del Fiore)

Duomo Meydanı turistlerin mutlaka uğradığı bir meydan, her zaman çok kalabalık, tam bir turizm merkezi, meydanın çevresinde birçok otel, restoran ve cafe var; eskiden meydan Floransa’nın dini merkezi konumundaymış. Zaman her şeyi nasıl değiştiriyor! Floransa’ya dünyanın dört bir yanından gelen turistlerle meydan doluyor, nasıl kalabalık nasıl? Bizler de o kalabalığa karıştık, My captured pictureDuomo’ya giriş ücretsizdi; ancak kalabalıktan dolayı sıra bekledik. Giysilerimiz uzun olduğu için girişte sorun yaşamadık.

My captured picture

Katedralin dışarıdan görünüşü çok etkileyiciydi, gotik tarzda yapılmış olan yapının dış cephesi bu tarza pek de uymayan beyaz, yeşil, pembe mermerle kaplanmıştı.  Michelangelo Meydanı’ndan kenti seyrederken ilk gözümüze çarpan Duomo olmuştu, renkli silüeti onu diğer yapıların önüne çıkarıyor, kente bambaşka bir hava veriyordu. Çok göz alıcıydı, kırmızı tuğladan yapılmış müthiş bir kubbesi vardı.

Floransa katedrali Duomo’nun inşaatına 1296 yılında -7.yüzyıldan kalan eski bir kilise Santa Resparata’nın yerinde- başlanmış, ilk mimarı Arnolfo di Cambio’ymuş. İnşaata 1296 yılında başlanmış da yapımı çok uzun sürmüş, taa 1436 yılına kadar. Duomo’nun yapımı neredeyse 150 yılı bulunca pek çok mimar Duomo’nun yapımına katkıda bulunmuş.

Katedrali, kare şeklinde, 85 metre yükseklikte, yedi çanı bulunan bir çan kulesi tamamlıyor; katedral gibi beyaz, yeşil, pembe mermerle kaplanmış, hem katedrale ait hem de katedralden bağımsız olan çan kulesi mimar Giotto tarafından tasarlanmış, adı da Giotto Çan Kulesi. Uzun süre Duomo’yu dışarıdan seyrettik, içeri girince biraz hayal kırıklığına uğradık, katedralin dışı ne kadar süslü ve gösterişliyse içi de o kadar sadeydi.

Katedralin içi

Katedralin içi

Floransa Katedralin Kubbesi

Floransa Katedrali’nin Kubbesi’nin freskleri

Floransa Katedrali’nin kubbesinin fresklerini ressam, mimar  Giorgio Vasari hazırlamış, Vasari’nin tasarladığı freskler öğrencisi Frederico Zuccari tarafından boyanmış.

Brunelleschi'nin KubbesiBRUNELLESCHI-NIN-KUBBESI-ROSS-KINGDuomo’nun kubbesi çok genişti, bu kubbe Rönesans kentlerindeki benzer kubbelerin ilk örneğiymiş, kubbenin uzun süre yapılamamış olması Floransa’nın ileri gelenlerinin başını çok ağrıtmış. Onlar Floransa’nın ekonomik ve kültürel yönden çok güçlü olduğunun kanıtı olarak kubbenin çok büyük ve görkemli olmasını istemişler, istemişler de doğrusu bunun nasıl olacağını bilen yokmuş.  Kubbenin yapılması için büyük bir ödül verilen bir yarışma düzenlenmiş. Yarışmayı Filippo Brunelleschi kazanmış, 1420- 1436 yılları arasında büyük çalışmalar yapmış, 1436 yılında   kubbeyi bitirmiş. Tam istendiği gibi çok görkemli bir kubbe olmuş, işin garibi kubbeyi tasarlayan ve hayata geçiren Brunellesch’inin aslında mimar değil kuyumcu olduğu; ama mimarlıkla ve işçilerin çalışma koşullarıyla ilgili pek çok yeniliğe de imza attığı bilinen bir gerçek. Bu kubbeyle ilgili Ross King’in yazdığı Brunelleschi’nin Kubbesi adlı bir kitap var.

Santa Maria del Fiore Katedrali ve 414 basamaklı Giotto Çan Kulesi

Santa Maria del Fiore Katedrali ve 414 basamaklı Giotto Çan Kulesi

Katedral ve Giotto Çan Kulesi Unesco tarafından 1982 yılında Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Katedrali dolaştıktan sonra dışarı çıktık, 414 basamaklı çan kulesine veya 464 basamaklı kubbeye çıkmak istiyorduk; ancak her ikisinin önünde de öyle uzun kuyruklar vardı ki saatlerce bekleyecek gücü bulamadık kendimizde ve Duomo’nun ön kapısının tam karşısında bulunan San Giovanni Vaftizhanesi’ne girmeye karar verdik.